Gelişmiş teknolojilerle donatılmış uzman kadromuz ve kişiye özel tedavi yöntemleriyle miyop, astigmat, hipermetrop gibi sorunlardan kurtulabilirsiniz.

SGK'LIYIM, HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamında (SSK/Bağkur/Emekli Sandığı) olanlar için;

Hastanemiz Kalite Standartları kapsamında randevu sistemi ile hizmet vermektedir.

Bu nedenle Telefon veya Online Randevu yoluyla ya da hastanemize gelerek randevu almanız gerekmektedir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

ÖZEL OLARAK HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Özel olarak muayene olmak isteyen hastalarımız (hiçbir sosyal güvencesi olmayan veya isteğe bağlı olarak) randevu alması gerekmemektedir. Hasta kayıt bölümüne özel muayene olmak istediklerini belirterek, giriş işlemlerini yaptırabilirler.

Muayene yoğunluğundan dolayı 08:00 ile 18:00 saatleri arası www.atamergozmerkezi.com.tr internet adresinden yada 444 6 469 telefondan da istenilen tarih ve saate randevu alıp hastanemize başvuru yapabilir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

HASTANENİZDEN EHLİYET RAPORU ALABİLİR MİYİM ?
Evet, Atamer Göz Merkezi ehliyet raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.
BANA UYGUN OLAN TEDAVİ YÖNTEMİ NASIL SEÇİLİYOR ?
Yapılan detaylı tetkik ve muayeneler sonucu, göz yapınıza ve rahatsızlığınıza en uygun tedavi yöntemi hekiminiz tarafından önerilip, sizinle birlikte seçiliyor.
LENS KULLANMANIN GÖZLÜK KULLANMAYA GÖRE ÜSTÜNLÜKLERİ VAR MI ?
  • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
  • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
  • Buğulanma yapmaz.
  • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
SGK'LIYIM, HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamında (SSK/Bağkur/Emekli Sandığı) olanlar için;

Hastanemiz Kalite Standartları kapsamında randevu sistemi ile hizmet vermektedir.

Bu nedenle Telefon veya Online Randevu yoluyla ya da hastanemize gelerek randevu almanız gerekmektedir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

ÖZEL OLARAK HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Özel olarak muayene olmak isteyen hastalarımız (hiçbir sosyal güvencesi olmayan veya isteğe bağlı olarak) randevu alması gerekmemektedir. Hasta kayıt bölümüne özel muayene olmak istediklerini belirterek, giriş işlemlerini yaptırabilirler.

Muayene yoğunluğundan dolayı 08:00 ile 18:00 saatleri arası www.atamergozmerkezi.com.tr internet adresinden yada 444 6 469 telefondan da istenilen tarih ve saate randevu alıp hastanemize başvuru yapabilir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

HASTANENİZDEN EHLİYET RAPORU ALABİLİR MİYİM ?
Evet, Atamer Göz Merkezi ehliyet raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.
BANA UYGUN OLAN TEDAVİ YÖNTEMİ NASIL SEÇİLİYOR ?
Yapılan detaylı tetkik ve muayeneler sonucu, göz yapınıza ve rahatsızlığınıza en uygun tedavi yöntemi hekiminiz tarafından önerilip, sizinle birlikte seçiliyor.
LENS KULLANMANIN GÖZLÜK KULLANMAYA GÖRE ÜSTÜNLÜKLERİ VAR MI ?
  • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
  • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
  • Buğulanma yapmaz.
  • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
SGK'LIYIM, HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamında (SSK/Bağkur/Emekli Sandığı) olanlar için;

Hastanemiz Kalite Standartları kapsamında randevu sistemi ile hizmet vermektedir.

Bu nedenle Telefon veya Online Randevu yoluyla ya da hastanemize gelerek randevu almanız gerekmektedir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

ÖZEL OLARAK HASTANENİZDE NASIL MUAYENE OLABİLİRİM ?

Özel olarak muayene olmak isteyen hastalarımız (hiçbir sosyal güvencesi olmayan veya isteğe bağlı olarak) randevu alması gerekmemektedir. Hasta kayıt bölümüne özel muayene olmak istediklerini belirterek, giriş işlemlerini yaptırabilirler.

Muayene yoğunluğundan dolayı 08:00 ile 18:00 saatleri arası www.atamergozmerkezi.com.tr internet adresinden yada 444 6 469 telefondan da istenilen tarih ve saate randevu alıp hastanemize başvuru yapabilir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

HASTANENİZDEN EHLİYET RAPORU ALABİLİR MİYİM ?
Evet, Atamer Göz Merkezi ehliyet raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.
BANA UYGUN OLAN TEDAVİ YÖNTEMİ NASIL SEÇİLİYOR ?
Yapılan detaylı tetkik ve muayeneler sonucu, göz yapınıza ve rahatsızlığınıza en uygun tedavi yöntemi hekiminiz tarafından önerilip, sizinle birlikte seçiliyor.
LENS KULLANMANIN GÖZLÜK KULLANMAYA GÖRE ÜSTÜNLÜKLERİ VAR MI ?
  • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
  • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
  • Buğulanma yapmaz.
  • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.

Memnuniyet Merkezi

İnsanı sağlığına kavuşturmak için çalışan Atamer Göz Merkezi olarak dinamik hastanecilik anlayışımızın temelini hasta odaklı çalışmalarımız oluşturur. Mutlak hasta memnuniyeti hedefiyle çalışır; attığımız her adımı hastalarımızın ihtiyaçlarına göre planlarız.

Bizim için memnuniyet, hastalarımızın randevu almak için bizlere ulaştığı Atamer Göz Merkezi Çağrı Merkezi’nden başlar; hastanelerimizdeki karşılanma, teşhis ve tedavi uygulamaları ile devam eder.

Görüşlerinizi Paylaşın

Görüşleriniz bizim için değerlidir. Atamer Göz Merkezi hastanelerimiz ile ilgili her türlü düşünce, öneri ve eleştirilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz

İnsan, sadece insan olmasından dolayı bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır.

  • Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.
  • Her türlü sağlık hizmetine ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumuyla ilgili her türlü bilgiyi sözlü ve ya yazılı isteme hakkı vardır.
  • Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.
  • Tedaviyi reddetmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.
  • Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güleryüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş sağlık hakkı almaya hakkı vardır.
  • Sağlık tesislerince belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye, mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır.
Hasta Hakları
  • Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda yeterince bilgilendirilecektir.
  • Hastanın modern teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisi konulacak, hasta isteğine bağlı olarak tedavisi ve bakımı eksiksiz yapılacaktır.
  • Personel, hastanın durumu ile ilgili gereken tıbbi özeni gösterecektir.
  • Hasta; sağlık durumu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, varsa alternatif tıbbi müdahale usulleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçları, hastalığın seyri ve neticeleri konusunda eksiksiz bilgilendirilecektir.
  • Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilecektir. Mahremiyete saygı gösterilmesi ile;
    a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmeler gizlilik içerisinde yürütülecektir.
    b) Muayene, teşhis, tedavi ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemler makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilecektir.
    c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilecektir.
    d) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmeyecektir.
  • Verilen sağlık hizmeti neticesinde edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanmayacaktır.
  • Hastalar, dosyasında bulunan kayıt ve bilgileri doğrudan veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilecek veya bir kopyasını alabilecektir. Kopya elektronik ortamda CD, DVD üzerinde kimlik ve doğruluk kontrolleri yapılarak bilgisayar ortamında okunaklı olacak şekilde verilecektir.
  • Hasta dosyasının kopyası elektronik ortamdan alınacak çıktılar ve kağıt dosyaların bir örneği alınarak ta verilebilecektir.
  • Hastaların talep ettikleri kayıtlarda herhangi bir kayıt eksikliği yada tanımlama hatası varsa veya hasta açıklama talep ederse hasta dosyası Başhekim tarafından incelenecek, hastaya gerekli açıklamada bulunulacaktır.
  • Hasta ile ilgili tüm tıbbi bilgiler hekim ve bakımı yapan hemşire tarafından hastaya veya yakınına anlatılarak durumu hakkında bilgi verilecektir.
  • Yasal konular dışında, hasta sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine, yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir. Hasta isteğine uygun davranılacaktır.
  • Hastaların sağlık durumu hakkında verilecek bilgilerin kendisini etkileyeceğini düşünüyor ise bu konuda kendisine ve ailesine bilgi verilmemesini isteme hakkına sahiptir. Bu durum hasta bilgilendirme formuna kaydedilecektir.
  • Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası alınacak, hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınacaktır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmayacaktır.
  • Hasta doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğunu almak kaydıyla; kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddedebilir veya durdurulmasını isteyebilir. Hastanın isteğine göre hareket edilecektir.
  • Hastaların, yakınlarının ve ziyaretçilerin güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri alınacaktır.
  • Hastanenin imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınmış, uygun mekan belirlenmiştir. Bu mekan dini vecibelerini yerine getirmek isteyen hastalara gösterilecektir.
  • Hastaya, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetleri verilecektir.
  • Görevli bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güler yüzlü, şefkatli ve nazik şekilde davranacaktır.
  • Hizmetin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri söz konusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgiler verilecektir.
  • İnsan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartlar sağlanacak, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin ber tarafı sürekli sağlanacaktır.

Hasta Rehberi > Hasta Hakları bölümüne git »
Hasta Hakları Yönetmeliği

HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler

Amaç

Madde 1- Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen “hasta hakları”nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin “hasta hakları”ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.

Kapsam

Madde 2- Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar.

Hukuki Dayanak

Madde 3- (Değişik:RG-8/5/2014-28993)

Bu Yönetmelik; 15/5/1987 tarihli ve 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa ve 11/10/2011 tarihli ve 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 nci ve 40 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4- Bu Yönetmelik’te geçen deyimlerden;

a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığı’nı,
b) Hasta: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimseyi,
c) Personel: Hizmetin, resmi veya özel sağlık kurumlarında ve kuruluşlarında veya serbest olarak sunulmasına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verilmesine iştirak eden bütün sağlık meslekleri mensuplarını ve sağlık meslekleri mensubu olmasa bile sağlık hizmetinin verilmesine sorumlu olarak iştirak eden kimseleri,
d)(Değişik:RG-8/5/2014-28994)Sağlık kurum ve kuruluşu: Sağlık hizmeti verilen kamu veya özel bütün kurum ve kuruluşları ile tababet icra edilen bütün yerleri,
e) Hasta hakları: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası andlaşmalar, kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını,
f)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Yeterlik: Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan onay verenin önerilen tıbbi müdahalede karşılaşabileceği ya da reddettiğinde doğabilecek sonuçları makul bir şekilde anlama ve değerlendirme yeteneğine sahip olma halini,
g)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Tıbbi müdahale: Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan, sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi için ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fizikî ve ruhî girişimi,
ğ) (Ek:RG-8/5/2014-28994) Bilgilendirme: Yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini,

h)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Rıza: Kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini,
ifade eder.

İlkeler

Madde 5- Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması şarttır:

a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.
b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.
c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.
d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.
e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.
f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

İKİNCİ BÖLÜM

Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma Hakkı

Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma

Madde 6- Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.

Bilgi İsteme

Madde 7- Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteyebilir. Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve imkanın neler olduğunu ve müracaat edilen kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma usulüne öğrenme haklarını da kapsar.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastayı birinci fıkra uyarınca bilgilendirmek için yeterli teknik donanımı haiz birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve ehliyete sahip personeli daimi olarak istihdam etmek ve hastanın ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmesini temin etmek üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme

Madde 8- Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.

Mevzuat ile belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartı ile hasta sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak, kuruluşu değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması ve hayati tehlike bakımından sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır.

Acil vak’alar dışında, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup da mevzuatın öngördüğü sevk zincirine uymayanlar aradaki ücret farkını kendileri karşılar.

Hastanın sağlık kuruluşunda kalmasında tıbben fayda bulunmayan veya bir başka sağlık kuruluşuna nakli gerekli olan hallerde, durum hastaya veya 15 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilere açıklanır. Nakilden önce, gereken bilgiler nakil talebinde bulunulan veya tıbben uygun görülen sağlık kuruluşuna, sevkeden kuruluş veya mevzuatla belirlenen yetkililerce verilir. Her iki durumda da hizmetin aksamadan ve kesintisiz olarak verilmesi esastır.

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme

Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir.

Mevzuat ile belirlenmiş usüllere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır.

Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır.

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme

Madde 10- Sağlık kuruluşunun hizmet verme imkanlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.

Acil ve adli vak’alar ile yaşlılar ve özürlüler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım

Madde 11- Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.

Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı

Madde 12- Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.

Ötenazi Yasağı

Madde 13- Ötenazi yasaktır.

Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin hayatına son verilemez.

Tıbbi Özen Gösterilmesi

Madde 14- Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sağlık Durumu İle İlgili Bilgi Alma Hakkı

Bilgilendirmenin Kapsamı

Madde 15- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

Hastaya;

a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,

d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği,
hususlarında bilgi verilir.

Kayıtları İnceleme

Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Kayıtların Düzeltilmesini İsteme

Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir.

Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.

Bilgi Vermenin Usulü

Madde 18- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir.

Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir.

Hastanın kendisinin bilgilendirilmesi esastır. Hastanın kendisi yerine bir başkasının bilgilendirilmesini talep etmesi halinde, bu talep kişinin imzası ile yazılı olarak kayıt altına alınmak kaydıyla sadece bilgilendirilmesi istenilen kişilere bilgi verilir.

Hasta, aynı şikayeti ile ilgili olarak bir başka hekimden de sağlık durumu hakkında ikinci bir görüş almayı talep edebilir.

Acil durumlar dışında, bilgilendirme hastaya makul süre tanınarak yapılır.

Bilgilendirme uygun ortamda ve hastanın mahremiyeti korunarak yapılır.

Hastanın talebi halinde yapılacak işlemin bedeline ilişkin bilgiler sağlık hizmet sunucusunun ilgili birimleri tarafından verilir.

Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller

Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.

Bilgi Verilmesini Yasaklama

Madde 20- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

İlgili mevzuat hükümleri ve/veya yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır. Hasta, bilgi verilmemesi talebini istediği zaman değiştirebilir ve bilgi verilmesini talep edebilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Hasta Haklarının Korunması

Mahremiyete Saygı Gösterilmesi

Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;

a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.
Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.

Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama

Madde 22- Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.

Bir suç işlediği veya buna iştirak ettiği şüphesi altında bulunan kişinin işlediği suçun muhtemel delillerinin, kendisinin veya mağdurun vücudunda olduğu düşünülen hallerde; bu delillerin ortaya çıkarılması için sanığın veya mağdurun tıbbi ameliyeye tabi tutulması, hakimin kararına bağlıdır.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu ameliye, cumhuriyet savcısının talebi üzerine yapılabilir.

Bilgilerin Gizli Tutulması

Madde 23- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası

Hastanın Rızası ve İzin

Madde 24- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.

Kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hallerde dahi, anlatılanları anlayabilecekleri ölçüde, küçük veya kısıtlı olan hastanın dinlenmesi suretiyle mümkün olduğu kadar bilgilendirme sürecine ve tedavisi ile ilgili alınacak kararlara katılımı sağlanır.

Sağlık kurum ve kuruluşları tarafından engellilerin durumuna uygun bilgilendirme yapılmasına ve rıza alınmasına yönelik gerekli tedbirler alınır.

Kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hallerde, müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, velayet ve vesayet altındaki hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilmesi; Türk Medeni Kanununun 346 ncı ve 487 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.

Tıbbi müdahale sırasında isteğini açıklayabilecek durumda bulunmayan bir hastanın, tıbbî müdahale ile ilgili olarak önceden açıklamış olduğu istekleri göz önüne alınır.

Yeterliğin zaman zaman kaybedildiği tekrarlayıcı hastalıklarda, hastadan yeterliği olduğu dönemde onu kaybettiği dönemlere ilişkin yapılacak tıbbi müdahale için rıza vermesi istenebilir.

Hastanın rızasının alınamadığı hayati tehlikesinin bulunduğu ve bilincinin kapalı olduğu acil durumlar ile hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açacak durumun varlığı halinde, hastaya tıbbi müdahalede bulunmak rızaya bağlı değildir. Bu durumda hastaya gerekli tıbbi müdahale yapılarak durum kayıt altına alınır. Ancak bu durumda, mümkünse hastanın orada bulunan yakını veya kanuni temsilcisi; mümkün olmadığı takdirde de tıbbi müdahale sonrasında hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilir. Ancak hastanın bilinci açıldıktan sonraki tıbbi müdahaleler için hastanın yeterliği ve ifade edebilme gücüne bağlı olarak rıza işlemlerine başvurulur.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında yatarak tedavisi tamamlanan hastaya, genel sağlık durumu, ilaçları, kontrol tarihleri diyet ve sonrasında neler yapması gerektiği gibi bilgileri içeren taburcu sonrası tedavi planı sağlık meslek mensubu tarafından sözel olarak anlatılır. Daha sonra bu tedavi planının yer aldığı epikrizin bir nüshası hastaya verilir.

Tedaviyi Reddetme ve Durdurma

Madde 25- Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. Bu halde, tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçların hastaya veya kanuni temsilcilerine veyahut yakınlarına anlatılması ve bunu gösteren yazılı belge alınması gerekir.

Bu hakkın kullanılması, hastanın sağlık kuruluşuna tekrar müracaatında hasta aleyhine kullanılamaz.

Rıza Formu

Madde 26- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşunca 15 inci maddedeki bilgileri içeren rıza formu hazırlanır. Rıza formunda yer alan bilgiler; sözlü olarak hastaya aktarılarak rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır. Rıza formu iki nüsha olarak imza altına alınır ve bir nüshası hastanın dosyasına konulur, diğeri ise hastaya veya kanuni temsilcisine verilir. Acil durumlarda tıbbi müdahalenin hasta tarafından kabul edilmemesi durumunda, bu beyan imzalı olarak alınır, imzadan imtina etmesi halinde durum tutanak altına alınır. Rıza formu bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır. Verilen bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur. Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir.

Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması

Madde 27- Klinik veya laboratuar muayeneleri sonucunda bilinen klasik tedavi metodlarının hastaya fayda vermeyeceğinin sabit olması ve daha evvel deney hayvanları üzerinde kafi derecede tecrübe edilmek suretiyle faydalı tesirlerinin anlaşılması ve hastanın rızasının bulunması şartları birlikte mevcut olduğunda, bilinen klasik tedavi metodları yerine başka bir tedavi usulü uygulanabilir. Ayrıca, bilinen klasik tedavi metodu dışındaki bir metodun uygulanabilmesi için, hastaya faydalı olacağının ve bu tedavinin bilinen klasik tedavi usullerinden daha elverişsiz sonuç vermeyeceğinin muhtemel olması da şarttır.

Evvelce tecrübe edilmemiş bir tıbbi tedavi ve müdahale usulü, ancak zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi halinde yapılabilir.

Altıncı Bölüm’de yer alan hükümler saklıdır.

Rızanın Şekli ve Geçerliliği

Madde 28- Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında, rıza herhangi bir şekle bağlı değildir.

Hukuka ve ahlaka aykırı olarak alınan rıza hükümsüzdür ve bu şekilde alınan rızaya dayanılarak müdahalede bulunulamaz.

Organ ve Doku Alınmasında Rıza

Madde 29- 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlardan organ ve doku alınamaz. Bu şartları tamam olanlardan teşhis, tedavi ve bilimsel amaçlar ile organ veya doku alınması, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına tabidir. Ölüden organ ve doku alınma şartı ve cesetlerin bilimsel araştırma için muhafazası hususunda 2238 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi hükümleri saklıdır.

Aile Planlanması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi

Madde 30- İlgilinin rızası mevcut olsun veya olmasın, Bakanlık tarafından tespit edilmiş olanlar dışındaki ilaç ve araçlar aile planlaması hizmetlerinde kullanılamaz.

Gebeliğin sona erdirilmesi, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile öngörülen şartlara tabidir.

Sterilizasyon ve gebeliğin sona erdirilmesi hallerinde, hastanın rızası ile evli ise eşinin de rızası gereklidir.

Rızanın Kapsamı ve Aranmayacağı Haller

Madde 31- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.

Hastanın verdiği rıza, tıbbi müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı olan ve zorunlu sayılabilecek rutin işlemleri de kapsar.

Tıbbi müdahale, hasta tarafından verilen rızanın sınırları içerisinde olması gerekir.

Hastaya tıbbi müdahalede bulunulurken yapılan işlemin genişletilmesi gereği doğduğunda müdahale genişletilmediği takdirde hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açabilecek tıbbi zaruret hâlinde rıza aranmaksızın tıbbi müdahale genişletilebilir.

ALTINCI BÖLÜM

Tıbbi Araştırmalar

Tıbbi Araştırmalarda Rıza

Madde 32- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz.

Tıbbi araştırmalardan beklenen tıbbi fayda ve toplum menfaati, üzerinde araştırma yapılmasına rıza gösteren gönüllünün hayatından ve vücut bütünlüğünün korunmasından üstün tutulamaz.

Tıbbi araştırmalar, sadece, mevzuata göre araştırmada bulunmayan yetkili ve yeterli tıbbi bilgi ve tecrübeyi haiz olan personel tarafından, mevzuat ile belirlenmiş bulunan yerlerde yürütülür.

Gönüllünün tıbbi araştırmaya rıza göstermiş olması, bu araştırmada görev alan personelin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Gönüllünün Korunması ve Bilgilendirilmesi

Madde 33- Araştırmalarda, gönüllünün sağlığına ve diğer kişilik haklarına zarar verilmemesi için gereken bütün tedbirler alınır. Araştırmanın gönüllüye vereceği muhtemel zararlar önceden tespit edilemediği takdirde; gönüllü, rızası bulunsa dahi, araştırma konusu yapılamaz.

Gönüllü; araştırmanın maksadı, usulü, muhtemel faydaları ve zararları ve araştırmaya iştirak etmekten vazgeçebileceği ve araştırmanın her safhasında başlangıçta verdiği rızayı geri alabileceği hususlarında, önceden yeterince bilgilendirilir.

Rıza Alınmasının Usülü ve Şekli

Madde 34- Tıbbi araştırma hakkında yeterince bilgilendirilmiş olan gönüllünün rızasının maddi veya manevi hiçbir baskı altında olmaksızın, tamamen serbest iradesine dayanılarak alınmasına azami ihtimam gösterilir.

Tıbbi araştırmalarda rıza yazılı şekil şartına tabidir.

Küçüklerin ve Mümeyyiz Olmayanların Durumu

Madde 35- Reşit ve mümeyyiz olmayanlara, kendilerine faydası olmadan, sırf tıbbi araştırma amacı güden tıbbi müdahaleler hiçbir surette tatbik edilemez. Faydaları bulunması şartı ile reşit ve mümeyyiz olmayanlar üzerinde tıbbi araştırma yapılması, velilerinin veya vasilerinin rızasına bağlıdır.

Kanuni temsilci tarafından muvafakat verilmeyen hallerde, 24 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

İlaç ve Terkiplerin Araştırma Amacıyla Kullanımı

Madde 36- Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alınmış olsa dahi, sırf tıbbi araştırma amacı ile hasta üzerinde kendi rızası ve Bakanlığın izni bulunmaksızın hiçbir ilaç ve terkip kullanılamaz.

İlaç ve terkiplerin tıbbi araştırmada kullanımı, 29/11/1993 tarihli ve 21480 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabidir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Diğer Haklar

Güvenliğin Sağlanması

Madde 37- Herkesin, sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu istemek hakları vardır.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastaların ve ziyaretçi ve refakatçi gibi yakınlarının can ve mal güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Tutuklu ve hükümlerin sağlık kurum ve kuruluşlarında muhafazaları ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklıdır.

Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma

Madde 38- Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır.

Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiç bir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir.

İfadeye muktedir olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır.

Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kuruluşunun çalışma usul ve esaslarını gösteren mevzuatta ayrıca düzenlenir.

İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret

Madde 39- Hasta, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir.

Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güleryüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır.

Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri sözkonusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında, insan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartların sağlanması, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin bertaraf edilmesi esastır. Gerektiğinde, bu hususlar hasta tarafından talep konusu yapılabilir.

Hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükunlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır.

Refakatçi Bulundurma

Madde 40- Muayene ve tedavi sırasında hastaya yardımcı olmak üzere; mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu olan tabibin uygun görmesine bağlı olarak, refakatçi bulundurulması istenebilir.

Bu hakkın nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kurum ve kuruluşunun çalışma usül ve esaslarını gösteren mevzuata ayrıca düzenlenir.

Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi

Madde 41- Hastalar, aşağıdaki hallerde sağlık hizmetlerinden bulundukları yerlerde de faydalanabilirler:

a) Koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesinde,
b) Tıbbi sebeplerden dolayı sağlık kuruluşuna bizzat gidilemeyen veya götürülemeyen hallerde,
c) Tabii afetler gibi olağanüstü hallerde.
Hizmetin sağlık kuruluşu dışında verilmesi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Sorumluluk ve Hukuki Korunma Yolları

Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı

Madde 42- Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.

Hastanın Uyması Gereken Kurallar

Madde 42/A – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

Hasta sağlık hizmeti alırken aşağıdaki kurallara uyar:

a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.
b) Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verir.
c) Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeli ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunur.
ç) Randevu tarih ve saatine uyar ve değişiklikleri ilgili yere bildirir.

d) İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir.
e) Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz.
f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında(Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927) hasta hakları biriminebaşvurur.


Hasta Hakları Birimleri (2) Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim

Madde 42/B – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde (Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927) hasta hakları birimleri oluşturulur.

İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, askeri hastaneler ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.

Kurul, başkan dahil aşağıdaki üyelerden oluşur. İl sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi Kurulun başkanıdır.

Diğer üyeler şunlardır: şikayet edilen personelin varsa bir işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi (üniversite rektörlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği), özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş.(1)

Birden fazla hasta hakları derneğinin veya tüketici derneğinin başvurması durumunda, dernek temsilcisi il sağlık müdürlüğünce kura yoluyla belirlenir.

İl sağlık müdürlüğü ihtiyaç halinde birden fazla kurul oluşturabilir.

Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak sertifikalı eğitimler 4/2/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine tabidir.

Kurulun Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları

Madde 42/C – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

Kurulun görevleri ile çalışma usul ve esasları şunlardır;

a) Kurul, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları değerlendirir.
b) Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranış sebebiyle kurul tarafından verilen ihlal kararları, ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir. Son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.
c) Kurul, gerek görürse hasta hakları ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceler ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verir. Sağlık kurum ve kuruluşu belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alır, girişimlerde bulunur ve yapılan işlem hakkında kurulu bilgilendirir.
ç) (Mülga Cümle:RG-23/12/2016-29927) (…) Sekretarya hizmetleri il sağlık müdürlüğü hasta hakları koordinatörlüğünce yürütülür.

d) Kurul, başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde başvuru hakkında karar verir.
e) Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar alır. Karara itirazı olan üyelerin karşı oy gerekçeleri, kararın altına özet olarak yazılır.
f) Kararlar, üyeler tarafından imzalanarak dosyalanır. Kararlar ilgili sağlık kurum ve kuruluşu ile başvurana bildirilir.
g)(Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927)Hasta hakları birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemez. Bilgi ve dosyalar resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verilir. Kurul üyeleri gizliliğe riayet etmekle yükümlüdür.
ğ) Kurul gerek gördüğünde ilgilileri kurula davet edebilir.

h) Sivil toplum temsilcisi ve sendika temsilcisi olan üyelerin görev süresi takvim yılıdır. Komisyon üyelerinin görev süresi iki yıldır. Süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir. Kurul toplantılarına mazeretsiz olarak üst üste üç defa katılmayan üyenin üyeliği sona erer ve bu kişiler üç yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez. Herhangi bir sebeple boşalan üyelik için kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir.
ı) Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez.

İl sağlık müdürlüğünce bu Yönetmelik uygulamalarına aykırı davranışı tespit edilen kurul üyelerinin üyeliğine son verilir ve bunlar beş yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez.

Hasta hakları kurulu kararlarının özeti, şikayet edilen kişi isimlerine yer verilmeksizin il sağlık müdürlüğünün internet sayfasında duyurulur.

Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Sorumluluğu

Madde 43- Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir.

Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde;

a) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12 nci maddesine göre; hakkın bir idari işlem dolayısı ile ihlal edilmesi halinde ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilirler.
b) Aynı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat olarak istenilen tazminat miktarı ayrı ayrı gösterilerek idareye müracaat edilmesi ve talebin açıkça veya zımnen reddi halinde kanuni süresi içinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekir.

Devlet Memuru veya Diğer Kamu Görevlisi Personelin Sorumluluğu

Madde 44- Bu Yönetmelik’te gösterilmiş olan hasta haklarının fiilen kullanılmasına mani olan veya bu hakları başka şekilde ihlal eden personelin, cezai, mali ve inzibati sorumluluklarının tamamı veya bunlardan bir kısmı doğabilir.

Birinci fıkrada belirtilen sorumluluklar haricinde, ihlalin durumuna göre, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş tarafından personel hakkında uygulanacak idari tedbir ve müeyyideler saklıdır.

Kamu Personelinin Sorumluluğunu Tespit Usulü

Madde 45- Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve halleri, şikayet halinde veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirilir.

Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler

Madde 46- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edilir.
b) Hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosya cumhuriyet başsavcılığı’na gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanır.
c) Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13 üncü maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğu doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemez. Dava, 43 üncü maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu personelin hukuki sorumluluğunun doğması, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlıdır.
Kamu görevlisi personelin verdiği zarar, mahkeme kararı üzerine idare tarafından tazmin edildikten sonra, müsebbibi olan sorumlu personele rücu edilir.

d) Kamu görevlisi personelin mesleklerini resmi görevleri dışında serbest olarak icra etmekte iken işledikleri fiillerden dolayı haklarında 47 nci maddeye göre işlem yapılır.

Kamu Görevlisi Olmayan Personelin Sorumluluğu

Madde 47- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi olmayan personel tarafından herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olmayan personel; hakları ihlal edilen hastanın doğrudan vaki olacak şikayeti üzerine veya bu fiillerin başka şekilde tespiti halinde Bakanlık veya başka kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bildirim üzerine, bunların özel kanunlara göre kurulmuş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanlarınca disiplin cezaları ile cezalandırılabilir.
b) Kamu görevlisi olmayan personelin hasta haklarını ihlallerinden doğan hukuki sorumlulukları, genel hükümlere göre doğrudan doğruya kendilerine veya bunları çalıştıran kurum ve kuruluşlara karşı veya hem kendilerine ve hem de çalıştıranlara karşı birlikte dava açılarak ileri sürülebilir.
c) Kamu görevlisi olmayan personel hakkında, ceza hukukuna göre suç teşkil eden fiilleri sebebiyle cezai müeyyideler tatbik edilmesi, genel hükümlere göre doğrudan doğruya cumhuriyet savcılıklarına yapılacak ihbar veya şikayet yoluyla gerçekleştirilebilir.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Son Hükümler

Kurum ve Kuruluş Yetkililerinin Görevi

Madde 48- Sağlık kurum ve kuruluşlarının yetkilileri; bu Yönetmelik’te ve diğer mevzuatta belirtilen hasta haklarının lafzına ve ruhuna uygun olarak kullanılabilmesine yardımcı olmak amacı ile bu Yönetmelik’te gösterilen “hasta hakları”nı bir liste, tabela veya broşür haline getirerek, bunları sağlık kurum ve kuruluşunun, hastalar, personel ve ziyaretçiler tarafından kolayca ulaşılıp okunabilecek uygun yerlerinde bulundurmak da dahil olmak üzere, gereken bütün tedbirleri almakla mükellef ve yetkilidir.

Saklı Olan Hükümler

Madde 49- Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması maksatları ve kanun hükümleri ile getirilen özel düzenlemeler ve sınırlamalar saklıdır.

Geçiş Hükmü

GEÇİÇİ MADDE 1 – (Ek:RG-8/5/2014-28994) (Değişik:RG-23/12/2016-29927)

Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde bulunan hasta iletişim birimleri, en geç bir ay içerisinde hasta hakları birimine dönüştürülür.

Yürürlük

Madde 50- Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 51- Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

______________________

(1) Danıştay Onbeşinci Dairesi’nin Esas No: 2014/5345 , Karar No:2016/2958 sayılı kararı ile Hasta Hakları Yönetmeliği’ne 08/05/2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile eklenen 42/B maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verilmiştir.

(2) 23/12/2016 tarihli ve 29927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile Yönetmeliğin 42/B maddesinin başlığında yer alan “hasta iletişim birimleri” ibaresi “hasta hakları birimleri” olarak değiştirilmiştir.


Hasta Rehberi > Hasta Hakları Yönetmeliği bölümüne git »
Hasta Sorumluluğu

Son dönemde hasta haklarının yanında bir de “Hasta Sorumluluğu” kavramı ortaya çıkmıştır. Henüz bu kavramın, içeriği ve kapsamı ortaya konmamıştır. Ancak genel olarak, hastanın bir sağlık kuruluşuna başvurmadan ve başvurduktan sonraki süreçte yerine getirmesi gereken ödev ve yükümlülüklerdir diye tarif edilebilir. Hastanın sorumluluklarını boyutlandırmamız mümkündür. Kısaca maddeler halinde sıralayabiliriz:

Genel Sorumluluklar
  • Kişiler kendi sağlığına dikkat etmek için elinden geleni yapmalı ve sağlıklı bir yaşam için verilen tavsiyelere uymalıdır.
  • Kişi uygunsa kan verebilir ya da organ bağışında bulunabilir.
  • Basit durumlarda kişiler kendi bakımlarını yapmalıdır.
Sosyal Güvenlik Durumu
  • Hasta; sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.
  • Hasta; sağlık karnesinin (Bağ-Kur, Yeşil Kart gibi) vizesini zamanında yaptırmak zorundadır.
Sağlık Çalışanlarını Bilgilendirme
  • Hasta; yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, yatarak herhangi bir tedavi görüp görmediğini, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve tüm sağlığıyla ilgili bilgileri tam, eksiksiz vermelidir.
Hastane Kurallarına Uyma
  • Hasta; başvurduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.
  • Hasta sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen sevk zincirine uymalıdır .
  • Hastanın; tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenir.
  • Hasta; randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.
  • Hasta; hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.
  • Hasta; hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.
Tedavisi İle İlgili Önerilere Uyma
  • Hasta; tedavisi ve ilaçlarla ilgili tavsiyeleri dikkatle dinlemeli ve anlayamadığı yerleri sormalıdır.
  • Hastanın; tedavisiyle ilgili önerilere uyum sağlayamama durumu söz konusu ise bunu sağlık çalışanına bildirmesi gerekir.
  • Hasta sağlık bakım ve taburculuk sonrası bakım planını beklendiği gibi doğru anlayıp anlamadığını belirtmesi gerekir.
  • Hasta; uygulanacak tedaviyi reddetmesi veya önerilere uymamasından dolayı doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.

Hasta Rehberi > Hasta Sorumluluğu bölümüne git »
Refakatçi Rehberi
Refakatçilerin Uyması Gereken Kurallar :
  • Hastaya refakatçi gerekip gerekmediği doktoru tarafından belirlenir.
  • Refakatçi sayısı bir kişi sınırlıdır.
  • Hastane sağlık personelinin bilgisi dahilinde olmadan hastaya hiç bir şekilde müdahale edilemez.
  • Hastanın tedavisi ve kontrolü esnasında sağlık personeline müdahale bulunmayınız. İstenen ölçüde yardımcı olunuz.
  • Dışarıdan yiyecek – içecek getirmemeye özen gösteriniz.
  • Bulaşıcı ve salgın rahatsızlığınız varsa refakatçi olarak kalmayınız.
  • Hasta ile ilgili izolasyon önlemleri alındı ise sağlık personelinin aktardığı gerekli bütün kurallara uyunuz.
  • Hasta yatağına kesinlikle oturmayınız.

Hasta Rehberi > Refakatçi Rehberi bölümüne git »
Ziyaretçi Rehberi
  • Hasta ziyaret saatleri 09:00 – 20:00 saatleri arasındadır.
  • Ziyaretleri kısa süreli olması özen gösteriniz.
  • Ziyaretlerde 7 yaşından küçük çocukların getirilmemesine özen gösteriniz.
  • Hastamızın sağlık durumunu göz önünde bulundurarak aynı anda 2 kişiden fazla ziyaretçi kabul edilmemektedir.
  • Hastanın tedavisi ve kontrolü esnasında odadan çıkınız, uyarıları dikkate alınız, müdahale etmeyiniz.
  • Bulaşıcı ve salgın hastalığı bulunan kişilerin ziyaretine izin verilmeyecektir.
  • Hastane sınırları içerisinde sigara içilmesi kesinlikle yasaktır.
  • Hasta ziyareti esnasında hasta yatağına kesinlikle oturmayınız.
  • Dışarıdan yiyecek – içecek getirmemeye özen gösteriniz.
  • Canlı çiçekler hasta sağlığı açısından risk içerdiğinden danışma tarafından teslim alınacak, hasta / hasta yakınına bilgi verilecektir. Taburculuk esnasında çiçekler hasta / hasta yakınına teslim edilecektir.

Hasta Rehberi > Ziyaretçi Rehberi bölümüne git »
Güvenlik Bilgisi ve Politikası

Hastanelerimizde güvenli ortam sağlamak amacıyla güvenlik personeli görev yapmaktadır. İlgili personelimiz sizlerin güvenliği için hastane içerisinde gerektiği zamanlarda bagaj araması ve araç kontrolü yapma yetkisine sahiptir. Ayrıca güvenlik nedeniyle hastanelerimizdeki ortak alanlar 24 saat kapalı devre video sistemi ile izlenmekte ve görüntüler kayıt edilmektedir.

Güvenliğiniz için şu noktalara dikkat etmenizi rica ederiz:

  • Hastaneye gelirken lütfen gereğinden fazla eşya getirmeyiniz. Yanınızda değerli eşyanız var ise odadan ayrılma durumunda odalarda bulunan kasalara koyabilir veya refakatçinize teslim edebilirsiniz. Eğer yalnızsanız, güvenlik personeline teslim için hemşirenizden yardım isteyebilirsiniz.
  • Herhangi bir eşyanızın kaybolması durumunda güvenlik görevlilerinin müdahale edebilmesi için hemen hemşirenize haber veriniz.
  • Hastane personeli dışında farklı kişilerin sizi yönlendirmesine izin vermeyiniz, onlardan yardım istemeyiniz, herhangi bir durumda hemşireniz ve ilgili hastane personeli ile irtibata geçiniz.
  • Şüpheli bir şahıs ya da olay gördüğünüzde lütfen bulunduğunuz bölümdeki hastane personeline bilgi veriniz.

Hasta Rehberi > Güvenlik Bilgisi ve Politikası bölümüne git »
Retina Hastalıkları
Retina Nedir?

Retina, göz küresinin arka duvarını bir duvar kağıdı gibi kaplayan ve görme hücrelerinden oluşan ağ tabakasıdır. Retinada oluşan hastalıklar doğrudan görme duyumuzu tehdit eder.

Retina Hastalıkları Nelerdir?
  • Şeker ve hipertansiyon hastalığına bağlı kanamalar
  • Retina damar tıkanmaları
  • Retina dekolmanları / yırtıkları
  • Sarı nokta hastalığı
  • Doğumsal retina hastalıkları
  • Retina altında sıvı birikmesi, retina ödemi
  • Göz içine giren yabancı cisimler
  • Makula delikleri
  • Vitreoretinal yüzey bozuklukları
  • Retina tümörleri
Retina Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
  • Ani veya yavaş görme kaybı
  • Kırık-eğri görme
  • Işık çakmaları
  • Göz önünde uçuşan koyu cisimler (uçuşan sinekler)
  • Görüşün perdelenmesi
  • Gelip geçici ve kısa süreli görme kaybı
  • Görüş alanında karanlık bölgeler oluşması
Şeker ve Hipertansiyonun Retinaya Olumsuz Etkileri Nedir?

Şeker ve hipertansiyon hastalıkları vücudun tüm sistemlerini olumsuz etkiler ve ilk olarak en büyük olumsuz etkiyi gözde meydana getirir. Bu hastalıklar sonucu retinada damar genişlemeleri ve geçirgenlik bozuklukları ortaya çıkar.

Neden Retina Hastalıklarının Tedavisi için Atamer Göz Merkezi’ni tercih etmelisiniz?

Atamer Göz Merkezi’nde, uzmanlık alanı RETİNA HASTALIKLARI olan ve binlerce sayıda tıbbi ve cerrahi retina tedavisi deneyimi olan en iyi hekimler görev yapmaktadır.

Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA HASTALIKLARI tedavisinde, dünyanın en son teknolojik alt yapısına sahip tetkik cihazları ve son jenerasyon vitrektomi (retina cerrahisi) cihazları kulanılmaktadır.

Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA ameliyatlarınız, RETİNA CERRAHİSİ (VİTREKTOMİ)’ne özel hazırlanmış ameliyat setleriyle, göze özel ameliyathanelerde gerçekleştirilmektedir. Göze özel ameliyathanelerimizde, dünyada ameliyathane hijyeninin ulaştığı son nokta olan hepafiltre sistemi kullanılmaktadır.

Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA ameliyatlarınızda kullanılan tıbbi malzemeler; ameliyat önlüklerinden, enjektörlere ve ameliyatınız sırasında kullanılan özel ilaçlara kadar tüm tıbbi malzemeler sadece size özel ve tek seferliktir. Hiçbir koşulda bir daha kullanılmamaktadır. Bu ulaşılabilecek en üstün hijyen şartlarını sağlamaktadır.

 


 

Diabetik Retinopati (Şeker hastalığına bağlı Göz hastalığı)
Şeker Hastalığı Nasıl Gözü Etkiler?

Şeker hastalığı, retinanın ince damarlarını etkiler. Damarlarda hasarın meydana gelmesi sonucunda sıvı sızıntısı meydana gelir. Damar dışına sızan bu sıvı görme merkezinde ödeme neden olur. Göz içine kanama meydana gelmesi sonucunda görme kaybı meydana gelebilir.

Retinada bantlar meydana gelir, bu da retinayı çekerek dekolmana, yırtıklara neden olabilir. Görme merkezinde beslenme bozukluğuna bağlı olarak görme kaybı gelişebilir.

Belirtiler
  • Hiçbir yakınma olmadan diabetik retinopati ilerleyebilir.
  • Görme azalması ışıktan rahatsız olma ile kendini belli edebilir.
Tedavi
  • Göz içi iğne tedavisi
  • Argon lazer tedavisi
  • Vitrektomi ameliyatı

 


 

Retina Dekolmanı (Retina Yırtılması – Göz Arkası Yırtığı)

Retina dokusu, gözün ışığa duyarlı, ışık dalgalarını beyne ileten ince ve hassas göz arkası tabakasıdır. Bu dokudaki ince hasarlar bile önemli görme kaybı nedeni olmaktadır.

Retina dekolmanı retina dokusunun yırtılması ve yerinden defter yaprağı gibi kalkması durumudur. Retina dokusunun yapısından kaynaklanabildiği gibi gözün sarbe alması, iltihabi göz hastalıkları, diabetic retina hastalıkları dekolman ilşe sonuçlanabilir. Ailesel özellik gösterir.

Belirtiler

Işik çakmaları, siyah noktalar, göze gri perde inmesi ve görme kaybıdır.

Tedavi

Retinada küçük yırtık veya incelme varsa lazer fotokoagülasyon, İleri vakalarda retina dekolmanı cerrahisi ve vitrektomi ameliyatı uygulanır.

 


 

Retinitis Pigmentoza (tavuk karası)

Tavuk karası – Retinitis pigmentoza görmenin özellikle karanlık ortamlarda azaldığı bir grup hastalığı ifade eder. Çoğunlukla kalıtımsaldır.

Belirtiler

Gece körlüğü ve özellikle çevresel görmenin daha fazla bozulmasıdır.

Tedavi

Retinitis pigmentozayı iyileştiren ya da durduran etkin bir tedavisi yoktur. Güneş gözlüğü kullanımı ve bazı antioksidanlar C, E vitaminleri, lutein, beta karoten kullanımı tedavide yer almaktadır.

 


 

Yakın Görememe (Presbiopia)

Presbiyopi kelime anlamı ile yaşlı göz demektir. Yaşa bağlı yakını görememe, ilerleyen yaşlarda özellikle 40 yaş sonrası gözün akomodasyon denilen net görebilmek için yaptığı değişimleri yapma yeteneğini zaman içinde kaybetmesi sonucu meydana gelen bir hastalıktır.

Günlük hayatta çok sık rastlanılan bir problem olan yaşa bağlı yakını görmeme sorunu, özellikle kitabı, gazeteyi net bir şekilde okuyamama, eldeki resim veya nesneyi tam görememe ve bunun sonucunda gözden bu nesneyi uzaklaştırma tepkisi en net belirtisidir. Genel kural olarak göze 50 cm’den daha yakındaki eşyaları net görememek şeklinde tanımlanır. Uzun süre net görememekten kaynaklı kişilerde baş ağrısı oluşabilmektedir. Yine uzun vadede kişi kendini, yakını net görmek için odaklanmaya zorladığında daha sonra uzaktaki nesnelere bakarken de odaklama ve netleme sorunu yaşayabilir.

Kırk yaştan sonra herhangi bir göz bozukluğu olmayanlarda dahi yakın görüş bozulur. Yaşlanmanın doğal sonucudur. Yaşla beraber göz merceğinin esnekliğini yitirmesinden kaynaklanır.

Tedavi

Gözlük ve lens tedavileri. Bazı hastalar Lazer tedavisinden de faydalanabilir.

 


 

Hipermetrop (Yakını net görememe)

Hipermetropi çoğunlukla yakını görememe olarak bilinse de özellikle orta yaşlardan (40) sonra orta-uzak (3-5 m) mesafe görüşü de sıklıkla bozabilen bir göz rahatsızlığıdır. Çoğunlukla göz küresinin küçük olması nedeniyle ortaya çıkar.

Belirtiler
  • Yakın ve orta uzak mesafede görme bozukluğu,
  • Baş ağrısı,
  • Okuma ve bilgisayarda çabuk yorulma,
  • Göz ağrısı
Tedavi

Gözlük, lens ve Lazer ile yapılabilir.

 


Astigmat (Bulanık görme)

Astigmatizma, nesnelerin hem yakın hem de uzak mesafede bulanık görülmeleridir. Doğal olarak küresel yapıda olması gereken göz saydam tabakası (kornea) ve göz merceğinin, belli düzleminde daha dik olmasından kaynaklanır. Astigmatizma miyopi, hipermetropi ve keratokonus hastalığı ile birlikte olabilir.

Neden olabileceği yakınmalar:
  1. Bulanık görme,
  2. Göz ağrısı
  3. Göz yorgunluğu
  4. Baş ve boyun ağrısı
Tedavi

Gözlük, lens veya Lazer tedavisi ile tedavi edilir.

 


 

Miyopi (Uzağı net görememe)

Miyop hastalar çoğunlukla uzağı görememekten yakınırlar. Genelde gözün büyük olmasından kaynaklanır. Miyopideki görüş bozukluğu cisimden çıkan ışığın retinanın önüne düşmesi tam üzerine düşmemesinden kaynaklanır. Genellikle kalıtımsaldır fakat yakından yoğun çalışma ilerlemeye yardımcı olur.

Belirtiler

Uzaktaki cisimleri bulanık görme

Tedavi

Gözlük, lens, Lazer

 


 

Glokom (Göz Tansiyonu)

“Göz Tansiyonu” veya halk arasında “Karasu Hastalığı” olarak adlandırılan glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu oluşan göz siniri harabiyeti şeklinde tanımlanır. Sık gözlenen, erken tanınıp tedavi edilmediği durumda kalıcı görme kaybına yol açan bir göz hastalığıdır.

Normal şartlarda gözümüzün içerisinde “Aköz sıvı” diye de bilinen bir sıvı vardır ve bu göz içi sıvısı eş zamanlı olarak bazı yollarla (trabeküler ağ) gözü terk eder. Göz tansiyonu hastalığında, göz içi sıvısının dışa akım yolunda çıplak gözle görülmeyecek boyutta bir tıkanıklık oluşur ve bunun sonucunda artan bu göz içi sıvısı, göz içi basıncının artmasına neden olur. Artan göz içi basıncı da optik sinir olarak da bilinen görme sinirine bası yoluyla zarar vererek, sinirin geriye dönüşümsüz harabiyetine neden olur. Kırk yaşın üzerinde sıklığı artan bu sinsi hastalığın en sık görülen tipi “Primer Açık Açılı Glokom” olup, görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı çok önemlidir.Göz doktoru tarafından yapılan ve başka bir nedenle (gözlük numarası değişimi gibi) gidilen rutin göz muayenesi ile tamamen rastlantısal olarak tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı, göz tansiyonunun başlangıç belirtisi olabilir.Glokom hastalığı sadece göz içi basınç artışı olmayıp mutlaka bu artışa eşlik eden göz sinirinde harabiyet olması ve böylece görme alanı kaybının olması gerekir. Sadece göz içi basıncının artışı tanı koydurmaz.

 


 

Kuru Göz

Göz kuruluğu normalde gözün önünü koruyan, onu ıslak tutan tabakanın eksik ya da düzensiz olması halidir.  Bu tabaka gözün hem çeşitli dış etkenlerden (toz, rüzgar gibi), hem de bazı mikroorganizmalardan korunmasını sağlayan bir tabakadır. Bu tabakadaki sorunlar nedeniyle gözde kuruluk semptomları ortaya çıkar ve buna kuru göz adı verilir. Göz kuruluğunun nedeni hastaya bağlı etkenler olabileceği gibi çevresel faktörler de olabilir. Bilgisayar gibi ekranlarda uzun saatler geçirme ya da kontakt lensin doğru kullanılmaması göz kuruluğunun yaygın nedenlerindendir.Bunun dışında bazı romatizmal hastalıklar göz kuruluğuna zemin hazırlayabilir. Hastanın sahip olduğu hastalıklar için kullandığı ilaçlar da göz kuruluğuna sebep olabilir.Hormonal bozukluklar için kullanılan hormon ilaçları, kadınlarda özellikle menopoz sonrası dönemler, kullanılan antiistemik ilaçlar, özellikle son yıllarda yaygın olarak kullanılan depresyon ilaçları da kuru gözün günümüzdeki yaygın nedenleri arasındadır.

Çevresel faktörler arasında sayılabilecek nedenler ise çalışılan ortamların yeterince nemli olmaması, çok yüksek aydınlık ve parlak ışık altında çalışılmasıdır.

Göz kuruluğu olan hastaların en sık dile getirdiği şikayetler;

  • Gözlerde batma
  • Yanma
  • Yabancı cisim hissidir

Bunlara ek olarak göz ağrısı, kaşınma ve gözlerin kızarması gibi şikayetler de olabilir. Hastalar kuru gözlere sahipse daha önce yaptıkları aktivitelerde zorlanabilirler. Örneğin bilgisayar başında eskisi kadar rahat olamadıklarını ya da gözlerinin çabuk yorulduğunu ifade ederler.

 


 

Katarakt

Katarakt göz bebeğinin arkasındaki doğal merceğin (Lens) görmeyi düşürecek derecede şeffaflığını kaybederek bulanıklaşmasıdır.

Kataraktın sebepleri
  • Kataraktın en önemli nedeni yaşlanmadır. Sıklıkla, 40 yaştan sonra görülse de yeni doğan bebeklerden orta yaşlı insanlara kadar her yaşta katarakta rastlanabilir.
  • Katarakt daha nadiren; göze darbe alınması, şeker hastalığı, iltihabi göz hastalıkları veya çeşitli ilaçların kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Tedavi

Fakoemülsifikasyon ve Göziçi Lens İmplantasyonu yöntemini uygulamaktayız.

 


 

Göz Kapaklarında Torbalanma – Blefaroşalazis

Göz kapaklarında torbalanma genelde yaşlanma sürecinin sonucu oluşur. İnsanlar yaşlandıkça, göz kapağı çevresindeki cilt ve kaslar zayıflar ve sarkar. Bu görünüm kişilerin olduğundan yaşlı ve yorgun görünmelerine neden olur.

Tedavi

Blefaroplasti ameliyatı.

 


 

Miastenia Gravis

Miastenia gravis değişen derecede kas güçsüzlüğünün görüldüğü süreğen bir hastalıktır. Kaslara giden sinir iletisinin bozulması sonucu oluşur. Göz çevresi ve göz kapağı kasları sıklıkla tutulur.

Belirtiler

Günün ilerleyen saatlerinde giderek artan sabah saatlerinde ise miktarı azalan göz kapağı düşüklüğü ve/veya çift görme

Tedavi

Tıbbi tedavi, plazmaferez ve cerrahi müdahaleler uygulanır.

 


 

Migren

Migren beyin damarlarındaki gerginlikle izah edilebilecek bir baş ağrısı türüdür. Genelde ailede birden fazla bireyde görülür. Yorgunluk, stress, fazla ışık, kahve benzeri uyarıcılar neden olabilir. Migren göz yorucu çalışmalarla da tetiklendiğinden göz hastalığı zannedilir.

Belirtiler
  • Ciddi baş ağrısı,
  • Başta zonklama,
  • Baş ağrısı sonrası uyku,
  • Bazen bulantı,
  • Çizgilenmeler hayal görüntüler görme
Tedavi

Göz muayenesi durumun aydınlatılmasına yardımcı olur. Bazı ilaçlar, gevşeme yöntemleri, yaşam tarzı ve beslenme değişklikleri tedaviye çok yardımcı olur.

 


 

Gözde Uçuşmalar ve Vitreolizis

Zaman içinde veya aniden gözünüzün önünde görünmeye başlayan ufak koyu renk cisimcikler olarak ortaya çıkan; “Göz uçuşması” olarak da tanımlanan “Dejeneratif Vitreus” göz rahatsızlığı, lens ile retina arasında bulunan ve genç yaşlarda tamamen saydam olan vitreus sıvısının, göz yaş aldıkça bozularak şeklini ve sıvılaşma formunu kaybetmesi neticesinde meydana gelmektedir.

 


 

Üveit

Göz üç tabakadan oluşur. En dış tabaka skleradır ve gözümüzün beyaz kısmını oluşturur. En iç tabakada ise görme hücrelerinin bulunduğu retina tabakası vardır. Uvea bu iki tabaka arasında bulunur. Uvea damarlardan ve gözün savunma sistemlerinden yoğun bir tabakadır. Uvea’nın yangısına (iltihaplanmasına) uveit denir.

Üveit gelişen hastaların bir kısmında komşu dokularda da yangısal olaylar gelişebilir. Retina tabakası tutulduysa retinit, sklera tabakası tutulduysa sklerit, göz boşluğunu dolduran jel kıvamındaki sıvı tabaka tutulduysa vitrit ve göz siniri tutulduysa nörit adlarını alır.

Belirtiler
  • Gözde kızarma,
  • ağrı,
  • ışık hassasiyeti,
  • sulanma,
  • bulanık görme ile kendini belli eder.

Nadiren hiçbir yakınma yapmadan tesedüfen tespit edilir.

Tedavi

İltihap göze kalıcı zarar vermeden kortizon ve diğer bağışıklık teşkilatını değiştirici tedavilere ihtiyaç vardır.

 


 

Konjonktivit (Kırmızı Göz)

Konjonktivit gözün en dış beyaz renkli tabakasının (konjonktiva) iltihabıdır. Alerji ve mikroplar en sık etkenlerdir. Bulaşıcı olabildiğindenve tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olan türleri olduğundan muayene ve tedavisi ihmal edilmemelidir.

Belirtiler
  • Gözden iltihap akması,
  • sulanma, çapaklanma,
  • şişme,
  • yanma,
  • ağrı,
  • gözde kızarma,
  • batma,
  • bulanık görme.
Tedavi

Göz damla ve merhemleri çoğunlukla yeterli olmaktadır.

 


 

Kirpikdibi İltihabı (Blefarit)

Blefarit kirpik diplerimizdeki yağ bezlerinin iltihabıdır. Kirpik diplerindeki yağ bezlerinin yapısının, bakterilerce değişikliğe uğratılması nedeniyle oluşur. Çocukluk ve gençlik çağlarında olabildiği gibi yaşla beraber sıklığı artan bir rahatsızlıktır.

Belirtiler
  • Göz kapağı kenarında kepek ve çapak birikimi,
  • Gözde yanma, kızarma, sulanma, kaşıntı, şişme
Tedavi

Tedavide damla ve merhem tedavileri uygulanır. İdame tedavisinde göz kapağı temizliği çok önemlidir.

 


 

Maküla (Sarı Nokta) Deliği

Maküla deliği hastaları kendiliğinden tam ya da kısmi görme kaybı hissederler. Maküla deliği çoğunlukla yaşa bağlı gelişir, göz yaralanmaları ve göz iltihapları diğer nedenlerdir. Yaşlanma ile birlikte göz içindeki jel doku (vitreus) hacmi sıcak suda yıkanan yün kazak gibi küçülür ve vitreus maküla-sarı noktayı çeker neticede delik oluşur.

Belirtiler

Giderek artan çarpık ve bulanık görme.

Tedavi

Vitrektomi ameliyatı çoğu hastamıza gerekli olmaktadır.

 


 

Göz Kuruluğu

Göz kuruluğu, göz yaşı salgımızın göz yüzeyini nemlendirmede yetersiz kalmasıdır. Göz yaşı salgımızın azalması ya da gözümüzün ihtiyacına göre yetersiz kalmasından ileri gelir. (Örneğin bilgisayar kullanıcıları)

Belirtiler
  1. Gözde yanma,
  2. Batma,
  3. Kızarma,
  4. Sulanma (göz kuruluğunun ilginç bir belirtisi),
  5. Bulanık görme,
  6. Göz yorgunluğu
Tedavi
  • Damla ve merhemler
  • Damla gereksinimini azaltmak için punktum tıkacı yöntemi

 


 

Uçuk, Göz uçuğu (herpes)

Herpes simplex virüsü yol açar. Gözün tüm dokularını (saydam tabaka -kornea, beyaz tabaka-konjonktiva, göz kapakları) tututlabilir. Erken tedaviye iyi yanıt verir. Tedavide geçikme ciddi iltihap ve görme kaybına neden olabilir.

Belirtiler
  • Göz ve göz çevresinde ağrı,
  • Göz kızarması,
  • Görmede bulanıklık,
  • Akıntı
Tedavi

Antiviral ilaç tedavisi

 


 

Kırmızı Göz – Göz kızarması

Kırmızı göz tek başına hastalık değildir. Pek çok farklı göz hastalığının neticesinde gelişen bir göz hastalığı belirtisidir.

Örneğin konjnoktivit göz kuruluğu gibi hastalıklar neden olabileceği gibi glokom üveit gibi hemen tedavi edilmediğinde görme kaybı yapabilecek hastalıklar altından çıkabilir. Bu tür sıkıntılarla karşılaşmamak açısından erken muayene ve tedavi çok önemlidir.

 


 

Ağrı – Göz ağrısı

Göz ağrısı bir göz hastalığı olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır. Göz bozukluklarından (miyop astigmat hipermetrop) göz iltihaplarına (konjnoktivit üveit) birçok göz hastlığı nedeniyle ortya çıkabilr. Bazı ciddi göz hastalıklarının erken belirtisi olabileceğinden muayene ihmal edilmemelidir.

 


 

Keratit (Saydam tabaka – Kornea iltihabı)

Keratit göz saydam tabakasının iltihabıdır. Keratit saydam tabakanın zedelenmesi, mikroplar, ya da kimyasal maddelerin göze teması sonucu oluşur. Görme ciddi şekilde etkilenebilir.

Belirtiler
  • Görmede bulanıklaşma,
  • Gözde akıntı,
  • Kızarma,
  • Ağrı.
Tedavi

Çoğunlukla damla ve merhemlerle yapılmaktadır.

 


 

Göz Yorgunluğu

Göz yorgunluğu kendi başına bir hastalık olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır, pek çok farklı göz rahatsızlığından kaynaklanabilir.

Örneğin, Göz kuruluğu, göz bozuklukları (miyop, astigmat, hipermetrop), kirpik dibi iltihabı.

 


 

Ambliopi – Göz Tembelliği

Göz tembelliği çok sık görülen, merak edilen, çoğunluklada eksik veya yanlış bilinen bir hastalıktır. Göz tembelliği gözün sinir tabakasını ve sinir yollarını tutan belirgin bir hastalığın olmamasına rağmen kişinin görmesinin herhangi bir şekilde artırılamaması olarak tanımlanabilir.

Oluşum mekanizması, kullanılmayan sinirin atıl duruma geçmesi şeklindedir. Yani gözün öndeki kırıcı ortamlarından görüntü bir şekilde sinir tabakasına ulaşmaz ya da bulanık olarak oluşacak olursa kişide göz tembelliği oluşur. Göz tembelliğine sebep olan durumların bir an önce ortadan kaldırılması ve görme sinirinin uyarılmaya başlanması gerekir.

Göz tembelliğinin sık görülen nedenleri şunlardır:

  1. Şaşılık: İki göz ayrı ayrı yönlere bakıyorsa beyne iki ayrı görüntü gider ve çift görme meydana gelir. Çocuklarda bir şekilde bu durum engellenir. Beyin, gözlerden birinden gelen görüntüyü baskılar ve tek gözle görme sağlanır. Bu arada görüntüsü baskılanan gözde tembellik gelişmeye başlar.
  2. Kırma kusurları: İki göz arasında kırılma kusuru farkı fazlaysa, ya da iki gözde de yüksek astigmatizma, hipermetropi gibi kırma kusurları varsa göz tembelliği gelişebilir.
  3. Diğer göz hastalıkları: Bu grupta görme düzlemini kapatan hastalıklar sayılabilir. Bunlar, saydam tabaka, göz bebeği ve mercek gibi gözün kırıcı ortamlarının kesiflik veya olağan dışı konumlanmış olmaları ile ilgili hastalıklardır. En sık görülen tipi de kataraktlardır. Ayrıca göz kapağı hastalıkları da görme eksenini kapayarak göz tembelliği oluşturabilir.

Göz tembelliği sıklıkla bir gözde daha ağır olmakta bu yüzden hastalar tarafından fark edilememekte veya fark edildiğinde tedavi için çok geç kalınmış olmaktadır. Çocuklara şikayetleri olmasa da, 6 aylıktan itibaren 6 ayda 1 defa çocuklarda göz muayenesi önerilmesinin en önemli nedeni budur. Göz tembelliği erken teşhis edildiğinde çoğunlukla tedavisi son derece kolay bir göz hastalığıdır. Bu hastalığın tedavisi 10 yaş içerisinde yapılır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o denli başarılı olacaktır.

Tedavi

Göz tembelliği tedavisi zamana karşı yarıştır. Yaş büyüdükçe tedavi etkinliği azalır. Göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.Göz tembelliği tedavisinde kullanılan 2 yöntem vardır. Kapama tedavisi ve CAM (KEM-Cambridge Ambliopic Vision Stimulator) yöntemleri uygulanır.

Tedavinin ana ilkesi -göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde – sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.

Kapama tedavisi evde uygulanır. Göz hekiminizin önerdiği süre boyunca sağlam göz kapatılarak beyne tembel gözünde gördüğü uyarısı verilir. Kapama esnasında; çocuk resim yapma, boyama yapma, okuma, tv seyretme gibi göz yorucu faaliyetler yapmalıdır. Kapama sırasında sokakta gezme, idman faaliyeti yapma faydasızdır.

CAM hastanede uygulanır. Özel bir cihaz yardımıyla hastanede yaklaşık 10 seanslık programlar şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Cerrahi girişimi ya da ilaç kullanımını gerektirmez, her seans yaklaşık 30 dakika kadar sürer ve etkinliği kanıtlanmıştır. Klasik kapama tedavisinin ya da gözlüğün yerini almaz, kapama ve gözlük tedavisi ile beraber uygulanan pekiştirici yöntemdir.

 


 

Et Yürümesi (Piterjium)

Göze et yürümesi (piterjium) göz saydam tabakası (kornea) üzerine kama şeklinde doku yürümesidir. Piterjiumun nedeni bilinmemektedir fakat güneşe çok maruz kalmanın piterjiumun oluşmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Piterjium, kendi haline bırakıldığında, görme düzlemini kapatabileceğinden, tedavi edilmelidir.

Tedavi

Piterjium cerrahi yöntemle alınır. Atamer Göz Merkezi’nde piterjium tedavisinde otolog limbal kök hücre ekimi yöntemi uygulanır. Bu yöntem Dünya’da kabul edilen en etkili piterjium tedavi yöntemidir. Nüks oranı en düşük tedavi yöntemidir.

 


 

Blefarospazm – Göz kapağı kasılmaları

Blefarospazm göz kapağı kaslarınını istemsiz kasılmasıdır. Gözde istemsiz kasılmalar kapanmalar ve kısma meydana gelir. İstemsiz ağız ve boyun hareketleri eşlik edebilir. Önceleri yorgunluk ve yoğun ışıkta ortya çıkan kasılmalar giderek süreklilik kazanır.

Tedavi

Hafif olgularda damla ve merhemler, ileri olgularda Botox tedavisi uygulamaktayız.

 


 

Ptozis (Göz Kapağı Düşmesi)

Ptozis göz kapağı düşmesini ifade eden tıbbi deyimdir. İleri evrelerde görme düzlemini kapatarak görmeye engel olur. Çocuklarda da erişkinlerde de görülebilir. Çocuklarda görülen türüne çoğunlukla miyojenik pitozis denir. Bu durum göz kapağını kaldıran kasın gelişmemesinden kaynaklanır.

Erişkinlerde daha sıklıkla apenevrotik tip görülür. Bu durumda sorun göz kapağını kaldıran kasın, yerinden zamanla ayrılmasıdır. Ptozisin nedene bağlı farklı tipleri de vardır.

Tedavi

Ptozis ameliyatları uygulanır.

 


 

Zona (göz çevresi zonası)

Varisella zoster denen virus nedeniyle göz çevresi ve alın bölgesinin kızarma pullanmalarla beraber şişmesi ile kendini belli eden bir hastalıktır. Bağışıklık teşkilatımızın direncinin azaldığı grip, üzüntü, endişe gibi durumlarda daha sık görülür.

Tedavi

Antiviral ilaçlar ile tedavi gereklidir.

 


 

Şaşılık

Her iki gözün aynı yöne bakamaması ve yöndeş hareket edememesi durumudur. Bir göz düz bakarken diğer göz içe, dışa, yukarıya veya aşağıya doğru kayabilir. Bu durum şaşılık olarak adlandırılır. Şaşılık toplumda göz kayması olarak da adlandırılır.

Belirtiler

Bir gözde kayma şaşılığın en önemli belirtisidir. Şaşılığı olan çocuk her iki gözünü birlikte kullanmak için başını bir tarafa eğebilir, ışığa karşı hassasiyet, okuma sırasında tek gözünü kapatma, çift görme, başağrısı ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar olabilir.

Tedavi

Öncelikle gözlük ve kapama tedavileri, gereğinde cerrahi tedaviler ve botox tedavileri uygulanır.

 


 

Sulanma (göz sulanması – epifora)

Göz yaşı gözün sağlıklı kalması ve iyi görmesi için çok önemli bir gerekliliktir. Gözde sulanma göz yüzeyi hastalıkları (konjnoktivit, blefarit.), göz yaşı boşaltım yollarının daralmaları ve gevşek göz kapakları nedeniyle olabilir. Göz sulanması şaşırtıcı biçimde göz kuruluğununda belirtisidir.

Tedavi

Altta yatan hastalığa göre damla tedavileri ya da cerrahi tedaviler uygulanır

 


 

Kırışıklıklar (Kaz ayağı – Göz çevresi kırışıklıkları)

Göz çevresi kırışıklıkları yaşla birlikte göz çevresi cildinin gerginliğiğnin azalması ya da kötü bakış alışkanlıkları(kaş-göz çatma gibi) nedeniyle daha erken yaşlarda görülür.

Belirtiler
  • Göz çevresi,
  • alın bölgesi,
  • ağız çevresinde çizgilenmeler oluşur.
Tedavi

Botox tedavisi uygulanır.

 


 

Optik Nörit (Görme Siniri İltihabı)

Optik Nörit görme sinirinin iltihabıdır. Görmenin birkaç günde ağrısız olarak kaybı ile farkedilir. Bazı durumlarda görme azalmadan da optic nörit olabilir.

Optik nörit hastalarında MS (multipıl sklerozis) hastalığına sık rastlanır.

Belirtiler
  • Bulanık görme,
  • gri veya ışıksız görme,
  • nadiren ağrı,
  • nadir olmayarak hiçbir yakınma olmadan.
Tedavi

Çoğunlukla kortizon tedavisine gerek duyulur.

 


 

Nistagmus

Nistagmus gözün istemsiz ve ritmik titremeleridir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Pek çok farklı göz hastalığına eşlik edebileceği gibi nörolojik hastalıklar, alkol ve ilaç kullanımı nistagmusa neden olabilir.

Belirtiler
  • Gözde titreme,
  • baş titremesi,
  • bulanık görme.
Tedavi

Prizmatik camlar, kontak lens, gözlük ve cerrahi tedaviler uygulanır.

 


 

Melanom

Koroid melanoma erişkin gözünde görülen en sık tümördür. Gözün damarlı dokusu (koroid) köken alır. Tedavi edilmediğinde göz dışı vücut organlarına yayılım gösterir.

Belirtiler

İlerleyen evrelere kadar bulgu vermediğinden yakınması olmayan hastalarda da tam göz muayenesi çok önemlidir. Işık çakmaları, çarpık görme yapabilir.

Tedavi

Radyoterapi, plak tedavisi ve cerrahi müdahaleler uygulanır.

 


 

Makula Dejeneresansı
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu nedir?

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, 60 yas üzerindekilerde görme kaybının en sık sebeplerinden birisidir. Bu hastalık gözün arka kısmında yer alan sinir tabakasının GÖRME MERKEZİNİ tutan bir hastalıktır. Görme merkezini de içeren bu bölgede meydana gelen hasar, hayati olumsuz yönde etkiler. Retina, gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakasına verilen isimdir.

Bu sinir tabakası çok incedir ve görüntünün sağlıklı bir şekilde algılanmasını sağlar. Retina hastalıklarında görmenin etkilenme derecesi hasarın yani hastalığın meydana geldiği yere göre farklılık gösterir. Mesela, retinanın kenarlarında yani görme merkezinden uzakta meydana gelen geniş bir hasar, görmeyi hiç etkilemeyebilirken, tam görme merkezini tutan en ufak bir hastalık ise belirgin bir görme kaybı ile sonuçlanabilir.

Hastalığın Belirtileri

Hastalık başlangıçta ciddi belirtiler vermeyebilir. Bu sebeple periyodik muayeneler hastalığın teşhisinde çok önemlidir. Hastalığın belirtileri şöyledir.

  • Görme kaybı
  • Cisimleri olduğundan büyük ya da küçük görme
  • Cisimleri, çizgileri eğri veya kırık görme
  • Göz önünde karartılar
  • Görme kalitesinde bozulma
  • Renk görmede bozukluklar
Hastalığın Tipleri

Hastalığın kuru ve ıslak tip olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Kuru tip %90 oranında görülür, ıslak tipin görülme sıklığı ise %10’dur. Fakat görme kaybına yol açması yüzünden ıslak tipte erken teşhis daha büyük önem taşır. Kuru tipine oranla daha hızlı ilerleyen hastalık, ani görme kaybı ile birlikte renkli görmenin ve kontrast hassasiyetinin bozulmasına, zamanla retina ve makulada oluşan yeni damarlarda kanama yapması sonucu körlüğe sebep olur.

Kuru Tip

Retina tabakaları altına drusen (yağlı materyal) birikmesiyle oluşur. Daha yavaş ilerler ve uzun sürede görme azalmasına yol açar.

Yaş Tip

Hasta bölgede oluşan bozuk kılcal damarların retinaya doğru ilerlemesiyle oluşur. Bu tip, ani görme kaybına yol açabilir. Kuru tipe oranla sıklığı daha azdır fakat ciddi görme kaybı gelişen hasta grubunun %80’nini oluşturur. Özellikle hastanın bir gözünde zar (koroid neovasküler membran-KNVM) oluşumu varsa, diğer göz de risk altındadır. (bir yıl içinde %22 oranında diğer gözde hastalık başlar ).

Her iki tip birbirinden göz anjiosu (FFA) – göz tomografisi (OCT) tahlilileri ve muayene ile ayırt edilir. FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yötemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinini alınmasıdır.

Gerekli Tahliller FFA-OCT

FFA ve OCT tahlilileri; teşhisin doğrulanmasında, hastalığın tiplerin ayırt edilmesinde, tedavinin belirlenmesinde ve takipte mutlaka gereklidir.

FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yöntemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinin alınmasıdır.

Göz İçi Enjeksiyon Tedavisi Yaşa Bağlı ıslak tip maküla dejeneresansı (sarı nokta hastalığının) tedavisinde, göz içi enjeksiyon günümüzde uygun hastalarda en etkili yöntemdir.

Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu retina tabakasını etkileyen hastalıklardır. İleri yaşlarda görme azlığının en sık sebebini oluştururlar. Bu hastalıklarda görme kaybının ortak sebebi, görme merkezini içeren retina tabakasında yeni damar oluşumunun gelişmesidir. Bu hastalıklara bağlı olarak yeni oluşan damarlar, mevcut orjinal damar yapısı kadar güçlü olmadığı için görevlerini ideal olarak yapamazlar. Bunun sonucunda da damarlardan dışarıya doğru sıvı sızması ve kanamalar meydana gelir. Mevcut sıvının damar dışına çıkması yani retinada toplanması sonucunda da retina ödemi gelişerek görme azlığına neden olur. Gelişen görme azlığı tedavisi kalıcı olabilir, geç kalınırsa tedavi edilmesi güçleşir.

Retinada yeni damar oluşumu körlük sebebi olabilir. Bu durumun engellenmesi için bazı tedavi yöntemleri vardır. Tedavilerdeki amaç en etkili ve riski en az yöntemin ilk olarak tercih edilmesidir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar retina hastalıklarında Enjeksiyon Tedavisinin etkinliği gösterildi. Enjeksiyon tedavisi yeni damar oluşumunu engelleyen bir ilacın göz içi sıvısına enjekte edilmesi ile uygulanan bir yöntemdir. Yapılan çalışmalar bu ilacın retinaya toksit etkisi olmadığını göstermiştir. Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı) olanlarda faydalı bir yöntem olması geniş bir hasta kitlesinin bu tedaviden fayda görmesini sağlamıştır.

Göz İçi Enjeksiyon Nasıl Uygulanır?

Göz içine iğne tedavisinde bir çeşit protein (anti-VEGF antikoru) kullanılır. Bazı olgularda (şeker hastalığı vb) anti-VEGF ilacına bir miktar Triamsinolon da eklemek gerekebilir.

75-85 yaş arası her üç kişiden birinde görülen sarı nokta hastalığının ıslak tipinin tedavisinde göz içine iğneli enjekte yöntemi ile uygulanan, anti-VEGF ilaçları Amerikan Gıda İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan ve hastalığın ıslak tipinde uygulanmaya başlanan başarılı bir yöntemdir. Tedavi süresince kullanılan anti-VEGF ilacı, göz arkasındaki göz hücreleri tarafından hastalık durumunda salgılanan ve yeni damar oluşturan proteini engelleyerek görme kaybını önler. 4-6 hafta aralıklarla göz içine enjekte edilen ilaç, sarı noktadaki damar gelişimini durdurmakta ve hastanın şikâyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.

Enjeksiyon Yöntemi Kaç Defa Uygulanır ?

Enjeksiyon en az 3 kez uygulanır ancak daha fazla uygulanan hastalar da vardır. Enjeksiyon aralıkları hastanın tedaviye verdiği cevaba göre 4-6 hafta arasında değişmektedir.

Hastalık tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmez ise görme % 95 oranında azalır ve sonucu körlüktür. Tamamen körlük yapmasa da görme yasal olarak körlük sayılabilir bir seviyeye iner ve hastalar baktığı noktayı göremez hale gelirler. Örneğin kişi karşısında duran bir şahsın yüzünü göremez ama kolunu ya da bacağını görebilir.

Bu tür hastalar tek başına sokağa pek çıkamazlar, evde kendi işlerini görebilirler ancak çoğu işlerinde başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar. Göremedikleri için okuyamaz, yazamaz, televizyon izleyemez ya da araba kullanamaz hale gelirler.

 


 

Keratokonus

Keratokonus, göz saydam tabakasının (kornea) incelmesi ve doğal eğriliğinin artması nedeniyle ortaya çıkan, ilerleyici özellikte bir hastalıktır.

Belirtiler
  • Gözlük numaralarının sık değişmesi,
  • Miyopi, astigmat,
  • Uzak yakın görme bozukluğu,
  • Gözlüğe rağmen bulanık görme,
  • Işık hassasiyeti ve kamaşma
Tedavi

Keratokonus hastalığının tedavisi hastalığın ilerleyişini durdurma ve hastanın görmesini arttırma olarak ikiye ayrılır. Hastalığın ilerleyişini durduran tek tedavi seçeneği CCL tedavisidir. Görüşü arttıran tedaviler gözlük, sert gaz geçirgen kontak lensler erken dönemde keratokonus tedavisinde etkilidir.

Gözlük veya lens kullanmak istemeyen hastalarımızda, saydam tabaka içi halka uygulaması (intracorneal ring-intacs) önemli bir tedavi seçeneğidir.

Geç dönemde, zamanında CCL tedavisi olamamış keratokonus hastalarımızda, saydam tabaka nakli (göz nakli-keratoplasti-kornea transplantasyonu) son çare olarak uygulanabilmektedir.

Keratokonus hastalığının ilerleyişi durdurulabilir mi?

Son dönemde, uygulanan saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) adı verilen yöntemle keratokonus hastalığının ilerlemesi durdurulabilmekte, göz nakli gereksinimi ortadan kaldırılabilmekte ve hastaların gözlük ve/veya lens numaralarında düşme sağlanabilmektedir. Atamer Göz Merkezi CCl tedavisi uygulayan sayılı merkezlerden biridir.

Saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) yöntemi

Bu yöntemde, göze bir çeşit B vitamini (riboflavin) uygulanmakta ardından göz mor ötesi-A ışığa (UV-A) maruz bırakılmaktadır. Bu sayede saydam tabakada yer alan kollojen adı verilen çatı dokusundaki bağların sayısı artmakta, neticede saydam tabaka kuvvetlenmekte incelmesi ve öne doğru ilerlemekte olan dışbükeyliği azalmaktadır. Tüm bunlar keratokonus hastalığının durdurulması hatta geriletilmesi sonucunu doğurmaktadır.

 


 

İskemik Optik Nöropati

İskemik Optik Nöropati görme siniri kan dolaşımındaki bozulma sonucu görmenin çoğunlukla ağrısız olarak kaybolmasıdır. Nedeni tam bilinmese de daha çok hipertansiyon ve Diabet (şeker ) hastalarında görülür, sigara kullanımı görülme sıklığını arttırır. Hastalar, genellikle bir sabah uyandıklarında bir gözlerinini görmediğini fark ederler. Çoğunlukla görme alanının alt tarafı tutulmuştur.

Belirtiler

Bir gözde ani ağrısız tam veya kısmi görme kaybı.

Tedavi

Etkinliği tam kanıtlanmış bir tedavi olamsa da kortizon tedavisinden fayda gören hastalarımız mevcuttur.

 


 

Graves Hastalığı (Guatr’a bağlı Göz hastalığı)

Graves hastalığı (tiroid – guatr göz hastalığı) göz çukuru yani gözü çevreleyen kemik kafes içerisindeki dokuları etkiler. Göz çukurundaki dokulara arasına sıvı ve beyaz hücreler dolar ve dokuların hacmi sünger gibi şişer sonuçta göz öne itilir. Bu şişme gözüde sıkıştıracağından çift görme ve glokom oluşabilir. Gözün öne çok çıkması göz kuruluğuna sebep olur. Nedeni bilinmemektedir.

Belirtiler
  • Gözde ağrı batma,
  • Çift görme,
  • Gözlerin öne fırlaması
Tedavi

Ağızdan ya da damardan kortizon tedavisi, radyoterapi v e cerrahi tedavi seçenekleri uygulanır.

 


 

Çift Görme (Diplopi)

Çift görme tek bir adet nesneyi 2 adet görmektir. Görüntüler altta yatan hastalığa göre yan yana, üst üste veya çapraz konumlanabilir.

Tedavi

Prizmatik camlarla ve/veya altta yatan hastalığa göre cerrahi müdahale ile tedavi edilir.

 


 

Bilgisayar Göz Rahatsızlıkları (Computer Vision Syndrome)

Bilgisayar Göz Rahatsızlıkları bilgisayar kullanımına bağlı ortaya çıkan rahatsızlıkların genel adıdır. Uzun sure bilgisayar kullanmak, sık göz hareketleri ve sürekli odaklanma çabası gerektiren yorucu bir etkinliktir. Yakınmalar, kişinin bilgisayarı görmek için göstermesi gereken çabanın kişinin görsel becerisini aşması sonucu oluşur.

Belirtiler
  • Göz ağrısı,
  • Baş ağrısı,
  • Bulanık veya çift görme,
  • Kuru ve huzursuz gözler,
  • Boyun ağrıları,
  • Boyun tutulması.
Tedavi

Bilgisayar kullanımına yardımcı gözlükler, prizmatik ve/veya filtreli camlar, ergonomiye yönelik değişklikler.

Bu bölümde en sık karşılaştığımız soruları sizin için cevaplamaya çalıştık. Burada olmayan sorularınızı lütfen bize sayfanın altındaki formu kullanarak ulaştırınız. Sorunuzun yanıtı için verdiğiniz iletişim bilgilerini kullanarak tarafınıza bilgi ileteceğiz.


GENEL KONULAR
Hastanenizden işe giriş raporu alabilir miyim?

Evet, Atamer Göz Merkezi işe giriş raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.

Hastanenizden ehliyet raporu alabilir miyim?

Evet, Atamer Göz Merkezi ehliyet raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.

Yeni doğan bebeğin göz muayenesi ne zaman yapılır?

Yeni doğan bir bebek, gözleri sağlam doğdu diye bir kural yoktur. Gözlük ihtiyacı, şaşılık, katarakt, göz tansiyonu, göz kapağı şekil bozuklukları, göz yaşı kanalı tıkanıklığı, göz tümörleri ve benzeri her türlü göz hastalığı yeni doğan bebekte görülebilir. Bu yüzden her yeni doğan bebeğin ilk 6 ay içinde rutin göz muayenesi yapılmalıdır.

Sürekli bilgisayar ile çalışıyorum. Gözlerim bozulur mu?

Bilgisayar ekranına bakma gerçekte bir kırma kusuruna neden olmaz yani halk arasındaki ifadeyle gözü bozmaz. Kırma kusuru olan kişilerde uzun süre bilgisayarda çalışmak yorgunluk, göz ve baş ağrısı yapabilir. Uygun gözlük kullanma bu problemleri giderir. Ekrana dikkatli bakış sırasında göz kırpma sayımız azalır buda göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Ortam neminin azaldığı durumlarda, büro gibi klimalı ortamlarda göz yaşı buharlaşma hızı artar göz yüzeyinin kurumasını önlemek için göz kırpma sayımızı arttırmalı ve molalar vererek çalışmalıyız.

Bilgisayar ekranının üst seviyesi göz seviyenizi aşmamalıdır. Böylelikle gözünüz çalışma sırasında hafifçe aşağı bakar pozisyonda olacak, bu durum kapak aralığınızın bir miktar dar kalması yoluyla göz yaşınızın buharlaşabileceği göz yüzeyini azaltacaktır.

Şeker hastasıyım, gözümde problem olur mu?

Diyabet (Şeker Hastalığı) damarları etkileyerek gözün retina (sinir) tabakasında kanamalara yol açabilecektir. Şeker hastaları metabolik kontrollerine ne kadar dikkat ederlerse (AKŞ nin %20 mg ın altında olması, hipertansiyonun kontrolü, total lipid ve kolesterolün normal sınırlarda olması), damarlardaki tahribatı o kadar geciktirmiş olurlar şeker hastalarının yılda 1 defa ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi gerekmektedir. Eğer retina tabakasında kanamalar başlamışsa bu kontroller daha sık yapılmalıdır.

Oğlumun gözlük numarası sürekli büyüyor. Nasıl bir önlem alabilirim?

Miyop (uzağı görememe) çoğunlukla ilkokul çağında başlar ve ergenlik boyunca vücudun büyümesine paralellik göstererek büyür. Sınıfta tahtayı görmede sıkıntı çeken, derslerinde başarısız olan çocukları göz kontrolünden geçirmekte fayda vardır.

Lens kullanmanın gözlük kullanmaya göre üstünlükleri var mı?
  • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
  • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
  • Buğulanma yapmaz.
  • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
Katarakt nasıl teşhis edilir?

Görmede bulanıklık, renklerin soluk görülmesi, gözlük numarasının aniden değişmesi kataraktın en belirgin belirtileridir.

Gözlükten kurtulmak istiyorum ameliyat olabilir miyim?
  • 18 yaşından büyük olan,
  • Son 1 yıldır gözlük derecesi değişmemiş olan,
  • Miyop, Hipermetrop, ve astigmat görme kusuru olan,
  • Gözünde herhangi bir tıbbi sorunu (glokom, katarakt, üveit retinopati vb.) olmayan,

Gözlük ve kontakt lenslerinden kurtulmak isteyen herkes bu tedavi için adaydır.

Göz tembelliği nasıl teşhis edilir?

Gözlerimiz en değerli organlarımızdan biridir. Göz sağlığımıza önem vermeli, kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz. Gözler normal görünümünde olsa bile 1 yaşında ilk muayenesi yapılmalıdır. Daha sonra 5 yaşında ve okula başlarken muayeneler tekrarlanır. Genellikle tek gözde ortaya çıkan göz tembellikleri muayene edilmedikçe bulgu vermezler ve saptanamazlar. Göz tembelliği tedavisinde ilk 5 yaş çok önemlidir.

Çocuğumun gözünde kayma var ne yapmalıyım?

Bebeklerde ilk 3 ayda ara sıra olan göz kaymaları normaldir. Daha sonra olan kaymalar mutlaka göz hekimince değerlendirilmelidir. Bebeklerde göz bebeğinde beyazlık kızarıklık, kayma gibi belirtiler göz içi tümör belirtileri olabilir. Erken tanıda tedavisi mümkündür.

Bir aylık bebeğimin gözü çapaklanıyor neden olabilir?

Doğuştan itibaren olan çapaklanmalar gözü tehdit edebilen enfeksiyon hastalıklarına bağlı olabileceği için mutlaka göz hekimince görülmelidir. Doğuştan itibaren olan sulanmadan göz yaşı kanalındaki tıkanıklık sorumlu olabilir. Uygun masaj ile %90 düzelir masaja rağmen 1 yaşa kadar düzelmese sonda uygulaması ile çözümlenebilir. Sonda uygulamasına rağmen düzelmeyen hastalarda ameliyat gerekebilir.

Babamda göz tansiyonu olduğu söylendi, bilgi verebilir misiniz?

Glokom (Karasu Hastalığı) göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve görme alanı kaybına yol açan, tedavi edilmez ise körlükle sonuçlanan sinsi bir hastalıktır. Erken dönemle hiçbir belirti vermeyen bu hastalık detaylı yapılan göz muayenesi ile tespit edilir. 40 yaşın üzerindeki kişilerin yolda bir defa ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi tavsiye edilir.

15 gündür gözüm seyiriyor, sebebi ne olabilir?

Yorgunluk, uykusuzluk, stres ve kafein seyirmesine neden olabilir. Bilgisayar kullanımı ve parlak ışıklarda uyarıcı olabilir. Hastalarımızın uyku ve dinlenme saatlerine dikkat etmesi, stresli yaşamdan uzak durması, bilgisayar kullanımını azaltması, evlerinde yumuşak ve parlak olmayan aydınlatmalar kullanması ve kahveyi kesmesi onlara yardımcı olabilir.

1 haftadır gözümün önünde siyah uçuşmalar var ve şimşek çakıyor. Önemli olabilir mi?

Ani ortaya çıkan siyah lekeler, sinek uçuşmaları ve ışık çakmaları retina tabakasında yırtıkların habercisi olabilir. Vakit geçirmeden göz doktoruna başvurmak gerekir. Yırtıklar erken dönemde tespit edilirse etrafları laserle çevrelenerek retina dekolmanı (sinir tabakalarından ayrılma) engellenerek ameliyata gerek kalmadan tedavi edilmiş olur.

Gece Körlüğü (Tavuk Karası) nedir?

Halk arasında tavuk karası ismi verilen gece körlüğü A vitamini eksikliğinin sebep olduğu bir göz problemidir. Beyne giden sinirlerin işlevlerini tam anlamıyla yapamamasından oluşan bu rahatsızlık genetik olarak da geçebilir ve ilerleyici özelliktedir. Ülkemizde akraba evliliklerinin çok yapılması nedeniyle sık rastlanan bir hastalıktır.

Kornea Nakli (Keratoplasti) nedir?

Halk arasında Göz Nakli olarakda bilinir. Kornea, gözün en önünde yer alan ve görme işlevinde büyük rolü olan gözün saydam tabakasıdır. Gözün bozuk olan korneasının ( saydam tabaka ) sağlam bir kornea ile değiştirilmesi işlemine “KORNEA NAKLİ” veya tıp dilinde “KORNEA TRANSPLANTASYONU” ya da “KERATOPLASTİ ” adı verilir.

Arpacık ( İt Dirseği ) Nedir?

Halk arasında arpacık ya da it dirseği olarak bilinen hordeolum , göz kapağında yer alan bezlerin stafilokoksik iltihabıdır. İnfeksiyon Meibomius bezlerinde yerleşmiş ise ‘iç arpacık’, Zeiss veya Moll bezlerinde yerleşmiş ise ‘dış arpacık’ ismini alır. İç arpacık kapakta daha derinde , dış arpacık ise daha cilde yakın yerde abse şeklinde kendini gösterir.

Her iki durumda da şikayetler önce kaşınma, kızarıklık, şişkinlik ile başlar, zaman içinde abseleşmeye kadar gidebilir. Hatta göz kapağı tamamen şişebilir. Hastada kirpik dibi iltihabı varsa genellikle birden fazla şişlik oluşabilir. Seyrek olarak abseler kirpik kenarına yakın bir yerden dışarı boşalarak kendiliğinden iyileşir. Tedavisinde ilk günlerde arpacığın olduğu göze sıcak pansuman uygulamak yeterli olabileceği gibi, lokal antibiyotikli pomadlar ve ileri durumlarda sistemik antibiotik kullanımı gerekebilir. Bazan akut enfeksiyon geçtikten sonra yerinde nodül kalabilmektedir, bu durumda kistik yapının cerrahi olarak boşaltılması gerekir.

Lazer Operasyonu Güvenli Mi?

Tüm dünyada 1980’li yıllardan beri bu tip ameliyatlar uygulanmaktadır. Dünyada 35 milyondan fazla kişinin lazer operasyonu geçirdiği tahmin edilmektedir. Özellikle son jenerasyon tetkik ve tedavi cihazları sayesinde güvenlik çok üst seviyelerdedir.

Lazer Olunca Gözüm Sıfırlanacak Mı? Ameliyattan Sonra Göz Değerlerim Tekrarlar Mı?

Lazer tedavisinde 0,5 dioptri ve altındaki numaralar gözlüksüzlük olarak değerlendirilir ve başarılı kabul edilir. Gözlük numaralarının ilerlemesi durmadan işlem yapılırsa tekrar gözlük kullanmak gerekebilir. Lazer operasyoundan sonra miyoplar % 95, hipermetroplar %70 oranından gözlüksüz kalırlar.

Lazer Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Gerçek ameliyat süresi 4-5 dakika sürmektedir. Ancak yüksek güvenlik önlemleri nedeniyle ameliyathanede 15-20 dakika gibi bir süre geçirmek gerekmektedir.

Bana Uygun Olan Yöntem Nasıl Seçiliyor?

Ameliyat öncesi yapılan detaylı tetkik ve muayeneler sonucu, göz yapınıza en uygun yöntem hekiminiz tarafından önerilip, sizinle birlikte seçiliyor.

Lazer Ameliyatları Esnasında Ağrı ya da Kanama Olur Mu?

Lazer ameliyatları damla anestezi altında gerçekleştirilmektedir. İşlem ağrısızdır.Kornea damarsız bir yapıda olduğu için kanamasız bir ameliyat biçimidir.

Lazer Ameliyatı Sonrası Ağrı – Sızı Olur Mu?

Femtolasik ve ReLEx Smile yöntemlerinde 3-4 saat süren ağrı, batma, sulanma olabilmektedir. Ancak TransPRK – PRK – LASEK gibi yüzeyin soyulması esasına dayanan yöntemler uygulanmış ise 1 – 2 gün ağrı söz konusu olabilmektedir.

Lazer Sonrası Göz Kuruluğu Olur Mu?

Geçici bir süre olabilmektedir. Bu nedenle belirli bir süre (3 aya kadar) suni göz yaşı kullanımı önerilir.

Astigmat Tedavi Edilemiyormuş Doğru Mu?

Yeni jenerasyon lazer cihazları ile uygun gözlerde 6 dioptriye kadar astigmatı düzeltmek mümkün olmaktadır.

Lazer Olanlar Daha Sonra Katarakt Ameliyatı Olabilir Mi?

Lazer tedavisi ileride olmanız gerekebilecek katarakt vb. herhangi bir tedaviye engel ya da sebep oluşturmamaktadır.

Düşük Numaralarda Lazer Olmaz Deniyor Doğru Mu?

Gözlük ihtiyacı hissedip, gözlüğü kendinize engel teşkil ediyor olarak görüyor, ameliyat olmak istiyorsanız, gözünüzün de uygun olması durumunda ameliyat olabilirsiniz.

İkinci Kez Lazer Ameliyatı Yapılabilir Mi?

Ameliyattan sonra + – 0,50 dioptri başarı ve gözlüksüzlük olarak kabul edilir. İlk ameliyattan 6 ay kadar sonra yapılan kontrolde numara kaldığı tespit edilirse ve gözün kornea tabakasının kalınlığı uygun ise tekrar lazer ameliyatı yapılabilir.

Lazer Ameliyatı Sonrası Duş Almak ya da Deniz vb. Girmek Ne Zaman Mümkün Olur?

Enfeksiyondan korunmak için 1 hafta duşu dikkatli almak ve 15 – 20 gün deniz vb. uzak durmak gerekmektedir.

SGK’lı (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı) Hastalar Hastanemizde Nasıl Muayene Olur?

Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamında (SSK/Bağkur/Emekli Sandığı );

Hastanemiz Kalite Standartları kapsamında randevu sistemi ile hizmet vermektedir.

Bu nedenle telefon yoluyla ya da hastanemize gelerek randevu almanız gerekmektedir.

(Randevu alırken ad-soyad, telefon ve sosyal güvence bilgilerinizi vermeniz yeterlidir. Doktorunuzu randevu alırken seçebilirsiniz.)

Muayeneye gelirken getireceğiniz evraklar, randevu alırken hasta danışmanları tarafından size bildirilecektir. ( Lütfen almış olduğunuz randevuya gelirken evraklarınızı eksiksiz olarak getiriniz.)

Doktorunuza muayene olabilmek için giriş katında bulunan Hasta Kayıt bölümüne evraklarınızı bırakınız. Giriş işlemlerinin yapılması için hasta danışmanları tarafından çağrılmayı bekleyiniz. Girişler sistemimizde kayıtlı bulunan randevu sırasına göre yapılmaktadır.

Giriş işlemleriniz tamamlandıktan sonra, beklemeden, hasta danışmanları tarafından ön muayene bölümüne yönlendirileceksiniz.

Ön muayeneniz tamamlandıktan sonra, hemşireler tarafından poliklinik tarafındaki bekleme yerlerine yönlendirileceksiniz.

Hasta kartlarınız poliklinik sekreterlerimiz tarafından ön muayene kısmından alınıp, doktorunuza verilir.

Poliklinik sekreterlerimiz tarafından randevu sırasına göre muayene odasına alınırsınız. Uzman hekim muayenesi tamamlandıktan sonra doktor tarafından reçeteniz hazırlanır.

Muayeneniz tamamlandıktan sonra reçetelerinizi giriş yaptırdığınız hasta kayıt bölümüne giderek,“Randevu-Onay” kısmından onaylatmanız gerekmektedir. Böylece tüm muayene işlemleriniz tamamlanmış olur. Onaylanan reçetelerinizi istediğiniz SGK anlaşmalı eczane ya da gözlükçülerden alabilirsiniz.

Her giriş işlemi sırasında “TC Kimlik Numarası” üzerinden bir protokol numarası alınmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından muayene olduğunuz tarihten itibaren 10 gün içindeki tüm işlemler kontrol olarak belirlenmektedir. Dolayısıyla muayeneden sonraki 10 gün içinde doktor değiştirme hakkınız bulunmamaktadır.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

Özel Hastalar Hastanemizde Nasıl Muayene Olur?

Özel olarak muayene olmak isteyen hastalarımız (hiçbir sosyal güvencesi olmayan veya isteğe bağlı olarak) randevu alması gerekmemektedir. Hasta kayıt bölümüne özel muayene olmak istediklerini belirterek, giriş işlemlerini yaptırabilirler.Muayene yoğunluğundan dolayı 08:00 ile 18:00 saatleri arası www.atamergozmerkezi.com.tr internet adresinden yada 444 6 469 telefondan da istenilen tarih ve saate randevu alıp hastanemize başvuru yapabilir.

Hastanemizde muayene olacak tüm hastaların T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

Bildiğim kadarıyla glokom 40 yaşın üzerinde görülen bir hastalıkmış, doğru mudur?

Hayır, glokom yeni doğan bebek dahil her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Fakat glokomlu hastaların %90’ı, 40 yaşın üzerindedir. Kalan %10’u ise bebekler, çocuklar ve gençlerde görülür.

Erken dönemdeki glokomun teşhisi kolay değil midir ?

Bazen, göz tansiyonu sınır düzeyi civarında ise, görme siniri sağlam görünüyorsa, teşhiste güçlükler olabilir. Bu hastalar, izlemeye alınmalı ve ileri teşhis yöntemlerine ve bazı testlere başvurulmalıdır. Özellikle ailesinde glokomlu olanlar daha dikkatli olunmalıdır.

Glokom krizi nedir, belirtileri nelerdir ?

Glokom krizi, göz tansiyonun birdenbire çok yüksek seviyelere yükselmesidir. Bu durumda hastada, dayanılmayacak derecede şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, gözde kanlanma, bulanık görme, görmenin azalması, ışığın hassasiyeti, bulantı-kusma gibi belirgin belirtiler görülür

Glokomun beslenme ile ilgisi var mıdır ?
Hayır, glokomun beslenme ile yeme-içmeyle doğrudan bir ilgisi bilinmemektedir.
Göz tansiyonu 20 mm civa basıncının altında ise o kişi, kesinlikle glokomlu olamaz mı ?

Hayır, olabilir. Düşük tansiyonlu glokomlu adı verilen bir tür glokom vardır ki bu hastalık da göz tansiyonu 20’nin altında olduğu halde glokomun tüm belirtileri mevcuttur ve tedaviye ihtiyaçları vardır.

Göz tansiyonu nedir, normal düzeyi ne kadardır?

Gözküresinin, göziçi sıvısı tarafından oluşturulan belirli bir basıncı mevcuttur. Buna göziçi basıncı adı verilir. Normal düzeyi 10-20 mm civa basıncı arasındadır. Glokomlu gözlerde bu değer 20 mm civa basıncı üzerine çıkmaktadır.

Göz tansiyonunun teşhisi kolay mıdır ?

Eğer hasta, hastalığın ileri dönemlerinde doktora başvurursa teşhis çok kolaydır. Böyle bir hastada göz tansiyonu 25-30 dolaylarında bulunacak, gözdibi muayenesinde, görme sinirinin tahrip olduğu görülecek ve görme alanında önemli kayıpların oluştuğu görülecektir. Bunlar glokomun çok tipik belirtileridir.

Göz tansiyonunun yükselmemesi için nelere dikkat etmeliyim ?

Eğer gözünüz göz tansiyonunun yükselmesine uygun yapıda ise siz birtakım şeylere dikkat ederek bu yükselmeyi engelleyemezsiniz. Örneğin sizde göz tansiyonu yüksek ise, gözlerinizi hiç yormasanız da, hiç kitap-gazete okumasanız, televizyon izlemeseniz, çok havuç yeseniz(!) de tansiyon düşmeyecektir.

Katarakt ameliyatı olduktan sonra eski görmeme kavuşur muyum ?

Eğer gözde katarakt dışında görmeyi azaltan bir neden yoksa, yani saydam tabaka (Kornea) normal yapıda ise (herhangi bir leke, şekil bozukluğu yoksa) ve sinir tabaka (retina) sağlıklı ise (diabet, hipertansiyon ve göz tansiyonuna veya yaşlılığa bağlı bir zayıflama yoksa) Katarakt ameliyatı yapılan bir göz, eski görmesine kavuşur.

Son zamanlarda gözlerimde bir takım uçuşmalar, kaşıntı ve sulanma hissediyorum; bunlar göz tansiyonu belirtisi olabilir mi ?

Kronik açık açılı glokom adı verilen en sık görülen glokom çeşidinde genellikle belirgin bir belirti yoktur. Yakınlarında glokomlu bir hasta olan kişiler, gözlerinde yorgunluğa bağlı hafif bir ağrı, kanlanma gibi şikayetleri olduğunda hemen bunun glokom (=göz tansiyonu) belirtisi olabileceğini düşünürler. Bu kişilerin şüpheden kurtulmaları için göz muayenesi olup göz tansiyonlarının ölçülmesi doğru olacaktır. Glokomda, bazen gözde hafif ağrılar, günün bazı saatlerinde bulanık görmeler gibi belirtiler görülebilir. Fakat çoğunlukla hiçbir belirti vermez.


GÖZ TANSİYONU (GLOKOM)
Göz tansiyonu nedir?

Glokom, gözün iç basıncının görme sinirine zarar verecek kadar yükseldiği bir göz hastalığıdır. Bu basınç, göz içi sıvısının dolaşımındaki bozukluk sebebiyle ortaya çıkar. Glokom, körlük sebeplerinin başında gelir.

Glokom kimlerde görülür?

Glokom sıklıkla 40 yaş üzerinde görülsede nadiren bebeklerde göz tansiyonu görmekde mümkündür. Ailevi geçişi vardır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte glokom riski artmaktadır. En önemli risk faktörleri aşağıdaki gibidir.

  • Yaş
  • Miyopi
  • Ailede glokom hikayesi
  • Geçirilmiş göz yaralanmaları
Göz tansiyonu nedenleri nelerdir?

Göz sıvısı (hümör aköz) göz içinde üretilir ve gözün akı ile saydam korneanın birleştiği yerin hemen arkasındaki ön kamara açısından drene olur. Bu açı daralır yada tıkanır ise, akım bozulur. Göz sıvısı üretilmeye devam ettikçe basınç artar.

Glokom görmeyi neden tehdit eder?

Görme siniri görme bilgilerini beyne nakleder. Glokom görme sinir liflerini tahrib ederek kör noktalar meydana gelmesine sebep olur. Görme siniri ancak ileri derecede tahrib olduğunda bu kör noktaların farkına varılır. Bu sebeple erken teşhis ve tedavi önemlidir. Tedavi edilmediğinde, glokom görmeye zarar verir. Göz içi basıncının artması gözün gören tabakasını besleyen kan damarlarında daralmaya sebep olabilir. Kanla beslenmenin azalmasıyla görme sinir hücreleri ölür ve görme kaybıyla sonuçlanır. Hastalık ilerledikçe daha fazla sinir hücreleri ölür ve görüş alanı daralır. Kontrol altına alınmazsa bu durum tam körlüğe sebep olabilir.

Göz tansiyonu hastası olduğumu nasıl anlayabilirim?

Genellikle anlayamazsınız. Vakaların çoğunda ilerleme aylar hatta yıllar içinde olur. Bir çok vaka belirti vermez. Siz farkına varmadan yavaş yavaş görmeniz kaybolur. Bazı kişilerde zayıf belirtiler vardır. İlerlemiş göz tansiyonu belirtileri arasında karanlık mekanlarda görme zorluğu, kenarları görememe ve bulanık görme sayılabilir. Işık etrafında hareler, baş ağrısı ve göz ağrısı da olabilir.

Göz tansiyonu nasıl teşhis edilir?

Tonometre denilen cihaz ile göz tansiyonunuz kolay ve ağrısız olarak ölçülür. Doktorunuz ayrıca gözün arkasını muayene ederek görme sinirini inceler. Görme sinirinin fonksiyonunu değerlendirmek için görme alanı tetkiki de gereklidir. Bunun dışında görme sinir tabakasının kalınlığını inceleyen tetkikler de vardır.

Göz tansiyonu tedavisi nasıl yapılır?

Glokom genellikle göz damlaları ile tedavi edilir. İlaç tedavisinin görme sinirini korumadığına karar verilirse Göz Tansiyonu Ameliyatı (glokom ameliyatı) zaman geçirmeden yapılmalıdır.

Glokom tedavisinden sonra görüşümü tekrar kazanır mıyım?

Maalesef glokoma bağlı görme kaybı kalıcıdır ve geri dönmez. Bu sebeple düzenli göz muayenesi çok önem taşır.

Glokom önlenebilir mi?

Hayır, fakat erken teşhis ve tedavi oluşacak görme siniri hasarı ve görme kaybını azaltmanın en iyi yoludur. Eğer ailenizde glokom hikayesi mevcutsa, her yıl mutlaka muayene olmanız yeterlidir.


KATARAKT (FAKO)
Katarakt nedir ve semptomları nelerdir ?

Gözün renkli kısmı irisin arkasındaki bir oluşum olan lensin şeffaflığını kaybetmesidir. Bir fotoğraf makinesindeki mercek gibi, gözün merceği de ışık ışınlarını kırarak görüntünün retinada odaklaşmasını sağlar. Göz merceğinde kesifleşme başlarsa görme azalır. Bulanık görmeye ek olarak kataraktın diğer semptomları parlama, hayalet görüntüler ile çok aydınlık veya çok karanlıkta görmenin azalmasıdır.

Kataraktın nedeni nedir ve nasıl önlenebilir?

ABD gibi gelişmiş ülkelerde katarakt genellikle yaşa bağlı olarak oluşur. Katarakt oluşumuna etki eden diğer faktörler genetik, uzun süreli steroid damla kullanımı veya daha önceden geçirilmiş göz ameliyatı, yaralanması ya da iltihabını içerir. kataraktların ikincil olarak oluşması, bazen kümülatif hayat boyu ultraviole (UV) ışığına maruz kalmaya bağlı olabilir. Buna karşılık ultravioleyi bloke eden gözlük camları kullanımının, katarakt oluşumunu engellediği ya da yavaşlattığı gösterilememiştir. (Diğer yandan ultravioleyi bloke eden gözlük camları kullanımının zararlı olduğunu gösteren bir ispat da yoktur).

Katarakt oluşumunu engelleyen ya da yavaşlatan bir cam kullanımı, ilaç tedavisi, egzersiz ya da perhiz yoktur.

Katarakt ameliyatının ne zaman yapılması önerilir ?

Katarakt cerrahisinin zamanlaması kişinin görme ihtiyaçlarına göre geniş bir dağılım gösterir. Mesleki açıdan çok iyi görme ihtiyacı olan bir kişinin (ör. pilot) katarakt ameliyatı, çok fazla araba kullanmayan veya çok okumayan bir daha yaşlı kişiye göre daha erken bir safhada yapılır. Katarakt cerrahisi, görme günlük ya da mesleki gereksinimleri engelleyecek seviyede azaldığı ve göz doktoru katarakt cerrahisinin görmeyi yeterince artıracağına karar verdiği zaman yapılabilir. Çok erken safhada ameliyat etmek önerilmediği gibi, kataraktın ileri derecelere kadar “olgunlaşmasını” beklemek de doğru değildir. Diğer taraftan kişi ameliyat olmayı istemez ise, cerrahiyi ileriye atmak da göze çoğunlukla zarar vermez.

Katarakt cerrahisi geciktirildiği için kişi kör olabilir mi?

İlerlemiş kataraktlarda görme çok azalmış olmasına rağmen, katarakt cerrahisi uygulandıktan sonra görme geri gelir.

Suni mercek nedir ve neden çoğunlukla önerilir?

Katarakt cerrahi olarak alındıktan sonra, gözde odaklamayı sağlayan doğal mercek kalmamış olur. Bu odaklama göz içi lensi olarak bilinen plastik bir implant konularak sağlanır. Bazen böyle bir implant konulmaz. Bu durumda görme kontakt lensler ya da kalın camlı gözlükler ile düzeltilir. Nadiren katarakt cerrahisi sırasında göz içi lensi yerleştirilemez ise, daha sonraki bir tarihte ikinci bir cerrahi işlem ile yerleştirilebilir.

İmplant nasıl seçilir?

Cerrahınız gözün büyüklüğünü ölçen ve implantın kırıcı gücünü belirleyen Ultrason veya A-scan adı verilen basit ve ağrısız bir test uygular.

Lens implantasyonu sonrası neden gözlük gereklidir?

Katarakt cerrahisi sonrasında, göz tümüyle iyileşene kadar gözün tam ve sonuç gözlük reçetesini belirlemek mümkün değildir. Lens implantasyonu gözün kırıcılığının % 80 ile 90’ını sağlar, bu nedenle ameliyat sonrasında gözlüksüz görme de sıklıkla oldukça iyidir. Ulaşılabilir en iyi görme için ise sıklıkla, optik düzeltmenin ortalama kalınlıklardaki camlar ile yapılması gerekir. Uzak görme ve okuma için en net görmeyi sağlamak için genellikle bifokal gözlükler gerekir. Gözlük reçetesi ameliyattan altı ile sekiz hafta sonra yazılır.

Katarakt cerrahisi hazırlığı olarak neler yapmak gerekmektedir?

Tam bir göz muayenesi yapılır. Göz doktorunuz ameliyat hakkında bilgi verir ve varsa sorularınızı cevaplandırır. Ameliyat olmak istiyorsanız, bir ameliyat tarihi belirlenir ve ultrason testi için gün verilir. Dahiliye doktorunuz ya da aile doktorunuza bir check up için muayene olmanız istenir, ya da yakında yapılmış bir muayenenin sonuçları istenir. Yaşlı hastalarımızdan ayrıca bir EKG ve basit laboratuar tetkikleri isteyebiliriz. Ameliyattan önceki gece, gece yarısından itibaren bir şey yiyip içmemeniz istenecektir. Cerrahi öncesi gece dinlenmek ve iyi uyumakta yarar vardır.

Hangi tip anestezi kullanılır?

Cerrahi normal şartlarda damla anestezisi ile yapılır. Kendinizi daha gevşemiş ve rahat hissedebilmeniz için bir anestezi uzmanı intravenöz olarak (damardan) hafif sedasyon verecektir.

Hastanede kalacak mıyım?

Katarakt cerrahisinin % 98’i ayakta yapılır. Girişten hastaneden ayrılışa kadar tüm işlemler yaklaşık iki saatte tamamlanır.

Ameliyattan hemen sonra neler yaşayacağım?

Sedasyonun etkisi geçtikten sonraki 24 saat boyunca biraz sersemlemiş olacaksınız. Bu nedenle ameliyat günü size eve kadar ve evde eşlik etmek üzere bir akraba ya da arkadaşınıza rica etmeniz uygun olur. Çoğu hasta hiçbir ağrı hissetmez. Eğer rahatsızlık olursa, genellikle hafiftir ve ağrıkesiciler ile kontrol altına alınabilir. Ameliyat sonrası ilk günlerde sıklıkla batma ve hassasiyet olacaktır. Görmeniz ameliyattan sonraki birkaç hafta boyunca bulanık olabilir, arkasından devamlı artacaktır.

Katarakt cerrahisinin başarı oranı nedir?

Görmeyi azaltacak başka bir faktör yok ise, katarakt cerrahisi sonrası görmenin artma olasılığı % 90 ile 99 arasındadır.

Günlük yaşamımda kısıtlamalar olacak mı?

Hafif aktiviteleri hemen yapabilirsiniz. Okuma, televizyon seyretme, uyuma, yürüme ve yemek yemede kısıtlama yoktur. Birinci günden sonra, vücudu zorlamayan orta derecede aktiviteleri yapabilirsiniz. Altıncı haftadan sonra aktif yaşamınıza geri dönebilirsiniz.

Ne zaman çalışmaya başlayabilirim?

İşin tipine göre değişir. Öncelikli olarak bir masa başı işi ise, cerrahiden 3-5 gün sonra işe başlayabilirsiniz. Daha ağır işler için birkaç hafta beklenmelidir.

Katarakt ameliyatından sonra: Ne zaman banyo yapabilirim?

Bir hafta sonra yapabilirsiniz.

Katarakt ameliyatından sonra: Hareketlerime dikkat etmeli miyim?

Gözünüzü ovalamayınız, ani hareket etmeyiniz, darbe almamaya dikkat ediniz.

Katarakt ameliyatından sonra: Kontrole ne zaman gelmem gerekiyor?

Birinci ve üçüncü günlerde kontrole gelmeniz gerekmektedir.

Katarakt ameliyatından sonra: Gözlüklerimi ne zaman alabilirim?

Bir ay sonra ücretli gözlük muayenesine gelmeniz gerekmektedir.

Katarakt ameliyatından sonra: İlaçlarımı ne kadar kullanacağım?

Yaklaşık üç hafta boyunca kullanacağınız ilaçlar sizlere doktorunuz tarafından reçete edilerek anlatılacaktır.

Katarakt ameliyatından sonra: Gözüm ne kadar kapalı kalacak?

Ameliyat olduktan bir gün sonra gözlerinizi açabilirsiniz.

Katarakt ameliyatından sonra: Denize girebilir miyim?

Ameliyattan on beş gün sonra denize girebilirsiniz.

Katarakt ameliyatından sonra: Kaplıcalara gidebilir miyim?

Ameliyattan on beş gün sonra kaplıcalara gidebilirsiniz.

Katarakt hastalığı nasıl teşhis edilir ?

Katarakt genellikle çıplak göz ile görülemez. Bir göz doktoru ilaçla göz bebeğini genişletip özel bir mikroskop ile muayene ederek kataraktın olup olmadığına karar verir.


KONTAKT LENS
Lens kullanmanın gözlük kullanmaya göre üstünlükleri var mı?
  • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
  • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
  • Buğulanma yapmaz.
  • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
Neden lensler ile görüşüm ilk günlerdeki gibi değil?

Lenslerinizin (aylık yada yıllık) kullanım süresini geçirdiyseniz, lenslerin optik düzenlemelerinde bozulma oluştuğundan lens ile görüş iyi olmayacaktır. Gelişim çağında iseniz gözlerinizin numarasında artış olabilir. Lensin kendisinde; madde, protein birikimi gibi lensin yapısını bozan bir durum oluşmuş olabilir.

Lenslerimi gece çıkarmadan kullanmamın sakıncası var mı?

Lensin göz üzerinde oturduğu tabaka, beslenmesini havadaki oksijenden sağlamaktadır. Lens kullanımı oksijenin bir kısmının göze geçişimini engellemektedir. Gündüz saatlerinde bundan rahatsız olmayan göz uyuma sırasında,kapakların kapalı olması nedeniyle daha az oksijen alacağı için, lensin gece de gözde kalması, kısa bir süre sonra gözlerde lense karşı tahammülsüzlük ve kızarıklıklar oluşturacaktır.

Lensimi çıkartırken gözüme yapışması ve hareket etmemesi durumunda ne yapmalıyım?

Doktorunuzun önerdiği kaydırıcı ve nemlendirici bir solüsyon damlatarak lensin hareketliliğini sağlayıp sonra çıkartmalısınız.

Lensimi taktıktan sonra gözlerimde kızarıklık ve sulanma oluyor. Ne yapmalıyım?

Lenslerinizi çıkartın. Şikayetleriniz geçiyorsa lenslerinizde hasarlanma kir ve yabancı cisim olup olmadığını kontrol edin. Böyle bir durumda bu lensi atıp yeni bir lens takınız. Yeni lens ile de sorunlarınız devam ediyorsa lensi çıkarıp doktorunuza müracaat ediniz.

Lenslerim gözümde çok hareket ediyorlar. Bu normal midir?

Göze iyi uygulanmış bir lens gözde ne çok hareket etmelidir ne de tamamen hareketsiz olmalıdır. Uygulama hatası olabilir. Doktorunuza müracaat ediniz.

Kontakt lensler rahat değil midir?

Günümüzde kontakt lensler son derece yumuşak, ince ve esnektir – bundan daha da önemlisi nemliliklerini koruyabilmektedirler. Kontakt lensin yapıldığı materyal ve tasarımı lensin gözünüze mükemmel uyum sağlamasına olanak tanır. Aslında kontakt lenslerinizin sağlayacağı rahatlık sayesinde, gözünüzde hiç kontakt lens yokmuş gibi hissedersiniz.

Kontakt lensler zaman zaman enfeksiyonlara yol açar mı?

Kontakt lenslerin kendileri enfeksiyon oluşturmaz. Enfeksiyonları başlatan, kirli bir kontakt lensin yüzeyindeki mikroplardır. Gerekli hijyen kurallarına uyulmaması yada lensin uygun koşullarda kullanılmaması bu tür sorunlara yol açabilmektedir. Göz doktorunuzun talimatlarına uyar ve lenslerinizin bakımını düzenli olarak yaparsanız lens kullanmanın rahatlığına herhangi aksaklıkla karşılaşmadan devam edebilirsiniz.

Kontakt lensler sağlıksız mıdır?

Kontakt lenslerin yapıldığı materyaller biyolojik olarak uyumludur, en üst düzey rahatlık için gözünüzün şekline uyacak bir tasarım ile üretilirler.

Kontakt lensler gözlerimin nefes almasını engellerler mi?

Sağlıklı gözler için belli miktarda oksijenin gözün ön penceresi durumundaki korneaya ulaşması gerekir. Dolayısıyla havadaki oksijenin kontakt lenslerinizden geçmesi gerekir, kontakt lenslerinizde yapıldığı materyaller sayesinde bunu en sağlıklı şekilde karşılayabilmektedir.

Kontakt lensim gözümün arkasına sıkışabilir mi?

Hayır, bir kontakt lensin gözün arkasına sıkışması mümkün değildir. Kontakt lens, sadece gözün ön bölümünde ya da yerinden oynaması durumunda göz kapağının altında durabilir.

Eğer çok hızlı hareket edersem lensler gözlerimden düşebilir mi?

Modern dizaynları sayesinde, doğru takıldığı takdirde, yumuşak kontakt lenslerin gözden düşmesi neredeyse imkansızdır. Bu nedenle kontakt lens kullanırken her tür sporu yapabilirsiniz. Kontakt lensin gözün üzerinde durması, lensin çapına bağlıdır. “Sert” kontakt lensler, çapları daha küçük olduğu için yerinden oynamaya daha yatkın olsalar da, yumuşak kontakt lenslerin gözden düşmesi mümkün değildir. Bu durum nadiren gözün aşırı ovalanması sonucu ortaya çıkabilir.

Kontakt lenslerin temizlenmesi çok uzun zaman alır mı?

Lenslerinizi mikroplardan arındırmanın ve temizlemenin en iyi yolu lensleri ovalayarak temizledikten sonra gece boyunca solüsyonun içinde bekletmektir. Ayrıca, her zaman kontakt lens bakım solüsyonunun üzerinde yazan talimatlara uyun.

Lens kullanırken makyaj yapabilir miyim?

Yapabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey işlemleri uygun sırayla gerçekleştirmeniz: Konktakt lensleri makyaj yapmadan önce takın ve makyajınızı silmeden önce çıkarın. Ayrıca saç spreyi gibi püskürtmeli maddeler kullanacağınız zaman, spreyin lenslerinizin üzerine yapışmasını önlemek için gözlerinizi her zaman kapalı tutmayı unutmayın.

Kozmetik kontakt lenslerin göz doktoru tarafından uygulanmasına gerek var mıdır?

Renkli kontakt lenslerin numaralı ve numarasız olanları mevcuttur. Numarasız da olsalar renkli kontakt lensler de medikal cihazlar kategorisine girdiğinden bir göz doktoru tarafında uygulanmalı ve reçete edilmelidir.

Tüm kontakt lensler aşağı yukarı birbirinin aynısı mıdır?

Bu doğru değildir. Aslında kontakt lensler arasında pek çok farklılık vardır – farklı tasarımlar, farklı materyaller. Bunu yanı sıra, kontakt lensler kullanım sürelerine de sahiptirler. Gün boyunca kullanılan kontakt lensler, gece boyunca uyurken de takılabilen kontakt lensler ve her gün değiştirilen günlük kullan-at kontakt lensler diye farklılık gösterirler.

Kontakt lenslerin sağlayacağı görme, gözlüğe göre daha net olur mu?

Kontakt lensler doğrudan kornea üzerine yerleşir ve bu nedenle görmeyi, gözlükteki gibi gözden 1-2 cm uzakta değil, doğrudan gözün üzerinde düzeltirler. Bu nedenle, kontakt lensler gözlüklere göre daha iyi görme sağlarlar.

Astigmatım varsa kontakt lens kullanabilir miyim?

Astigmatizm artık kontakt lens kullanımı için engel değildir ve siz de kontakt lenslerin sağladığı tüm özgürlüğün keyfini çıkarabilirsiniz.

Kontakt Lens kullanıcısıyım, yakını okumak için gözlüğe ihtiyaç duyar mıyım?

Okurken fazladan yardım için okuma gözlüğüne ihtiyaç duymaya presbiyopi adı verilir. Presbiyopiyi kontakt lenslerle düzeltmenin çeşitli yoları vardır. Bunlardan biri “monovizyon” olarak adlandırılan tekniktir. Bu teknikte, göz doktorunuz görmenizi düzeltmek için her iki gözde farklı lensler kullanacaktır. Bunu yanı sıra, presbiyopik hastalar için “bifocal” ya da “multifocal” olarak adlandırılan özel kontakt lensler bulunmaktadır.

Kontakt Lens kullanmak için yaş sınırı var mıdır?

Kontakt lens kullanımı için yaş sınırı yoktur, çocuklar da yetişkinler gibi lens kullanabilirler. Araştırmalar, göz kusuru bulunan çocukların 8 yaşından itibaren kontakt lens kullanımı ve bakımı için gerekli beceri ve duyarlılığa sahip olduklaırnı göstermektedir. Her yaştaki insan kontakt lensin sağladığı faydalardan yararlanabilir. Yaşı ilerleyen çok sayıda kişi uzak ve yakın görmeyi aynı anda düzelten kontakt lensleri kullanmaktadırlar.


DOKTORUNUZA SORUN

Aşağıdaki formu doldurarak doktorunuza istediğiniz soruyu sorabilirsiniz. İletişim bilgilerinizden cevabınızı size en kısa sürede ulaştıracağız.

    * işaretli alanların doldurulması zorunludur.
    Gizlilik Politikası ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Aydınlatma Metni'ni okuduğumu ve bu kapsamda Atamer Göz Merkezi'nin kişisel verilerimi işlemesini kabul ediyorum.
    HASTA REHBERİ

    İnsan, sadece insan olmasından dolayı bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır.

    • Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.
    • Her türlü sağlık hizmetine ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumuyla ilgili her türlü bilgiyi sözlü ve ya yazılı isteme hakkı vardır.
    • Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.
    • Tedaviyi reddetmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.
    • Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güleryüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş sağlık hakkı almaya hakkı vardır.
    • Sağlık tesislerince belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye, mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır.
    Hasta Hakları
    • Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda yeterince bilgilendirilecektir.
    • Hastanın modern teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisi konulacak, hasta isteğine bağlı olarak tedavisi ve bakımı eksiksiz yapılacaktır.
    • Personel, hastanın durumu ile ilgili gereken tıbbi özeni gösterecektir.
    • Hasta; sağlık durumu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, varsa alternatif tıbbi müdahale usulleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçları, hastalığın seyri ve neticeleri konusunda eksiksiz bilgilendirilecektir.
    • Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilecektir. Mahremiyete saygı gösterilmesi ile;
      a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmeler gizlilik içerisinde yürütülecektir.
      b) Muayene, teşhis, tedavi ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemler makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilecektir.
      c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilecektir.
      d) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmeyecektir.
    • Verilen sağlık hizmeti neticesinde edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanmayacaktır.
    • Hastalar, dosyasında bulunan kayıt ve bilgileri doğrudan veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilecek veya bir kopyasını alabilecektir. Kopya elektronik ortamda CD, DVD üzerinde kimlik ve doğruluk kontrolleri yapılarak bilgisayar ortamında okunaklı olacak şekilde verilecektir.
    • Hasta dosyasının kopyası elektronik ortamdan alınacak çıktılar ve kağıt dosyaların bir örneği alınarak ta verilebilecektir.
    • Hastaların talep ettikleri kayıtlarda herhangi bir kayıt eksikliği yada tanımlama hatası varsa veya hasta açıklama talep ederse hasta dosyası Başhekim tarafından incelenecek, hastaya gerekli açıklamada bulunulacaktır.
    • Hasta ile ilgili tüm tıbbi bilgiler hekim ve bakımı yapan hemşire tarafından hastaya veya yakınına anlatılarak durumu hakkında bilgi verilecektir.
    • Yasal konular dışında, hasta sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine, yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir. Hasta isteğine uygun davranılacaktır.
    • Hastaların sağlık durumu hakkında verilecek bilgilerin kendisini etkileyeceğini düşünüyor ise bu konuda kendisine ve ailesine bilgi verilmemesini isteme hakkına sahiptir. Bu durum hasta bilgilendirme formuna kaydedilecektir.
    • Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası alınacak, hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınacaktır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmayacaktır.
    • Hasta doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğunu almak kaydıyla; kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddedebilir veya durdurulmasını isteyebilir. Hastanın isteğine göre hareket edilecektir.
    • Hastaların, yakınlarının ve ziyaretçilerin güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri alınacaktır.
    • Hastanenin imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınmış, uygun mekan belirlenmiştir. Bu mekan dini vecibelerini yerine getirmek isteyen hastalara gösterilecektir.
    • Hastaya, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetleri verilecektir.
    • Görevli bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güler yüzlü, şefkatli ve nazik şekilde davranacaktır.
    • Hizmetin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri söz konusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgiler verilecektir.
    • İnsan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartlar sağlanacak, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin ber tarafı sürekli sağlanacaktır.

    Hasta Rehberi > Hasta Hakları bölümüne git »
    Hasta Hakları Yönetmeliği

    HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler

    Amaç

    Madde 1- Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen “hasta hakları”nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin “hasta hakları”ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.

    Kapsam

    Madde 2- Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar.

    Hukuki Dayanak

    Madde 3- (Değişik:RG-8/5/2014-28993)

    Bu Yönetmelik; 15/5/1987 tarihli ve 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa ve 11/10/2011 tarihli ve 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 nci ve 40 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

    Tanımlar

    Madde 4- Bu Yönetmelik’te geçen deyimlerden;

    a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığı’nı,
    b) Hasta: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimseyi,
    c) Personel: Hizmetin, resmi veya özel sağlık kurumlarında ve kuruluşlarında veya serbest olarak sunulmasına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verilmesine iştirak eden bütün sağlık meslekleri mensuplarını ve sağlık meslekleri mensubu olmasa bile sağlık hizmetinin verilmesine sorumlu olarak iştirak eden kimseleri,
    d)(Değişik:RG-8/5/2014-28994)Sağlık kurum ve kuruluşu: Sağlık hizmeti verilen kamu veya özel bütün kurum ve kuruluşları ile tababet icra edilen bütün yerleri,
    e) Hasta hakları: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası andlaşmalar, kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını,
    f)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Yeterlik: Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan onay verenin önerilen tıbbi müdahalede karşılaşabileceği ya da reddettiğinde doğabilecek sonuçları makul bir şekilde anlama ve değerlendirme yeteneğine sahip olma halini,
    g)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Tıbbi müdahale: Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan, sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi için ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fizikî ve ruhî girişimi,
    ğ) (Ek:RG-8/5/2014-28994) Bilgilendirme: Yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini,

    h)(Ek:RG-8/5/2014-28994)Rıza: Kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini,
    ifade eder.

    İlkeler

    Madde 5- Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması şarttır:

    a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.
    b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.
    c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.
    d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.
    e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.
    f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma Hakkı

    Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma

    Madde 6- Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.

    Bilgi İsteme

    Madde 7- Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteyebilir. Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve imkanın neler olduğunu ve müracaat edilen kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma usulüne öğrenme haklarını da kapsar.

    Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastayı birinci fıkra uyarınca bilgilendirmek için yeterli teknik donanımı haiz birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve ehliyete sahip personeli daimi olarak istihdam etmek ve hastanın ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmesini temin etmek üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.

    Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme

    Madde 8- Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.

    Mevzuat ile belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartı ile hasta sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak, kuruluşu değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması ve hayati tehlike bakımından sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır.

    Acil vak’alar dışında, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup da mevzuatın öngördüğü sevk zincirine uymayanlar aradaki ücret farkını kendileri karşılar.

    Hastanın sağlık kuruluşunda kalmasında tıbben fayda bulunmayan veya bir başka sağlık kuruluşuna nakli gerekli olan hallerde, durum hastaya veya 15 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilere açıklanır. Nakilden önce, gereken bilgiler nakil talebinde bulunulan veya tıbben uygun görülen sağlık kuruluşuna, sevkeden kuruluş veya mevzuatla belirlenen yetkililerce verilir. Her iki durumda da hizmetin aksamadan ve kesintisiz olarak verilmesi esastır.

    Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme

    Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir.

    Mevzuat ile belirlenmiş usüllere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır.

    Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır.

    Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme

    Madde 10- Sağlık kuruluşunun hizmet verme imkanlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.

    Acil ve adli vak’alar ile yaşlılar ve özürlüler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

    Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım

    Madde 11- Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

    Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.

    Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı

    Madde 12- Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.

    Ötenazi Yasağı

    Madde 13- Ötenazi yasaktır.

    Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin hayatına son verilemez.

    Tıbbi Özen Gösterilmesi

    Madde 14- Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    Sağlık Durumu İle İlgili Bilgi Alma Hakkı

    Bilgilendirmenin Kapsamı

    Madde 15- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

    Hastaya;

    a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
    b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
    c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
    ç) Muhtemel komplikasyonları,

    d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
    e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
    f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
    g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği,
    hususlarında bilgi verilir.

    Kayıtları İnceleme

    Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

    Kayıtların Düzeltilmesini İsteme

    Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir.

    Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.

    Bilgi Vermenin Usulü

    Madde 18- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

    Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir.

    Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir.

    Hastanın kendisinin bilgilendirilmesi esastır. Hastanın kendisi yerine bir başkasının bilgilendirilmesini talep etmesi halinde, bu talep kişinin imzası ile yazılı olarak kayıt altına alınmak kaydıyla sadece bilgilendirilmesi istenilen kişilere bilgi verilir.

    Hasta, aynı şikayeti ile ilgili olarak bir başka hekimden de sağlık durumu hakkında ikinci bir görüş almayı talep edebilir.

    Acil durumlar dışında, bilgilendirme hastaya makul süre tanınarak yapılır.

    Bilgilendirme uygun ortamda ve hastanın mahremiyeti korunarak yapılır.

    Hastanın talebi halinde yapılacak işlemin bedeline ilişkin bilgiler sağlık hizmet sunucusunun ilgili birimleri tarafından verilir.

    Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller

    Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

    Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

    Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.

    Bilgi Verilmesini Yasaklama

    Madde 20- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

    İlgili mevzuat hükümleri ve/veya yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır. Hasta, bilgi verilmemesi talebini istediği zaman değiştirebilir ve bilgi verilmesini talep edebilir.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    Hasta Haklarının Korunması

    Mahremiyete Saygı Gösterilmesi

    Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

    Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;

    a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
    b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
    c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
    d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
    e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
    f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.
    Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.

    Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.

    Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama

    Madde 22- Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.

    Bir suç işlediği veya buna iştirak ettiği şüphesi altında bulunan kişinin işlediği suçun muhtemel delillerinin, kendisinin veya mağdurun vücudunda olduğu düşünülen hallerde; bu delillerin ortaya çıkarılması için sanığın veya mağdurun tıbbi ameliyeye tabi tutulması, hakimin kararına bağlıdır.

    Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu ameliye, cumhuriyet savcısının talebi üzerine yapılabilir.

    Bilgilerin Gizli Tutulması

    Madde 23- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

    Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

    Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

    Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.

    BEŞİNCİ BÖLÜM

    Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası

    Hastanın Rızası ve İzin

    Madde 24- (Değişik:RG-8/5/2014-28994)

    Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.

    Kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hallerde dahi, anlatılanları anlayabilecekleri ölçüde, küçük veya kısıtlı olan hastanın dinlenmesi suretiyle mümkün olduğu kadar bilgilendirme sürecine ve tedavisi ile ilgili alınacak kararlara katılımı sağlanır.

    Sağlık kurum ve kuruluşları tarafından engellilerin durumuna uygun bilgilendirme yapılmasına ve rıza alınmasına yönelik gerekli tedbirler alınır.

    Kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hallerde, müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, velayet ve vesayet altındaki hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilmesi; Türk Medeni Kanununun 346 ncı ve 487 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.

    Tıbbi müdahale sırasında isteğini açıklayabilecek durumda bulunmayan bir hastanın, tıbbî müdahale ile ilgili olarak önceden açıklamış olduğu istekleri göz önüne alınır.

    Yeterliğin zaman zaman kaybedildiği tekrarlayıcı hastalıklarda, hastadan yeterliği olduğu dönemde onu kaybettiği dönemlere ilişkin yapılacak tıbbi müdahale için rıza vermesi istenebilir.

    Hastanın rızasının alınamadığı hayati tehlikesinin bulunduğu ve bilincinin kapalı olduğu acil durumlar ile hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açacak durumun varlığı halinde, hastaya tıbbi müdahalede bulunmak rızaya bağlı değildir. Bu durumda hastaya gerekli tıbbi müdahale yapılarak durum kayıt altına alınır. Ancak bu durumda, mümkünse hastanın orada bulunan yakını veya kanuni temsilcisi; mümkün olmadığı takdirde de tıbbi müdahale sonrasında hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilir. Ancak hastanın bilinci açıldıktan sonraki tıbbi müdahaleler için hastanın yeterliği ve ifade edebilme gücüne bağlı olarak rıza işlemlerine başvurulur.

    Sağlık kurum ve kuruluşlarında yatarak tedavisi tamamlanan hastaya, genel sağlık durumu, ilaçları, kontrol tarihleri diyet ve sonrasında neler yapması gerektiği gibi bilgileri içeren taburcu sonrası tedavi planı sağlık meslek mensubu tarafından sözel olarak anlatılır. Daha sonra bu tedavi planının yer aldığı epikrizin bir nüshası hastaya verilir.

    Tedaviyi Reddetme ve Durdurma

    Madde 25- Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. Bu halde, tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçların hastaya veya kanuni temsilcilerine veyahut yakınlarına anlatılması ve bunu gösteren yazılı belge alınması gerekir.

    Bu hakkın kullanılması, hastanın sağlık kuruluşuna tekrar müracaatında hasta aleyhine kullanılamaz.

    Rıza Formu

    Madde 26- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

    Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşunca 15 inci maddedeki bilgileri içeren rıza formu hazırlanır. Rıza formunda yer alan bilgiler; sözlü olarak hastaya aktarılarak rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır. Rıza formu iki nüsha olarak imza altına alınır ve bir nüshası hastanın dosyasına konulur, diğeri ise hastaya veya kanuni temsilcisine verilir. Acil durumlarda tıbbi müdahalenin hasta tarafından kabul edilmemesi durumunda, bu beyan imzalı olarak alınır, imzadan imtina etmesi halinde durum tutanak altına alınır. Rıza formu bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır. Verilen bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur. Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir.

    Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması

    Madde 27- Klinik veya laboratuar muayeneleri sonucunda bilinen klasik tedavi metodlarının hastaya fayda vermeyeceğinin sabit olması ve daha evvel deney hayvanları üzerinde kafi derecede tecrübe edilmek suretiyle faydalı tesirlerinin anlaşılması ve hastanın rızasının bulunması şartları birlikte mevcut olduğunda, bilinen klasik tedavi metodları yerine başka bir tedavi usulü uygulanabilir. Ayrıca, bilinen klasik tedavi metodu dışındaki bir metodun uygulanabilmesi için, hastaya faydalı olacağının ve bu tedavinin bilinen klasik tedavi usullerinden daha elverişsiz sonuç vermeyeceğinin muhtemel olması da şarttır.

    Evvelce tecrübe edilmemiş bir tıbbi tedavi ve müdahale usulü, ancak zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi halinde yapılabilir.

    Altıncı Bölüm’de yer alan hükümler saklıdır.

    Rızanın Şekli ve Geçerliliği

    Madde 28- Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında, rıza herhangi bir şekle bağlı değildir.

    Hukuka ve ahlaka aykırı olarak alınan rıza hükümsüzdür ve bu şekilde alınan rızaya dayanılarak müdahalede bulunulamaz.

    Organ ve Doku Alınmasında Rıza

    Madde 29- 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlardan organ ve doku alınamaz. Bu şartları tamam olanlardan teşhis, tedavi ve bilimsel amaçlar ile organ veya doku alınması, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına tabidir. Ölüden organ ve doku alınma şartı ve cesetlerin bilimsel araştırma için muhafazası hususunda 2238 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi hükümleri saklıdır.

    Aile Planlanması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi

    Madde 30- İlgilinin rızası mevcut olsun veya olmasın, Bakanlık tarafından tespit edilmiş olanlar dışındaki ilaç ve araçlar aile planlaması hizmetlerinde kullanılamaz.

    Gebeliğin sona erdirilmesi, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile öngörülen şartlara tabidir.

    Sterilizasyon ve gebeliğin sona erdirilmesi hallerinde, hastanın rızası ile evli ise eşinin de rızası gereklidir.

    Rızanın Kapsamı ve Aranmayacağı Haller

    Madde 31- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)

    Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.

    Hastanın verdiği rıza, tıbbi müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı olan ve zorunlu sayılabilecek rutin işlemleri de kapsar.

    Tıbbi müdahale, hasta tarafından verilen rızanın sınırları içerisinde olması gerekir.

    Hastaya tıbbi müdahalede bulunulurken yapılan işlemin genişletilmesi gereği doğduğunda müdahale genişletilmediği takdirde hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açabilecek tıbbi zaruret hâlinde rıza aranmaksızın tıbbi müdahale genişletilebilir.

    ALTINCI BÖLÜM

    Tıbbi Araştırmalar

    Tıbbi Araştırmalarda Rıza

    Madde 32- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz.

    Tıbbi araştırmalardan beklenen tıbbi fayda ve toplum menfaati, üzerinde araştırma yapılmasına rıza gösteren gönüllünün hayatından ve vücut bütünlüğünün korunmasından üstün tutulamaz.

    Tıbbi araştırmalar, sadece, mevzuata göre araştırmada bulunmayan yetkili ve yeterli tıbbi bilgi ve tecrübeyi haiz olan personel tarafından, mevzuat ile belirlenmiş bulunan yerlerde yürütülür.

    Gönüllünün tıbbi araştırmaya rıza göstermiş olması, bu araştırmada görev alan personelin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

    Gönüllünün Korunması ve Bilgilendirilmesi

    Madde 33- Araştırmalarda, gönüllünün sağlığına ve diğer kişilik haklarına zarar verilmemesi için gereken bütün tedbirler alınır. Araştırmanın gönüllüye vereceği muhtemel zararlar önceden tespit edilemediği takdirde; gönüllü, rızası bulunsa dahi, araştırma konusu yapılamaz.

    Gönüllü; araştırmanın maksadı, usulü, muhtemel faydaları ve zararları ve araştırmaya iştirak etmekten vazgeçebileceği ve araştırmanın her safhasında başlangıçta verdiği rızayı geri alabileceği hususlarında, önceden yeterince bilgilendirilir.

    Rıza Alınmasının Usülü ve Şekli

    Madde 34- Tıbbi araştırma hakkında yeterince bilgilendirilmiş olan gönüllünün rızasının maddi veya manevi hiçbir baskı altında olmaksızın, tamamen serbest iradesine dayanılarak alınmasına azami ihtimam gösterilir.

    Tıbbi araştırmalarda rıza yazılı şekil şartına tabidir.

    Küçüklerin ve Mümeyyiz Olmayanların Durumu

    Madde 35- Reşit ve mümeyyiz olmayanlara, kendilerine faydası olmadan, sırf tıbbi araştırma amacı güden tıbbi müdahaleler hiçbir surette tatbik edilemez. Faydaları bulunması şartı ile reşit ve mümeyyiz olmayanlar üzerinde tıbbi araştırma yapılması, velilerinin veya vasilerinin rızasına bağlıdır.

    Kanuni temsilci tarafından muvafakat verilmeyen hallerde, 24 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

    İlaç ve Terkiplerin Araştırma Amacıyla Kullanımı

    Madde 36- Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alınmış olsa dahi, sırf tıbbi araştırma amacı ile hasta üzerinde kendi rızası ve Bakanlığın izni bulunmaksızın hiçbir ilaç ve terkip kullanılamaz.

    İlaç ve terkiplerin tıbbi araştırmada kullanımı, 29/11/1993 tarihli ve 21480 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabidir.

    YEDİNCİ BÖLÜM

    Diğer Haklar

    Güvenliğin Sağlanması

    Madde 37- Herkesin, sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu istemek hakları vardır.

    Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastaların ve ziyaretçi ve refakatçi gibi yakınlarının can ve mal güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

    Tutuklu ve hükümlerin sağlık kurum ve kuruluşlarında muhafazaları ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklıdır.

    Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma

    Madde 38- Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır.

    Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiç bir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir.

    İfadeye muktedir olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır.

    Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kuruluşunun çalışma usul ve esaslarını gösteren mevzuatta ayrıca düzenlenir.

    İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret

    Madde 39- Hasta, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir.

    Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güleryüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır.

    Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri sözkonusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir.

    Sağlık kurum ve kuruluşlarında, insan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartların sağlanması, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin bertaraf edilmesi esastır. Gerektiğinde, bu hususlar hasta tarafından talep konusu yapılabilir.

    Hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükunlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır.

    Refakatçi Bulundurma

    Madde 40- Muayene ve tedavi sırasında hastaya yardımcı olmak üzere; mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu olan tabibin uygun görmesine bağlı olarak, refakatçi bulundurulması istenebilir.

    Bu hakkın nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kurum ve kuruluşunun çalışma usül ve esaslarını gösteren mevzuata ayrıca düzenlenir.

    Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi

    Madde 41- Hastalar, aşağıdaki hallerde sağlık hizmetlerinden bulundukları yerlerde de faydalanabilirler:

    a) Koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesinde,
    b) Tıbbi sebeplerden dolayı sağlık kuruluşuna bizzat gidilemeyen veya götürülemeyen hallerde,
    c) Tabii afetler gibi olağanüstü hallerde.
    Hizmetin sağlık kuruluşu dışında verilmesi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenir.

    SEKİZİNCİ BÖLÜM

    Sorumluluk ve Hukuki Korunma Yolları

    Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı

    Madde 42- Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.

    Hastanın Uyması Gereken Kurallar

    Madde 42/A – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

    Hasta sağlık hizmeti alırken aşağıdaki kurallara uyar:

    a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.
    b) Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verir.
    c) Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeli ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunur.
    ç) Randevu tarih ve saatine uyar ve değişiklikleri ilgili yere bildirir.

    d) İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir.
    e) Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz.
    f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında(Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927) hasta hakları biriminebaşvurur.


    Hasta Hakları Birimleri (2) Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim

    Madde 42/B – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

    Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde (Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927) hasta hakları birimleri oluşturulur.

    İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, askeri hastaneler ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.

    Kurul, başkan dahil aşağıdaki üyelerden oluşur. İl sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi Kurulun başkanıdır.

    Diğer üyeler şunlardır: şikayet edilen personelin varsa bir işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi (üniversite rektörlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği), özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş.(1)

    Birden fazla hasta hakları derneğinin veya tüketici derneğinin başvurması durumunda, dernek temsilcisi il sağlık müdürlüğünce kura yoluyla belirlenir.

    İl sağlık müdürlüğü ihtiyaç halinde birden fazla kurul oluşturabilir.

    Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak sertifikalı eğitimler 4/2/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine tabidir.

    Kurulun Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları

    Madde 42/C – (Ek:RG-8/5/2014-28994)

    Kurulun görevleri ile çalışma usul ve esasları şunlardır;

    a) Kurul, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları değerlendirir.
    b) Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranış sebebiyle kurul tarafından verilen ihlal kararları, ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir. Son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.
    c) Kurul, gerek görürse hasta hakları ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceler ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verir. Sağlık kurum ve kuruluşu belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alır, girişimlerde bulunur ve yapılan işlem hakkında kurulu bilgilendirir.
    ç) (Mülga Cümle:RG-23/12/2016-29927) (…) Sekretarya hizmetleri il sağlık müdürlüğü hasta hakları koordinatörlüğünce yürütülür.

    d) Kurul, başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde başvuru hakkında karar verir.
    e) Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar alır. Karara itirazı olan üyelerin karşı oy gerekçeleri, kararın altına özet olarak yazılır.
    f) Kararlar, üyeler tarafından imzalanarak dosyalanır. Kararlar ilgili sağlık kurum ve kuruluşu ile başvurana bildirilir.
    g)(Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927)Hasta hakları birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemez. Bilgi ve dosyalar resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verilir. Kurul üyeleri gizliliğe riayet etmekle yükümlüdür.
    ğ) Kurul gerek gördüğünde ilgilileri kurula davet edebilir.

    h) Sivil toplum temsilcisi ve sendika temsilcisi olan üyelerin görev süresi takvim yılıdır. Komisyon üyelerinin görev süresi iki yıldır. Süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir. Kurul toplantılarına mazeretsiz olarak üst üste üç defa katılmayan üyenin üyeliği sona erer ve bu kişiler üç yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez. Herhangi bir sebeple boşalan üyelik için kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir.
    ı) Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez.

    İl sağlık müdürlüğünce bu Yönetmelik uygulamalarına aykırı davranışı tespit edilen kurul üyelerinin üyeliğine son verilir ve bunlar beş yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez.

    Hasta hakları kurulu kararlarının özeti, şikayet edilen kişi isimlerine yer verilmeksizin il sağlık müdürlüğünün internet sayfasında duyurulur.

    Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Sorumluluğu

    Madde 43- Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir.

    Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde;

    a) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12 nci maddesine göre; hakkın bir idari işlem dolayısı ile ihlal edilmesi halinde ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilirler.
    b) Aynı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat olarak istenilen tazminat miktarı ayrı ayrı gösterilerek idareye müracaat edilmesi ve talebin açıkça veya zımnen reddi halinde kanuni süresi içinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekir.

    Devlet Memuru veya Diğer Kamu Görevlisi Personelin Sorumluluğu

    Madde 44- Bu Yönetmelik’te gösterilmiş olan hasta haklarının fiilen kullanılmasına mani olan veya bu hakları başka şekilde ihlal eden personelin, cezai, mali ve inzibati sorumluluklarının tamamı veya bunlardan bir kısmı doğabilir.

    Birinci fıkrada belirtilen sorumluluklar haricinde, ihlalin durumuna göre, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş tarafından personel hakkında uygulanacak idari tedbir ve müeyyideler saklıdır.

    Kamu Personelinin Sorumluluğunu Tespit Usulü

    Madde 45- Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve halleri, şikayet halinde veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirilir.

    Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler

    Madde 46- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

    a) Kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edilir.
    b) Hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosya cumhuriyet başsavcılığı’na gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanır.
    c) Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13 üncü maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğu doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemez. Dava, 43 üncü maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu personelin hukuki sorumluluğunun doğması, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlıdır.
    Kamu görevlisi personelin verdiği zarar, mahkeme kararı üzerine idare tarafından tazmin edildikten sonra, müsebbibi olan sorumlu personele rücu edilir.

    d) Kamu görevlisi personelin mesleklerini resmi görevleri dışında serbest olarak icra etmekte iken işledikleri fiillerden dolayı haklarında 47 nci maddeye göre işlem yapılır.

    Kamu Görevlisi Olmayan Personelin Sorumluluğu

    Madde 47- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi olmayan personel tarafından herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

    a) Kamu görevlisi olmayan personel; hakları ihlal edilen hastanın doğrudan vaki olacak şikayeti üzerine veya bu fiillerin başka şekilde tespiti halinde Bakanlık veya başka kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bildirim üzerine, bunların özel kanunlara göre kurulmuş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanlarınca disiplin cezaları ile cezalandırılabilir.
    b) Kamu görevlisi olmayan personelin hasta haklarını ihlallerinden doğan hukuki sorumlulukları, genel hükümlere göre doğrudan doğruya kendilerine veya bunları çalıştıran kurum ve kuruluşlara karşı veya hem kendilerine ve hem de çalıştıranlara karşı birlikte dava açılarak ileri sürülebilir.
    c) Kamu görevlisi olmayan personel hakkında, ceza hukukuna göre suç teşkil eden fiilleri sebebiyle cezai müeyyideler tatbik edilmesi, genel hükümlere göre doğrudan doğruya cumhuriyet savcılıklarına yapılacak ihbar veya şikayet yoluyla gerçekleştirilebilir.

    DOKUZUNCU BÖLÜM

    Son Hükümler

    Kurum ve Kuruluş Yetkililerinin Görevi

    Madde 48- Sağlık kurum ve kuruluşlarının yetkilileri; bu Yönetmelik’te ve diğer mevzuatta belirtilen hasta haklarının lafzına ve ruhuna uygun olarak kullanılabilmesine yardımcı olmak amacı ile bu Yönetmelik’te gösterilen “hasta hakları”nı bir liste, tabela veya broşür haline getirerek, bunları sağlık kurum ve kuruluşunun, hastalar, personel ve ziyaretçiler tarafından kolayca ulaşılıp okunabilecek uygun yerlerinde bulundurmak da dahil olmak üzere, gereken bütün tedbirleri almakla mükellef ve yetkilidir.

    Saklı Olan Hükümler

    Madde 49- Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması maksatları ve kanun hükümleri ile getirilen özel düzenlemeler ve sınırlamalar saklıdır.

    Geçiş Hükmü

    GEÇİÇİ MADDE 1 – (Ek:RG-8/5/2014-28994) (Değişik:RG-23/12/2016-29927)

    Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde bulunan hasta iletişim birimleri, en geç bir ay içerisinde hasta hakları birimine dönüştürülür.

    Yürürlük

    Madde 50- Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme

    Madde 51- Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

    ______________________

    (1) Danıştay Onbeşinci Dairesi’nin Esas No: 2014/5345 , Karar No:2016/2958 sayılı kararı ile Hasta Hakları Yönetmeliği’ne 08/05/2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile eklenen 42/B maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verilmiştir.

    (2) 23/12/2016 tarihli ve 29927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile Yönetmeliğin 42/B maddesinin başlığında yer alan “hasta iletişim birimleri” ibaresi “hasta hakları birimleri” olarak değiştirilmiştir.


    Hasta Rehberi > Hasta Hakları Yönetmeliği bölümüne git »
    Hasta Sorumluluğu

    Son dönemde hasta haklarının yanında bir de “Hasta Sorumluluğu” kavramı ortaya çıkmıştır. Henüz bu kavramın, içeriği ve kapsamı ortaya konmamıştır. Ancak genel olarak, hastanın bir sağlık kuruluşuna başvurmadan ve başvurduktan sonraki süreçte yerine getirmesi gereken ödev ve yükümlülüklerdir diye tarif edilebilir. Hastanın sorumluluklarını boyutlandırmamız mümkündür. Kısaca maddeler halinde sıralayabiliriz:

    Genel Sorumluluklar
    • Kişiler kendi sağlığına dikkat etmek için elinden geleni yapmalı ve sağlıklı bir yaşam için verilen tavsiyelere uymalıdır.
    • Kişi uygunsa kan verebilir ya da organ bağışında bulunabilir.
    • Basit durumlarda kişiler kendi bakımlarını yapmalıdır.
    Sosyal Güvenlik Durumu
    • Hasta; sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.
    • Hasta; sağlık karnesinin (Bağ-Kur, Yeşil Kart gibi) vizesini zamanında yaptırmak zorundadır.
    Sağlık Çalışanlarını Bilgilendirme
    • Hasta; yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, yatarak herhangi bir tedavi görüp görmediğini, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve tüm sağlığıyla ilgili bilgileri tam, eksiksiz vermelidir.
    Hastane Kurallarına Uyma
    • Hasta; başvurduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.
    • Hasta sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen sevk zincirine uymalıdır .
    • Hastanın; tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenir.
    • Hasta; randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.
    • Hasta; hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.
    • Hasta; hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.
    Tedavisi İle İlgili Önerilere Uyma
    • Hasta; tedavisi ve ilaçlarla ilgili tavsiyeleri dikkatle dinlemeli ve anlayamadığı yerleri sormalıdır.
    • Hastanın; tedavisiyle ilgili önerilere uyum sağlayamama durumu söz konusu ise bunu sağlık çalışanına bildirmesi gerekir.
    • Hasta sağlık bakım ve taburculuk sonrası bakım planını beklendiği gibi doğru anlayıp anlamadığını belirtmesi gerekir.
    • Hasta; uygulanacak tedaviyi reddetmesi veya önerilere uymamasından dolayı doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.

    Hasta Rehberi > Hasta Sorumluluğu bölümüne git »
    Refakatçi Rehberi
    Refakatçilerin Uyması Gereken Kurallar :
    • Hastaya refakatçi gerekip gerekmediği doktoru tarafından belirlenir.
    • Refakatçi sayısı bir kişi sınırlıdır.
    • Hastane sağlık personelinin bilgisi dahilinde olmadan hastaya hiç bir şekilde müdahale edilemez.
    • Hastanın tedavisi ve kontrolü esnasında sağlık personeline müdahale bulunmayınız. İstenen ölçüde yardımcı olunuz.
    • Dışarıdan yiyecek – içecek getirmemeye özen gösteriniz.
    • Bulaşıcı ve salgın rahatsızlığınız varsa refakatçi olarak kalmayınız.
    • Hasta ile ilgili izolasyon önlemleri alındı ise sağlık personelinin aktardığı gerekli bütün kurallara uyunuz.
    • Hasta yatağına kesinlikle oturmayınız.

    Hasta Rehberi > Refakatçi Rehberi bölümüne git »
    Ziyaretçi Rehberi
    • Hasta ziyaret saatleri 09:00 – 20:00 saatleri arasındadır.
    • Ziyaretleri kısa süreli olması özen gösteriniz.
    • Ziyaretlerde 7 yaşından küçük çocukların getirilmemesine özen gösteriniz.
    • Hastamızın sağlık durumunu göz önünde bulundurarak aynı anda 2 kişiden fazla ziyaretçi kabul edilmemektedir.
    • Hastanın tedavisi ve kontrolü esnasında odadan çıkınız, uyarıları dikkate alınız, müdahale etmeyiniz.
    • Bulaşıcı ve salgın hastalığı bulunan kişilerin ziyaretine izin verilmeyecektir.
    • Hastane sınırları içerisinde sigara içilmesi kesinlikle yasaktır.
    • Hasta ziyareti esnasında hasta yatağına kesinlikle oturmayınız.
    • Dışarıdan yiyecek – içecek getirmemeye özen gösteriniz.
    • Canlı çiçekler hasta sağlığı açısından risk içerdiğinden danışma tarafından teslim alınacak, hasta / hasta yakınına bilgi verilecektir. Taburculuk esnasında çiçekler hasta / hasta yakınına teslim edilecektir.

    Hasta Rehberi > Ziyaretçi Rehberi bölümüne git »
    Güvenlik Bilgisi ve Politikası

    Hastanelerimizde güvenli ortam sağlamak amacıyla güvenlik personeli görev yapmaktadır. İlgili personelimiz sizlerin güvenliği için hastane içerisinde gerektiği zamanlarda bagaj araması ve araç kontrolü yapma yetkisine sahiptir. Ayrıca güvenlik nedeniyle hastanelerimizdeki ortak alanlar 24 saat kapalı devre video sistemi ile izlenmekte ve görüntüler kayıt edilmektedir.

    Güvenliğiniz için şu noktalara dikkat etmenizi rica ederiz:

    • Hastaneye gelirken lütfen gereğinden fazla eşya getirmeyiniz. Yanınızda değerli eşyanız var ise odadan ayrılma durumunda odalarda bulunan kasalara koyabilir veya refakatçinize teslim edebilirsiniz. Eğer yalnızsanız, güvenlik personeline teslim için hemşirenizden yardım isteyebilirsiniz.
    • Herhangi bir eşyanızın kaybolması durumunda güvenlik görevlilerinin müdahale edebilmesi için hemen hemşirenize haber veriniz.
    • Hastane personeli dışında farklı kişilerin sizi yönlendirmesine izin vermeyiniz, onlardan yardım istemeyiniz, herhangi bir durumda hemşireniz ve ilgili hastane personeli ile irtibata geçiniz.
    • Şüpheli bir şahıs ya da olay gördüğünüzde lütfen bulunduğunuz bölümdeki hastane personeline bilgi veriniz.

    Hasta Rehberi > Güvenlik Bilgisi ve Politikası bölümüne git »
    GÖZ HASTALIKLARI
    Retina Hastalıkları
    Retina Nedir?

    Retina, göz küresinin arka duvarını bir duvar kağıdı gibi kaplayan ve görme hücrelerinden oluşan ağ tabakasıdır. Retinada oluşan hastalıklar doğrudan görme duyumuzu tehdit eder.

    Retina Hastalıkları Nelerdir?
    • Şeker ve hipertansiyon hastalığına bağlı kanamalar
    • Retina damar tıkanmaları
    • Retina dekolmanları / yırtıkları
    • Sarı nokta hastalığı
    • Doğumsal retina hastalıkları
    • Retina altında sıvı birikmesi, retina ödemi
    • Göz içine giren yabancı cisimler
    • Makula delikleri
    • Vitreoretinal yüzey bozuklukları
    • Retina tümörleri
    Retina Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
    • Ani veya yavaş görme kaybı
    • Kırık-eğri görme
    • Işık çakmaları
    • Göz önünde uçuşan koyu cisimler (uçuşan sinekler)
    • Görüşün perdelenmesi
    • Gelip geçici ve kısa süreli görme kaybı
    • Görüş alanında karanlık bölgeler oluşması
    Şeker ve Hipertansiyonun Retinaya Olumsuz Etkileri Nedir?

    Şeker ve hipertansiyon hastalıkları vücudun tüm sistemlerini olumsuz etkiler ve ilk olarak en büyük olumsuz etkiyi gözde meydana getirir. Bu hastalıklar sonucu retinada damar genişlemeleri ve geçirgenlik bozuklukları ortaya çıkar.

    Neden Retina Hastalıklarının Tedavisi için Atamer Göz Merkezi’ni tercih etmelisiniz?

    Atamer Göz Merkezi’nde, uzmanlık alanı RETİNA HASTALIKLARI olan ve binlerce sayıda tıbbi ve cerrahi retina tedavisi deneyimi olan en iyi hekimler görev yapmaktadır.

    Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA HASTALIKLARI tedavisinde, dünyanın en son teknolojik alt yapısına sahip tetkik cihazları ve son jenerasyon vitrektomi (retina cerrahisi) cihazları kulanılmaktadır.

    Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA ameliyatlarınız, RETİNA CERRAHİSİ (VİTREKTOMİ)’ne özel hazırlanmış ameliyat setleriyle, göze özel ameliyathanelerde gerçekleştirilmektedir. Göze özel ameliyathanelerimizde, dünyada ameliyathane hijyeninin ulaştığı son nokta olan hepafiltre sistemi kullanılmaktadır.

    Atamer Göz Merkezi’nde RETİNA ameliyatlarınızda kullanılan tıbbi malzemeler; ameliyat önlüklerinden, enjektörlere ve ameliyatınız sırasında kullanılan özel ilaçlara kadar tüm tıbbi malzemeler sadece size özel ve tek seferliktir. Hiçbir koşulda bir daha kullanılmamaktadır. Bu ulaşılabilecek en üstün hijyen şartlarını sağlamaktadır.

     


     

    Diabetik Retinopati (Şeker hastalığına bağlı Göz hastalığı)
    Şeker Hastalığı Nasıl Gözü Etkiler?

    Şeker hastalığı, retinanın ince damarlarını etkiler. Damarlarda hasarın meydana gelmesi sonucunda sıvı sızıntısı meydana gelir. Damar dışına sızan bu sıvı görme merkezinde ödeme neden olur. Göz içine kanama meydana gelmesi sonucunda görme kaybı meydana gelebilir.

    Retinada bantlar meydana gelir, bu da retinayı çekerek dekolmana, yırtıklara neden olabilir. Görme merkezinde beslenme bozukluğuna bağlı olarak görme kaybı gelişebilir.

    Belirtiler
    • Hiçbir yakınma olmadan diabetik retinopati ilerleyebilir.
    • Görme azalması ışıktan rahatsız olma ile kendini belli edebilir.
    Tedavi
    • Göz içi iğne tedavisi
    • Argon lazer tedavisi
    • Vitrektomi ameliyatı

     


     

    Retina Dekolmanı (Retina Yırtılması – Göz Arkası Yırtığı)

    Retina dokusu, gözün ışığa duyarlı, ışık dalgalarını beyne ileten ince ve hassas göz arkası tabakasıdır. Bu dokudaki ince hasarlar bile önemli görme kaybı nedeni olmaktadır.

    Retina dekolmanı retina dokusunun yırtılması ve yerinden defter yaprağı gibi kalkması durumudur. Retina dokusunun yapısından kaynaklanabildiği gibi gözün sarbe alması, iltihabi göz hastalıkları, diabetic retina hastalıkları dekolman ilşe sonuçlanabilir. Ailesel özellik gösterir.

    Belirtiler

    Işik çakmaları, siyah noktalar, göze gri perde inmesi ve görme kaybıdır.

    Tedavi

    Retinada küçük yırtık veya incelme varsa lazer fotokoagülasyon, İleri vakalarda retina dekolmanı cerrahisi ve vitrektomi ameliyatı uygulanır.

     


     

    Retinitis Pigmentoza (tavuk karası)

    Tavuk karası – Retinitis pigmentoza görmenin özellikle karanlık ortamlarda azaldığı bir grup hastalığı ifade eder. Çoğunlukla kalıtımsaldır.

    Belirtiler

    Gece körlüğü ve özellikle çevresel görmenin daha fazla bozulmasıdır.

    Tedavi

    Retinitis pigmentozayı iyileştiren ya da durduran etkin bir tedavisi yoktur. Güneş gözlüğü kullanımı ve bazı antioksidanlar C, E vitaminleri, lutein, beta karoten kullanımı tedavide yer almaktadır.

     


     

    Yakın Görememe (Presbiopia)

    Presbiyopi kelime anlamı ile yaşlı göz demektir. Yaşa bağlı yakını görememe, ilerleyen yaşlarda özellikle 40 yaş sonrası gözün akomodasyon denilen net görebilmek için yaptığı değişimleri yapma yeteneğini zaman içinde kaybetmesi sonucu meydana gelen bir hastalıktır.

    Günlük hayatta çok sık rastlanılan bir problem olan yaşa bağlı yakını görmeme sorunu, özellikle kitabı, gazeteyi net bir şekilde okuyamama, eldeki resim veya nesneyi tam görememe ve bunun sonucunda gözden bu nesneyi uzaklaştırma tepkisi en net belirtisidir. Genel kural olarak göze 50 cm’den daha yakındaki eşyaları net görememek şeklinde tanımlanır. Uzun süre net görememekten kaynaklı kişilerde baş ağrısı oluşabilmektedir. Yine uzun vadede kişi kendini, yakını net görmek için odaklanmaya zorladığında daha sonra uzaktaki nesnelere bakarken de odaklama ve netleme sorunu yaşayabilir.

    Kırk yaştan sonra herhangi bir göz bozukluğu olmayanlarda dahi yakın görüş bozulur. Yaşlanmanın doğal sonucudur. Yaşla beraber göz merceğinin esnekliğini yitirmesinden kaynaklanır.

    Tedavi

    Gözlük ve lens tedavileri. Bazı hastalar Lazer tedavisinden de faydalanabilir.

     


     

    Hipermetrop (Yakını net görememe)

    Hipermetropi çoğunlukla yakını görememe olarak bilinse de özellikle orta yaşlardan (40) sonra orta-uzak (3-5 m) mesafe görüşü de sıklıkla bozabilen bir göz rahatsızlığıdır. Çoğunlukla göz küresinin küçük olması nedeniyle ortaya çıkar.

    Belirtiler
    • Yakın ve orta uzak mesafede görme bozukluğu,
    • Baş ağrısı,
    • Okuma ve bilgisayarda çabuk yorulma,
    • Göz ağrısı
    Tedavi

    Gözlük, lens ve Lazer ile yapılabilir.

     


    Astigmat (Bulanık görme)

    Astigmatizma, nesnelerin hem yakın hem de uzak mesafede bulanık görülmeleridir. Doğal olarak küresel yapıda olması gereken göz saydam tabakası (kornea) ve göz merceğinin, belli düzleminde daha dik olmasından kaynaklanır. Astigmatizma miyopi, hipermetropi ve keratokonus hastalığı ile birlikte olabilir.

    Neden olabileceği yakınmalar:
    1. Bulanık görme,
    2. Göz ağrısı
    3. Göz yorgunluğu
    4. Baş ve boyun ağrısı
    Tedavi

    Gözlük, lens veya Lazer tedavisi ile tedavi edilir.

     


     

    Miyopi (Uzağı net görememe)

    Miyop hastalar çoğunlukla uzağı görememekten yakınırlar. Genelde gözün büyük olmasından kaynaklanır. Miyopideki görüş bozukluğu cisimden çıkan ışığın retinanın önüne düşmesi tam üzerine düşmemesinden kaynaklanır. Genellikle kalıtımsaldır fakat yakından yoğun çalışma ilerlemeye yardımcı olur.

    Belirtiler

    Uzaktaki cisimleri bulanık görme

    Tedavi

    Gözlük, lens, Lazer

     


     

    Glokom (Göz Tansiyonu)

    “Göz Tansiyonu” veya halk arasında “Karasu Hastalığı” olarak adlandırılan glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu oluşan göz siniri harabiyeti şeklinde tanımlanır. Sık gözlenen, erken tanınıp tedavi edilmediği durumda kalıcı görme kaybına yol açan bir göz hastalığıdır.

    Normal şartlarda gözümüzün içerisinde “Aköz sıvı” diye de bilinen bir sıvı vardır ve bu göz içi sıvısı eş zamanlı olarak bazı yollarla (trabeküler ağ) gözü terk eder. Göz tansiyonu hastalığında, göz içi sıvısının dışa akım yolunda çıplak gözle görülmeyecek boyutta bir tıkanıklık oluşur ve bunun sonucunda artan bu göz içi sıvısı, göz içi basıncının artmasına neden olur. Artan göz içi basıncı da optik sinir olarak da bilinen görme sinirine bası yoluyla zarar vererek, sinirin geriye dönüşümsüz harabiyetine neden olur. Kırk yaşın üzerinde sıklığı artan bu sinsi hastalığın en sık görülen tipi “Primer Açık Açılı Glokom” olup, görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı çok önemlidir.Göz doktoru tarafından yapılan ve başka bir nedenle (gözlük numarası değişimi gibi) gidilen rutin göz muayenesi ile tamamen rastlantısal olarak tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı, göz tansiyonunun başlangıç belirtisi olabilir.Glokom hastalığı sadece göz içi basınç artışı olmayıp mutlaka bu artışa eşlik eden göz sinirinde harabiyet olması ve böylece görme alanı kaybının olması gerekir. Sadece göz içi basıncının artışı tanı koydurmaz.

     


     

    Kuru Göz

    Göz kuruluğu normalde gözün önünü koruyan, onu ıslak tutan tabakanın eksik ya da düzensiz olması halidir.  Bu tabaka gözün hem çeşitli dış etkenlerden (toz, rüzgar gibi), hem de bazı mikroorganizmalardan korunmasını sağlayan bir tabakadır. Bu tabakadaki sorunlar nedeniyle gözde kuruluk semptomları ortaya çıkar ve buna kuru göz adı verilir. Göz kuruluğunun nedeni hastaya bağlı etkenler olabileceği gibi çevresel faktörler de olabilir. Bilgisayar gibi ekranlarda uzun saatler geçirme ya da kontakt lensin doğru kullanılmaması göz kuruluğunun yaygın nedenlerindendir.Bunun dışında bazı romatizmal hastalıklar göz kuruluğuna zemin hazırlayabilir. Hastanın sahip olduğu hastalıklar için kullandığı ilaçlar da göz kuruluğuna sebep olabilir.Hormonal bozukluklar için kullanılan hormon ilaçları, kadınlarda özellikle menopoz sonrası dönemler, kullanılan antiistemik ilaçlar, özellikle son yıllarda yaygın olarak kullanılan depresyon ilaçları da kuru gözün günümüzdeki yaygın nedenleri arasındadır.

    Çevresel faktörler arasında sayılabilecek nedenler ise çalışılan ortamların yeterince nemli olmaması, çok yüksek aydınlık ve parlak ışık altında çalışılmasıdır.

    Göz kuruluğu olan hastaların en sık dile getirdiği şikayetler;

    • Gözlerde batma
    • Yanma
    • Yabancı cisim hissidir

    Bunlara ek olarak göz ağrısı, kaşınma ve gözlerin kızarması gibi şikayetler de olabilir. Hastalar kuru gözlere sahipse daha önce yaptıkları aktivitelerde zorlanabilirler. Örneğin bilgisayar başında eskisi kadar rahat olamadıklarını ya da gözlerinin çabuk yorulduğunu ifade ederler.

     


     

    Katarakt

    Katarakt göz bebeğinin arkasındaki doğal merceğin (Lens) görmeyi düşürecek derecede şeffaflığını kaybederek bulanıklaşmasıdır.

    Kataraktın sebepleri
    • Kataraktın en önemli nedeni yaşlanmadır. Sıklıkla, 40 yaştan sonra görülse de yeni doğan bebeklerden orta yaşlı insanlara kadar her yaşta katarakta rastlanabilir.
    • Katarakt daha nadiren; göze darbe alınması, şeker hastalığı, iltihabi göz hastalıkları veya çeşitli ilaçların kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
    Tedavi

    Fakoemülsifikasyon ve Göziçi Lens İmplantasyonu yöntemini uygulamaktayız.

     


     

    Göz Kapaklarında Torbalanma – Blefaroşalazis

    Göz kapaklarında torbalanma genelde yaşlanma sürecinin sonucu oluşur. İnsanlar yaşlandıkça, göz kapağı çevresindeki cilt ve kaslar zayıflar ve sarkar. Bu görünüm kişilerin olduğundan yaşlı ve yorgun görünmelerine neden olur.

    Tedavi

    Blefaroplasti ameliyatı.

     


     

    Miastenia Gravis

    Miastenia gravis değişen derecede kas güçsüzlüğünün görüldüğü süreğen bir hastalıktır. Kaslara giden sinir iletisinin bozulması sonucu oluşur. Göz çevresi ve göz kapağı kasları sıklıkla tutulur.

    Belirtiler

    Günün ilerleyen saatlerinde giderek artan sabah saatlerinde ise miktarı azalan göz kapağı düşüklüğü ve/veya çift görme

    Tedavi

    Tıbbi tedavi, plazmaferez ve cerrahi müdahaleler uygulanır.

     


     

    Migren

    Migren beyin damarlarındaki gerginlikle izah edilebilecek bir baş ağrısı türüdür. Genelde ailede birden fazla bireyde görülür. Yorgunluk, stress, fazla ışık, kahve benzeri uyarıcılar neden olabilir. Migren göz yorucu çalışmalarla da tetiklendiğinden göz hastalığı zannedilir.

    Belirtiler
    • Ciddi baş ağrısı,
    • Başta zonklama,
    • Baş ağrısı sonrası uyku,
    • Bazen bulantı,
    • Çizgilenmeler hayal görüntüler görme
    Tedavi

    Göz muayenesi durumun aydınlatılmasına yardımcı olur. Bazı ilaçlar, gevşeme yöntemleri, yaşam tarzı ve beslenme değişklikleri tedaviye çok yardımcı olur.

     


     

    Gözde Uçuşmalar ve Vitreolizis

    Zaman içinde veya aniden gözünüzün önünde görünmeye başlayan ufak koyu renk cisimcikler olarak ortaya çıkan; “Göz uçuşması” olarak da tanımlanan “Dejeneratif Vitreus” göz rahatsızlığı, lens ile retina arasında bulunan ve genç yaşlarda tamamen saydam olan vitreus sıvısının, göz yaş aldıkça bozularak şeklini ve sıvılaşma formunu kaybetmesi neticesinde meydana gelmektedir.

     


     

    Üveit

    Göz üç tabakadan oluşur. En dış tabaka skleradır ve gözümüzün beyaz kısmını oluşturur. En iç tabakada ise görme hücrelerinin bulunduğu retina tabakası vardır. Uvea bu iki tabaka arasında bulunur. Uvea damarlardan ve gözün savunma sistemlerinden yoğun bir tabakadır. Uvea’nın yangısına (iltihaplanmasına) uveit denir.

    Üveit gelişen hastaların bir kısmında komşu dokularda da yangısal olaylar gelişebilir. Retina tabakası tutulduysa retinit, sklera tabakası tutulduysa sklerit, göz boşluğunu dolduran jel kıvamındaki sıvı tabaka tutulduysa vitrit ve göz siniri tutulduysa nörit adlarını alır.

    Belirtiler
    • Gözde kızarma,
    • ağrı,
    • ışık hassasiyeti,
    • sulanma,
    • bulanık görme ile kendini belli eder.

    Nadiren hiçbir yakınma yapmadan tesedüfen tespit edilir.

    Tedavi

    İltihap göze kalıcı zarar vermeden kortizon ve diğer bağışıklık teşkilatını değiştirici tedavilere ihtiyaç vardır.

     


     

    Konjonktivit (Kırmızı Göz)

    Konjonktivit gözün en dış beyaz renkli tabakasının (konjonktiva) iltihabıdır. Alerji ve mikroplar en sık etkenlerdir. Bulaşıcı olabildiğindenve tedavi edilmediğinde görme kaybına neden olan türleri olduğundan muayene ve tedavisi ihmal edilmemelidir.

    Belirtiler
    • Gözden iltihap akması,
    • sulanma, çapaklanma,
    • şişme,
    • yanma,
    • ağrı,
    • gözde kızarma,
    • batma,
    • bulanık görme.
    Tedavi

    Göz damla ve merhemleri çoğunlukla yeterli olmaktadır.

     


     

    Kirpikdibi İltihabı (Blefarit)

    Blefarit kirpik diplerimizdeki yağ bezlerinin iltihabıdır. Kirpik diplerindeki yağ bezlerinin yapısının, bakterilerce değişikliğe uğratılması nedeniyle oluşur. Çocukluk ve gençlik çağlarında olabildiği gibi yaşla beraber sıklığı artan bir rahatsızlıktır.

    Belirtiler
    • Göz kapağı kenarında kepek ve çapak birikimi,
    • Gözde yanma, kızarma, sulanma, kaşıntı, şişme
    Tedavi

    Tedavide damla ve merhem tedavileri uygulanır. İdame tedavisinde göz kapağı temizliği çok önemlidir.

     


     

    Maküla (Sarı Nokta) Deliği

    Maküla deliği hastaları kendiliğinden tam ya da kısmi görme kaybı hissederler. Maküla deliği çoğunlukla yaşa bağlı gelişir, göz yaralanmaları ve göz iltihapları diğer nedenlerdir. Yaşlanma ile birlikte göz içindeki jel doku (vitreus) hacmi sıcak suda yıkanan yün kazak gibi küçülür ve vitreus maküla-sarı noktayı çeker neticede delik oluşur.

    Belirtiler

    Giderek artan çarpık ve bulanık görme.

    Tedavi

    Vitrektomi ameliyatı çoğu hastamıza gerekli olmaktadır.

     


     

    Göz Kuruluğu

    Göz kuruluğu, göz yaşı salgımızın göz yüzeyini nemlendirmede yetersiz kalmasıdır. Göz yaşı salgımızın azalması ya da gözümüzün ihtiyacına göre yetersiz kalmasından ileri gelir. (Örneğin bilgisayar kullanıcıları)

    Belirtiler
    1. Gözde yanma,
    2. Batma,
    3. Kızarma,
    4. Sulanma (göz kuruluğunun ilginç bir belirtisi),
    5. Bulanık görme,
    6. Göz yorgunluğu
    Tedavi
    • Damla ve merhemler
    • Damla gereksinimini azaltmak için punktum tıkacı yöntemi

     


     

    Uçuk, Göz uçuğu (herpes)

    Herpes simplex virüsü yol açar. Gözün tüm dokularını (saydam tabaka -kornea, beyaz tabaka-konjonktiva, göz kapakları) tututlabilir. Erken tedaviye iyi yanıt verir. Tedavide geçikme ciddi iltihap ve görme kaybına neden olabilir.

    Belirtiler
    • Göz ve göz çevresinde ağrı,
    • Göz kızarması,
    • Görmede bulanıklık,
    • Akıntı
    Tedavi

    Antiviral ilaç tedavisi

     


     

    Kırmızı Göz – Göz kızarması

    Kırmızı göz tek başına hastalık değildir. Pek çok farklı göz hastalığının neticesinde gelişen bir göz hastalığı belirtisidir.

    Örneğin konjnoktivit göz kuruluğu gibi hastalıklar neden olabileceği gibi glokom üveit gibi hemen tedavi edilmediğinde görme kaybı yapabilecek hastalıklar altından çıkabilir. Bu tür sıkıntılarla karşılaşmamak açısından erken muayene ve tedavi çok önemlidir.

     


     

    Ağrı – Göz ağrısı

    Göz ağrısı bir göz hastalığı olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır. Göz bozukluklarından (miyop astigmat hipermetrop) göz iltihaplarına (konjnoktivit üveit) birçok göz hastlığı nedeniyle ortya çıkabilr. Bazı ciddi göz hastalıklarının erken belirtisi olabileceğinden muayene ihmal edilmemelidir.

     


     

    Keratit (Saydam tabaka – Kornea iltihabı)

    Keratit göz saydam tabakasının iltihabıdır. Keratit saydam tabakanın zedelenmesi, mikroplar, ya da kimyasal maddelerin göze teması sonucu oluşur. Görme ciddi şekilde etkilenebilir.

    Belirtiler
    • Görmede bulanıklaşma,
    • Gözde akıntı,
    • Kızarma,
    • Ağrı.
    Tedavi

    Çoğunlukla damla ve merhemlerle yapılmaktadır.

     


     

    Göz Yorgunluğu

    Göz yorgunluğu kendi başına bir hastalık olamaktan ziyade bir göz yakınmasıdır, pek çok farklı göz rahatsızlığından kaynaklanabilir.

    Örneğin, Göz kuruluğu, göz bozuklukları (miyop, astigmat, hipermetrop), kirpik dibi iltihabı.

     


     

    Ambliopi – Göz Tembelliği

    Göz tembelliği çok sık görülen, merak edilen, çoğunluklada eksik veya yanlış bilinen bir hastalıktır. Göz tembelliği gözün sinir tabakasını ve sinir yollarını tutan belirgin bir hastalığın olmamasına rağmen kişinin görmesinin herhangi bir şekilde artırılamaması olarak tanımlanabilir.

    Oluşum mekanizması, kullanılmayan sinirin atıl duruma geçmesi şeklindedir. Yani gözün öndeki kırıcı ortamlarından görüntü bir şekilde sinir tabakasına ulaşmaz ya da bulanık olarak oluşacak olursa kişide göz tembelliği oluşur. Göz tembelliğine sebep olan durumların bir an önce ortadan kaldırılması ve görme sinirinin uyarılmaya başlanması gerekir.

    Göz tembelliğinin sık görülen nedenleri şunlardır:

    1. Şaşılık: İki göz ayrı ayrı yönlere bakıyorsa beyne iki ayrı görüntü gider ve çift görme meydana gelir. Çocuklarda bir şekilde bu durum engellenir. Beyin, gözlerden birinden gelen görüntüyü baskılar ve tek gözle görme sağlanır. Bu arada görüntüsü baskılanan gözde tembellik gelişmeye başlar.
    2. Kırma kusurları: İki göz arasında kırılma kusuru farkı fazlaysa, ya da iki gözde de yüksek astigmatizma, hipermetropi gibi kırma kusurları varsa göz tembelliği gelişebilir.
    3. Diğer göz hastalıkları: Bu grupta görme düzlemini kapatan hastalıklar sayılabilir. Bunlar, saydam tabaka, göz bebeği ve mercek gibi gözün kırıcı ortamlarının kesiflik veya olağan dışı konumlanmış olmaları ile ilgili hastalıklardır. En sık görülen tipi de kataraktlardır. Ayrıca göz kapağı hastalıkları da görme eksenini kapayarak göz tembelliği oluşturabilir.

    Göz tembelliği sıklıkla bir gözde daha ağır olmakta bu yüzden hastalar tarafından fark edilememekte veya fark edildiğinde tedavi için çok geç kalınmış olmaktadır. Çocuklara şikayetleri olmasa da, 6 aylıktan itibaren 6 ayda 1 defa çocuklarda göz muayenesi önerilmesinin en önemli nedeni budur. Göz tembelliği erken teşhis edildiğinde çoğunlukla tedavisi son derece kolay bir göz hastalığıdır. Bu hastalığın tedavisi 10 yaş içerisinde yapılır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o denli başarılı olacaktır.

    Tedavi

    Göz tembelliği tedavisi zamana karşı yarıştır. Yaş büyüdükçe tedavi etkinliği azalır. Göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.Göz tembelliği tedavisinde kullanılan 2 yöntem vardır. Kapama tedavisi ve CAM (KEM-Cambridge Ambliopic Vision Stimulator) yöntemleri uygulanır.

    Tedavinin ana ilkesi -göz tembelliği tanısı zamanında konulduğu takdirde – sağlam göz kapatılarak, beyne bulanık gören gözün de gördüğü işareti verilir. Kademeli olarak gözdeki görme yeteneğinin düzeltilmesi hedeflenir.

    Kapama tedavisi evde uygulanır. Göz hekiminizin önerdiği süre boyunca sağlam göz kapatılarak beyne tembel gözünde gördüğü uyarısı verilir. Kapama esnasında; çocuk resim yapma, boyama yapma, okuma, tv seyretme gibi göz yorucu faaliyetler yapmalıdır. Kapama sırasında sokakta gezme, idman faaliyeti yapma faydasızdır.

    CAM hastanede uygulanır. Özel bir cihaz yardımıyla hastanede yaklaşık 10 seanslık programlar şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Cerrahi girişimi ya da ilaç kullanımını gerektirmez, her seans yaklaşık 30 dakika kadar sürer ve etkinliği kanıtlanmıştır. Klasik kapama tedavisinin ya da gözlüğün yerini almaz, kapama ve gözlük tedavisi ile beraber uygulanan pekiştirici yöntemdir.

     


     

    Et Yürümesi (Piterjium)

    Göze et yürümesi (piterjium) göz saydam tabakası (kornea) üzerine kama şeklinde doku yürümesidir. Piterjiumun nedeni bilinmemektedir fakat güneşe çok maruz kalmanın piterjiumun oluşmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Piterjium, kendi haline bırakıldığında, görme düzlemini kapatabileceğinden, tedavi edilmelidir.

    Tedavi

    Piterjium cerrahi yöntemle alınır. Atamer Göz Merkezi’nde piterjium tedavisinde otolog limbal kök hücre ekimi yöntemi uygulanır. Bu yöntem Dünya’da kabul edilen en etkili piterjium tedavi yöntemidir. Nüks oranı en düşük tedavi yöntemidir.

     


     

    Blefarospazm – Göz kapağı kasılmaları

    Blefarospazm göz kapağı kaslarınını istemsiz kasılmasıdır. Gözde istemsiz kasılmalar kapanmalar ve kısma meydana gelir. İstemsiz ağız ve boyun hareketleri eşlik edebilir. Önceleri yorgunluk ve yoğun ışıkta ortya çıkan kasılmalar giderek süreklilik kazanır.

    Tedavi

    Hafif olgularda damla ve merhemler, ileri olgularda Botox tedavisi uygulamaktayız.

     


     

    Ptozis (Göz Kapağı Düşmesi)

    Ptozis göz kapağı düşmesini ifade eden tıbbi deyimdir. İleri evrelerde görme düzlemini kapatarak görmeye engel olur. Çocuklarda da erişkinlerde de görülebilir. Çocuklarda görülen türüne çoğunlukla miyojenik pitozis denir. Bu durum göz kapağını kaldıran kasın gelişmemesinden kaynaklanır.

    Erişkinlerde daha sıklıkla apenevrotik tip görülür. Bu durumda sorun göz kapağını kaldıran kasın, yerinden zamanla ayrılmasıdır. Ptozisin nedene bağlı farklı tipleri de vardır.

    Tedavi

    Ptozis ameliyatları uygulanır.

     


     

    Zona (göz çevresi zonası)

    Varisella zoster denen virus nedeniyle göz çevresi ve alın bölgesinin kızarma pullanmalarla beraber şişmesi ile kendini belli eden bir hastalıktır. Bağışıklık teşkilatımızın direncinin azaldığı grip, üzüntü, endişe gibi durumlarda daha sık görülür.

    Tedavi

    Antiviral ilaçlar ile tedavi gereklidir.

     


     

    Şaşılık

    Her iki gözün aynı yöne bakamaması ve yöndeş hareket edememesi durumudur. Bir göz düz bakarken diğer göz içe, dışa, yukarıya veya aşağıya doğru kayabilir. Bu durum şaşılık olarak adlandırılır. Şaşılık toplumda göz kayması olarak da adlandırılır.

    Belirtiler

    Bir gözde kayma şaşılığın en önemli belirtisidir. Şaşılığı olan çocuk her iki gözünü birlikte kullanmak için başını bir tarafa eğebilir, ışığa karşı hassasiyet, okuma sırasında tek gözünü kapatma, çift görme, başağrısı ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar olabilir.

    Tedavi

    Öncelikle gözlük ve kapama tedavileri, gereğinde cerrahi tedaviler ve botox tedavileri uygulanır.

     


     

    Sulanma (göz sulanması – epifora)

    Göz yaşı gözün sağlıklı kalması ve iyi görmesi için çok önemli bir gerekliliktir. Gözde sulanma göz yüzeyi hastalıkları (konjnoktivit, blefarit.), göz yaşı boşaltım yollarının daralmaları ve gevşek göz kapakları nedeniyle olabilir. Göz sulanması şaşırtıcı biçimde göz kuruluğununda belirtisidir.

    Tedavi

    Altta yatan hastalığa göre damla tedavileri ya da cerrahi tedaviler uygulanır

     


     

    Kırışıklıklar (Kaz ayağı – Göz çevresi kırışıklıkları)

    Göz çevresi kırışıklıkları yaşla birlikte göz çevresi cildinin gerginliğiğnin azalması ya da kötü bakış alışkanlıkları(kaş-göz çatma gibi) nedeniyle daha erken yaşlarda görülür.

    Belirtiler
    • Göz çevresi,
    • alın bölgesi,
    • ağız çevresinde çizgilenmeler oluşur.
    Tedavi

    Botox tedavisi uygulanır.

     


     

    Optik Nörit (Görme Siniri İltihabı)

    Optik Nörit görme sinirinin iltihabıdır. Görmenin birkaç günde ağrısız olarak kaybı ile farkedilir. Bazı durumlarda görme azalmadan da optic nörit olabilir.

    Optik nörit hastalarında MS (multipıl sklerozis) hastalığına sık rastlanır.

    Belirtiler
    • Bulanık görme,
    • gri veya ışıksız görme,
    • nadiren ağrı,
    • nadir olmayarak hiçbir yakınma olmadan.
    Tedavi

    Çoğunlukla kortizon tedavisine gerek duyulur.

     


     

    Nistagmus

    Nistagmus gözün istemsiz ve ritmik titremeleridir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Pek çok farklı göz hastalığına eşlik edebileceği gibi nörolojik hastalıklar, alkol ve ilaç kullanımı nistagmusa neden olabilir.

    Belirtiler
    • Gözde titreme,
    • baş titremesi,
    • bulanık görme.
    Tedavi

    Prizmatik camlar, kontak lens, gözlük ve cerrahi tedaviler uygulanır.

     


     

    Melanom

    Koroid melanoma erişkin gözünde görülen en sık tümördür. Gözün damarlı dokusu (koroid) köken alır. Tedavi edilmediğinde göz dışı vücut organlarına yayılım gösterir.

    Belirtiler

    İlerleyen evrelere kadar bulgu vermediğinden yakınması olmayan hastalarda da tam göz muayenesi çok önemlidir. Işık çakmaları, çarpık görme yapabilir.

    Tedavi

    Radyoterapi, plak tedavisi ve cerrahi müdahaleler uygulanır.

     


     

    Makula Dejeneresansı
    Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu nedir?

    Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, 60 yas üzerindekilerde görme kaybının en sık sebeplerinden birisidir. Bu hastalık gözün arka kısmında yer alan sinir tabakasının GÖRME MERKEZİNİ tutan bir hastalıktır. Görme merkezini de içeren bu bölgede meydana gelen hasar, hayati olumsuz yönde etkiler. Retina, gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakasına verilen isimdir.

    Bu sinir tabakası çok incedir ve görüntünün sağlıklı bir şekilde algılanmasını sağlar. Retina hastalıklarında görmenin etkilenme derecesi hasarın yani hastalığın meydana geldiği yere göre farklılık gösterir. Mesela, retinanın kenarlarında yani görme merkezinden uzakta meydana gelen geniş bir hasar, görmeyi hiç etkilemeyebilirken, tam görme merkezini tutan en ufak bir hastalık ise belirgin bir görme kaybı ile sonuçlanabilir.

    Hastalığın Belirtileri

    Hastalık başlangıçta ciddi belirtiler vermeyebilir. Bu sebeple periyodik muayeneler hastalığın teşhisinde çok önemlidir. Hastalığın belirtileri şöyledir.

    • Görme kaybı
    • Cisimleri olduğundan büyük ya da küçük görme
    • Cisimleri, çizgileri eğri veya kırık görme
    • Göz önünde karartılar
    • Görme kalitesinde bozulma
    • Renk görmede bozukluklar
    Hastalığın Tipleri

    Hastalığın kuru ve ıslak tip olmak üzere iki tipi bulunmaktadır. Kuru tip %90 oranında görülür, ıslak tipin görülme sıklığı ise %10’dur. Fakat görme kaybına yol açması yüzünden ıslak tipte erken teşhis daha büyük önem taşır. Kuru tipine oranla daha hızlı ilerleyen hastalık, ani görme kaybı ile birlikte renkli görmenin ve kontrast hassasiyetinin bozulmasına, zamanla retina ve makulada oluşan yeni damarlarda kanama yapması sonucu körlüğe sebep olur.

    Kuru Tip

    Retina tabakaları altına drusen (yağlı materyal) birikmesiyle oluşur. Daha yavaş ilerler ve uzun sürede görme azalmasına yol açar.

    Yaş Tip

    Hasta bölgede oluşan bozuk kılcal damarların retinaya doğru ilerlemesiyle oluşur. Bu tip, ani görme kaybına yol açabilir. Kuru tipe oranla sıklığı daha azdır fakat ciddi görme kaybı gelişen hasta grubunun %80’nini oluşturur. Özellikle hastanın bir gözünde zar (koroid neovasküler membran-KNVM) oluşumu varsa, diğer göz de risk altındadır. (bir yıl içinde %22 oranında diğer gözde hastalık başlar ).

    Her iki tip birbirinden göz anjiosu (FFA) – göz tomografisi (OCT) tahlilileri ve muayene ile ayırt edilir. FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yötemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinini alınmasıdır.

    Gerekli Tahliller FFA-OCT

    FFA ve OCT tahlilileri; teşhisin doğrulanmasında, hastalığın tiplerin ayırt edilmesinde, tedavinin belirlenmesinde ve takipte mutlaka gereklidir.

    FFA işleminde kol damarlarından verilen özel bir boya (fluorescein) dolaşım sistemine katıldıktan sonra, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır. OCT yöntemi ise göz sinir tabakası retinanın çok ince tomografik görüntülerinin alınmasıdır.

    Göz İçi Enjeksiyon Tedavisi Yaşa Bağlı ıslak tip maküla dejeneresansı (sarı nokta hastalığının) tedavisinde, göz içi enjeksiyon günümüzde uygun hastalarda en etkili yöntemdir.

    Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu retina tabakasını etkileyen hastalıklardır. İleri yaşlarda görme azlığının en sık sebebini oluştururlar. Bu hastalıklarda görme kaybının ortak sebebi, görme merkezini içeren retina tabakasında yeni damar oluşumunun gelişmesidir. Bu hastalıklara bağlı olarak yeni oluşan damarlar, mevcut orjinal damar yapısı kadar güçlü olmadığı için görevlerini ideal olarak yapamazlar. Bunun sonucunda da damarlardan dışarıya doğru sıvı sızması ve kanamalar meydana gelir. Mevcut sıvının damar dışına çıkması yani retinada toplanması sonucunda da retina ödemi gelişerek görme azlığına neden olur. Gelişen görme azlığı tedavisi kalıcı olabilir, geç kalınırsa tedavi edilmesi güçleşir.

    Retinada yeni damar oluşumu körlük sebebi olabilir. Bu durumun engellenmesi için bazı tedavi yöntemleri vardır. Tedavilerdeki amaç en etkili ve riski en az yöntemin ilk olarak tercih edilmesidir.

    Son yıllarda yapılan araştırmalar retina hastalıklarında Enjeksiyon Tedavisinin etkinliği gösterildi. Enjeksiyon tedavisi yeni damar oluşumunu engelleyen bir ilacın göz içi sıvısına enjekte edilmesi ile uygulanan bir yöntemdir. Yapılan çalışmalar bu ilacın retinaya toksit etkisi olmadığını göstermiştir. Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı) olanlarda faydalı bir yöntem olması geniş bir hasta kitlesinin bu tedaviden fayda görmesini sağlamıştır.

    Göz İçi Enjeksiyon Nasıl Uygulanır?

    Göz içine iğne tedavisinde bir çeşit protein (anti-VEGF antikoru) kullanılır. Bazı olgularda (şeker hastalığı vb) anti-VEGF ilacına bir miktar Triamsinolon da eklemek gerekebilir.

    75-85 yaş arası her üç kişiden birinde görülen sarı nokta hastalığının ıslak tipinin tedavisinde göz içine iğneli enjekte yöntemi ile uygulanan, anti-VEGF ilaçları Amerikan Gıda İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan ve hastalığın ıslak tipinde uygulanmaya başlanan başarılı bir yöntemdir. Tedavi süresince kullanılan anti-VEGF ilacı, göz arkasındaki göz hücreleri tarafından hastalık durumunda salgılanan ve yeni damar oluşturan proteini engelleyerek görme kaybını önler. 4-6 hafta aralıklarla göz içine enjekte edilen ilaç, sarı noktadaki damar gelişimini durdurmakta ve hastanın şikâyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.

    Enjeksiyon Yöntemi Kaç Defa Uygulanır ?

    Enjeksiyon en az 3 kez uygulanır ancak daha fazla uygulanan hastalar da vardır. Enjeksiyon aralıkları hastanın tedaviye verdiği cevaba göre 4-6 hafta arasında değişmektedir.

    Hastalık tedavi edilmezse ne olur?

    Tedavi edilmez ise görme % 95 oranında azalır ve sonucu körlüktür. Tamamen körlük yapmasa da görme yasal olarak körlük sayılabilir bir seviyeye iner ve hastalar baktığı noktayı göremez hale gelirler. Örneğin kişi karşısında duran bir şahsın yüzünü göremez ama kolunu ya da bacağını görebilir.

    Bu tür hastalar tek başına sokağa pek çıkamazlar, evde kendi işlerini görebilirler ancak çoğu işlerinde başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar. Göremedikleri için okuyamaz, yazamaz, televizyon izleyemez ya da araba kullanamaz hale gelirler.

     


     

    Keratokonus

    Keratokonus, göz saydam tabakasının (kornea) incelmesi ve doğal eğriliğinin artması nedeniyle ortaya çıkan, ilerleyici özellikte bir hastalıktır.

    Belirtiler
    • Gözlük numaralarının sık değişmesi,
    • Miyopi, astigmat,
    • Uzak yakın görme bozukluğu,
    • Gözlüğe rağmen bulanık görme,
    • Işık hassasiyeti ve kamaşma
    Tedavi

    Keratokonus hastalığının tedavisi hastalığın ilerleyişini durdurma ve hastanın görmesini arttırma olarak ikiye ayrılır. Hastalığın ilerleyişini durduran tek tedavi seçeneği CCL tedavisidir. Görüşü arttıran tedaviler gözlük, sert gaz geçirgen kontak lensler erken dönemde keratokonus tedavisinde etkilidir.

    Gözlük veya lens kullanmak istemeyen hastalarımızda, saydam tabaka içi halka uygulaması (intracorneal ring-intacs) önemli bir tedavi seçeneğidir.

    Geç dönemde, zamanında CCL tedavisi olamamış keratokonus hastalarımızda, saydam tabaka nakli (göz nakli-keratoplasti-kornea transplantasyonu) son çare olarak uygulanabilmektedir.

    Keratokonus hastalığının ilerleyişi durdurulabilir mi?

    Son dönemde, uygulanan saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) adı verilen yöntemle keratokonus hastalığının ilerlemesi durdurulabilmekte, göz nakli gereksinimi ortadan kaldırılabilmekte ve hastaların gözlük ve/veya lens numaralarında düşme sağlanabilmektedir. Atamer Göz Merkezi CCl tedavisi uygulayan sayılı merkezlerden biridir.

    Saydam tabaka kollojen çapraz bağlama CCL (cross linking) yöntemi

    Bu yöntemde, göze bir çeşit B vitamini (riboflavin) uygulanmakta ardından göz mor ötesi-A ışığa (UV-A) maruz bırakılmaktadır. Bu sayede saydam tabakada yer alan kollojen adı verilen çatı dokusundaki bağların sayısı artmakta, neticede saydam tabaka kuvvetlenmekte incelmesi ve öne doğru ilerlemekte olan dışbükeyliği azalmaktadır. Tüm bunlar keratokonus hastalığının durdurulması hatta geriletilmesi sonucunu doğurmaktadır.

     


     

    İskemik Optik Nöropati

    İskemik Optik Nöropati görme siniri kan dolaşımındaki bozulma sonucu görmenin çoğunlukla ağrısız olarak kaybolmasıdır. Nedeni tam bilinmese de daha çok hipertansiyon ve Diabet (şeker ) hastalarında görülür, sigara kullanımı görülme sıklığını arttırır. Hastalar, genellikle bir sabah uyandıklarında bir gözlerinini görmediğini fark ederler. Çoğunlukla görme alanının alt tarafı tutulmuştur.

    Belirtiler

    Bir gözde ani ağrısız tam veya kısmi görme kaybı.

    Tedavi

    Etkinliği tam kanıtlanmış bir tedavi olamsa da kortizon tedavisinden fayda gören hastalarımız mevcuttur.

     


     

    Graves Hastalığı (Guatr’a bağlı Göz hastalığı)

    Graves hastalığı (tiroid – guatr göz hastalığı) göz çukuru yani gözü çevreleyen kemik kafes içerisindeki dokuları etkiler. Göz çukurundaki dokulara arasına sıvı ve beyaz hücreler dolar ve dokuların hacmi sünger gibi şişer sonuçta göz öne itilir. Bu şişme gözüde sıkıştıracağından çift görme ve glokom oluşabilir. Gözün öne çok çıkması göz kuruluğuna sebep olur. Nedeni bilinmemektedir.

    Belirtiler
    • Gözde ağrı batma,
    • Çift görme,
    • Gözlerin öne fırlaması
    Tedavi

    Ağızdan ya da damardan kortizon tedavisi, radyoterapi v e cerrahi tedavi seçenekleri uygulanır.

     


     

    Çift Görme (Diplopi)

    Çift görme tek bir adet nesneyi 2 adet görmektir. Görüntüler altta yatan hastalığa göre yan yana, üst üste veya çapraz konumlanabilir.

    Tedavi

    Prizmatik camlarla ve/veya altta yatan hastalığa göre cerrahi müdahale ile tedavi edilir.

     


     

    Bilgisayar Göz Rahatsızlıkları (Computer Vision Syndrome)

    Bilgisayar Göz Rahatsızlıkları bilgisayar kullanımına bağlı ortaya çıkan rahatsızlıkların genel adıdır. Uzun sure bilgisayar kullanmak, sık göz hareketleri ve sürekli odaklanma çabası gerektiren yorucu bir etkinliktir. Yakınmalar, kişinin bilgisayarı görmek için göstermesi gereken çabanın kişinin görsel becerisini aşması sonucu oluşur.

    Belirtiler
    • Göz ağrısı,
    • Baş ağrısı,
    • Bulanık veya çift görme,
    • Kuru ve huzursuz gözler,
    • Boyun ağrıları,
    • Boyun tutulması.
    Tedavi

    Bilgisayar kullanımına yardımcı gözlükler, prizmatik ve/veya filtreli camlar, ergonomiye yönelik değişklikler.

    SORU CEVAP

    Bu bölümde en sık karşılaştığımız soruları sizin için cevaplamaya çalıştık. Burada olmayan sorularınızı lütfen bize sayfanın altındaki formu kullanarak ulaştırınız. Sorunuzun yanıtı için verdiğiniz iletişim bilgilerini kullanarak tarafınıza bilgi ileteceğiz.


    GENEL KONULAR
    Hastanenizden işe giriş raporu alabilir miyim?

    Evet, Atamer Göz Merkezi işe giriş raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.

    Hastanenizden ehliyet raporu alabilir miyim?

    Evet, Atamer Göz Merkezi ehliyet raporu vermektedir. Bilgi ve randevu için çağrı merkezimize danışabilirsiniz.

    Yeni doğan bebeğin göz muayenesi ne zaman yapılır?

    Yeni doğan bir bebek, gözleri sağlam doğdu diye bir kural yoktur. Gözlük ihtiyacı, şaşılık, katarakt, göz tansiyonu, göz kapağı şekil bozuklukları, göz yaşı kanalı tıkanıklığı, göz tümörleri ve benzeri her türlü göz hastalığı yeni doğan bebekte görülebilir. Bu yüzden her yeni doğan bebeğin ilk 6 ay içinde rutin göz muayenesi yapılmalıdır.

    Sürekli bilgisayar ile çalışıyorum. Gözlerim bozulur mu?

    Bilgisayar ekranına bakma gerçekte bir kırma kusuruna neden olmaz yani halk arasındaki ifadeyle gözü bozmaz. Kırma kusuru olan kişilerde uzun süre bilgisayarda çalışmak yorgunluk, göz ve baş ağrısı yapabilir. Uygun gözlük kullanma bu problemleri giderir. Ekrana dikkatli bakış sırasında göz kırpma sayımız azalır buda göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Ortam neminin azaldığı durumlarda, büro gibi klimalı ortamlarda göz yaşı buharlaşma hızı artar göz yüzeyinin kurumasını önlemek için göz kırpma sayımızı arttırmalı ve molalar vererek çalışmalıyız.

    Bilgisayar ekranının üst seviyesi göz seviyenizi aşmamalıdır. Böylelikle gözünüz çalışma sırasında hafifçe aşağı bakar pozisyonda olacak, bu durum kapak aralığınızın bir miktar dar kalması yoluyla göz yaşınızın buharlaşabileceği göz yüzeyini azaltacaktır.

    Şeker hastasıyım, gözümde problem olur mu?

    Diyabet (Şeker Hastalığı) damarları etkileyerek gözün retina (sinir) tabakasında kanamalara yol açabilecektir. Şeker hastaları metabolik kontrollerine ne kadar dikkat ederlerse (AKŞ nin %20 mg ın altında olması, hipertansiyonun kontrolü, total lipid ve kolesterolün normal sınırlarda olması), damarlardaki tahribatı o kadar geciktirmiş olurlar şeker hastalarının yılda 1 defa ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi gerekmektedir. Eğer retina tabakasında kanamalar başlamışsa bu kontroller daha sık yapılmalıdır.

    Oğlumun gözlük numarası sürekli büyüyor. Nasıl bir önlem alabilirim?

    Miyop (uzağı görememe) çoğunlukla ilkokul çağında başlar ve ergenlik boyunca vücudun büyümesine paralellik göstererek büyür. Sınıfta tahtayı görmede sıkıntı çeken, derslerinde başarısız olan çocukları göz kontrolünden geçirmekte fayda vardır.

    Lens kullanmanın gözlük kullanmaya göre üstünlükleri var mı?
    • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
    • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
    • Buğulanma yapmaz.
    • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
    Katarakt nasıl teşhis edilir?

    Görmede bulanıklık, renklerin soluk görülmesi, gözlük numarasının aniden değişmesi kataraktın en belirgin belirtileridir.

    Gözlükten kurtulmak istiyorum ameliyat olabilir miyim?
    • 18 yaşından büyük olan,
    • Son 1 yıldır gözlük derecesi değişmemiş olan,
    • Miyop, Hipermetrop, ve astigmat görme kusuru olan,
    • Gözünde herhangi bir tıbbi sorunu (glokom, katarakt, üveit retinopati vb.) olmayan,

    Gözlük ve kontakt lenslerinden kurtulmak isteyen herkes bu tedavi için adaydır.

    Göz tembelliği nasıl teşhis edilir?

    Gözlerimiz en değerli organlarımızdan biridir. Göz sağlığımıza önem vermeli, kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz. Gözler normal görünümünde olsa bile 1 yaşında ilk muayenesi yapılmalıdır. Daha sonra 5 yaşında ve okula başlarken muayeneler tekrarlanır. Genellikle tek gözde ortaya çıkan göz tembellikleri muayene edilmedikçe bulgu vermezler ve saptanamazlar. Göz tembelliği tedavisinde ilk 5 yaş çok önemlidir.

    Çocuğumun gözünde kayma var ne yapmalıyım?

    Bebeklerde ilk 3 ayda ara sıra olan göz kaymaları normaldir. Daha sonra olan kaymalar mutlaka göz hekimince değerlendirilmelidir. Bebeklerde göz bebeğinde beyazlık kızarıklık, kayma gibi belirtiler göz içi tümör belirtileri olabilir. Erken tanıda tedavisi mümkündür.

    Bir aylık bebeğimin gözü çapaklanıyor neden olabilir?

    Doğuştan itibaren olan çapaklanmalar gözü tehdit edebilen enfeksiyon hastalıklarına bağlı olabileceği için mutlaka göz hekimince görülmelidir. Doğuştan itibaren olan sulanmadan göz yaşı kanalındaki tıkanıklık sorumlu olabilir. Uygun masaj ile %90 düzelir masaja rağmen 1 yaşa kadar düzelmese sonda uygulaması ile çözümlenebilir. Sonda uygulamasına rağmen düzelmeyen hastalarda ameliyat gerekebilir.

    Babamda göz tansiyonu olduğu söylendi, bilgi verebilir misiniz?

    Glokom (Karasu Hastalığı) göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve görme alanı kaybına yol açan, tedavi edilmez ise körlükle sonuçlanan sinsi bir hastalıktır. Erken dönemle hiçbir belirti vermeyen bu hastalık detaylı yapılan göz muayenesi ile tespit edilir. 40 yaşın üzerindeki kişilerin yolda bir defa ayrıntılı göz muayenesinden geçmesi tavsiye edilir.

    15 gündür gözüm seyiriyor, sebebi ne olabilir?

    Yorgunluk, uykusuzluk, stres ve kafein seyirmesine neden olabilir. Bilgisayar kullanımı ve parlak ışıklarda uyarıcı olabilir. Hastalarımızın uyku ve dinlenme saatlerine dikkat etmesi, stresli yaşamdan uzak durması, bilgisayar kullanımını azaltması, evlerinde yumuşak ve parlak olmayan aydınlatmalar kullanması ve kahveyi kesmesi onlara yardımcı olabilir.

    1 haftadır gözümün önünde siyah uçuşmalar var ve şimşek çakıyor. Önemli olabilir mi?

    Ani ortaya çıkan siyah lekeler, sinek uçuşmaları ve ışık çakmaları retina tabakasında yırtıkların habercisi olabilir. Vakit geçirmeden göz doktoruna başvurmak gerekir. Yırtıklar erken dönemde tespit edilirse etrafları laserle çevrelenerek retina dekolmanı (sinir tabakalarından ayrılma) engellenerek ameliyata gerek kalmadan tedavi edilmiş olur.

    Gece Körlüğü (Tavuk Karası) nedir?

    Halk arasında tavuk karası ismi verilen gece körlüğü A vitamini eksikliğinin sebep olduğu bir göz problemidir. Beyne giden sinirlerin işlevlerini tam anlamıyla yapamamasından oluşan bu rahatsızlık genetik olarak da geçebilir ve ilerleyici özelliktedir. Ülkemizde akraba evliliklerinin çok yapılması nedeniyle sık rastlanan bir hastalıktır.

    Kornea Nakli (Keratoplasti) nedir?

    Halk arasında Göz Nakli olarakda bilinir. Kornea, gözün en önünde yer alan ve görme işlevinde büyük rolü olan gözün saydam tabakasıdır. Gözün bozuk olan korneasının ( saydam tabaka ) sağlam bir kornea ile değiştirilmesi işlemine “KORNEA NAKLİ” veya tıp dilinde “KORNEA TRANSPLANTASYONU” ya da “KERATOPLASTİ ” adı verilir.

    Arpacık ( İt Dirseği ) Nedir?

    Halk arasında arpacık ya da it dirseği olarak bilinen hordeolum , göz kapağında yer alan bezlerin stafilokoksik iltihabıdır. İnfeksiyon Meibomius bezlerinde yerleşmiş ise ‘iç arpacık’, Zeiss veya Moll bezlerinde yerleşmiş ise ‘dış arpacık’ ismini alır. İç arpacık kapakta daha derinde , dış arpacık ise daha cilde yakın yerde abse şeklinde kendini gösterir.

    Her iki durumda da şikayetler önce kaşınma, kızarıklık, şişkinlik ile başlar, zaman içinde abseleşmeye kadar gidebilir. Hatta göz kapağı tamamen şişebilir. Hastada kirpik dibi iltihabı varsa genellikle birden fazla şişlik oluşabilir. Seyrek olarak abseler kirpik kenarına yakın bir yerden dışarı boşalarak kendiliğinden iyileşir. Tedavisinde ilk günlerde arpacığın olduğu göze sıcak pansuman uygulamak yeterli olabileceği gibi, lokal antibiyotikli pomadlar ve ileri durumlarda sistemik antibiotik kullanımı gerekebilir. Bazan akut enfeksiyon geçtikten sonra yerinde nodül kalabilmektedir, bu durumda kistik yapının cerrahi olarak boşaltılması gerekir.

    Lazer Operasyonu Güvenli Mi?

    Tüm dünyada 1980’li yıllardan beri bu tip ameliyatlar uygulanmaktadır. Dünyada 35 milyondan fazla kişinin lazer operasyonu geçirdiği tahmin edilmektedir. Özellikle son jenerasyon tetkik ve tedavi cihazları sayesinde güvenlik çok üst seviyelerdedir.

    Lazer Olunca Gözüm Sıfırlanacak Mı? Ameliyattan Sonra Göz Değerlerim Tekrarlar Mı?

    Lazer tedavisinde 0,5 dioptri ve altındaki numaralar gözlüksüzlük olarak değerlendirilir ve başarılı kabul edilir. Gözlük numaralarının ilerlemesi durmadan işlem yapılırsa tekrar gözlük kullanmak gerekebilir. Lazer operasyoundan sonra miyoplar % 95, hipermetroplar %70 oranından gözlüksüz kalırlar.

    Lazer Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

    Gerçek ameliyat süresi 4-5 dakika sürmektedir. Ancak yüksek güvenlik önlemleri nedeniyle ameliyathanede 15-20 dakika gibi bir süre geçirmek gerekmektedir.

    Bana Uygun Olan Yöntem Nasıl Seçiliyor?

    Ameliyat öncesi yapılan detaylı tetkik ve muayeneler sonucu, göz yapınıza en uygun yöntem hekiminiz tarafından önerilip, sizinle birlikte seçiliyor.

    Lazer Ameliyatları Esnasında Ağrı ya da Kanama Olur Mu?

    Lazer ameliyatları damla anestezi altında gerçekleştirilmektedir. İşlem ağrısızdır.Kornea damarsız bir yapıda olduğu için kanamasız bir ameliyat biçimidir.

    Lazer Ameliyatı Sonrası Ağrı – Sızı Olur Mu?

    Femtolasik ve ReLEx Smile yöntemlerinde 3-4 saat süren ağrı, batma, sulanma olabilmektedir. Ancak TransPRK – PRK – LASEK gibi yüzeyin soyulması esasına dayanan yöntemler uygulanmış ise 1 – 2 gün ağrı söz konusu olabilmektedir.

    Lazer Sonrası Göz Kuruluğu Olur Mu?

    Geçici bir süre olabilmektedir. Bu nedenle belirli bir süre (3 aya kadar) suni göz yaşı kullanımı önerilir.

    Astigmat Tedavi Edilemiyormuş Doğru Mu?

    Yeni jenerasyon lazer cihazları ile uygun gözlerde 6 dioptriye kadar astigmatı düzeltmek mümkün olmaktadır.

    Lazer Olanlar Daha Sonra Katarakt Ameliyatı Olabilir Mi?

    Lazer tedavisi ileride olmanız gerekebilecek katarakt vb. herhangi bir tedaviye engel ya da sebep oluşturmamaktadır.

    Düşük Numaralarda Lazer Olmaz Deniyor Doğru Mu?

    Gözlük ihtiyacı hissedip, gözlüğü kendinize engel teşkil ediyor olarak görüyor, ameliyat olmak istiyorsanız, gözünüzün de uygun olması durumunda ameliyat olabilirsiniz.

    İkinci Kez Lazer Ameliyatı Yapılabilir Mi?

    Ameliyattan sonra + – 0,50 dioptri başarı ve gözlüksüzlük olarak kabul edilir. İlk ameliyattan 6 ay kadar sonra yapılan kontrolde numara kaldığı tespit edilirse ve gözün kornea tabakasının kalınlığı uygun ise tekrar lazer ameliyatı yapılabilir.

    Lazer Ameliyatı Sonrası Duş Almak ya da Deniz vb. Girmek Ne Zaman Mümkün Olur?

    Enfeksiyondan korunmak için 1 hafta duşu dikkatli almak ve 15 – 20 gün deniz vb. uzak durmak gerekmektedir.

    SGK’lı (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı) Hastalar Hastanemizde Nasıl Muayene Olur?

    Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamında (SSK/Bağkur/Emekli Sandığı );

    Hastanemiz Kalite Standartları kapsamında randevu sistemi ile hizmet vermektedir.

    Bu nedenle telefon yoluyla ya da hastanemize gelerek randevu almanız gerekmektedir.

    (Randevu alırken ad-soyad, telefon ve sosyal güvence bilgilerinizi vermeniz yeterlidir. Doktorunuzu randevu alırken seçebilirsiniz.)

    Muayeneye gelirken getireceğiniz evraklar, randevu alırken hasta danışmanları tarafından size bildirilecektir. ( Lütfen almış olduğunuz randevuya gelirken evraklarınızı eksiksiz olarak getiriniz.)

    Doktorunuza muayene olabilmek için giriş katında bulunan Hasta Kayıt bölümüne evraklarınızı bırakınız. Giriş işlemlerinin yapılması için hasta danışmanları tarafından çağrılmayı bekleyiniz. Girişler sistemimizde kayıtlı bulunan randevu sırasına göre yapılmaktadır.

    Giriş işlemleriniz tamamlandıktan sonra, beklemeden, hasta danışmanları tarafından ön muayene bölümüne yönlendirileceksiniz.

    Ön muayeneniz tamamlandıktan sonra, hemşireler tarafından poliklinik tarafındaki bekleme yerlerine yönlendirileceksiniz.

    Hasta kartlarınız poliklinik sekreterlerimiz tarafından ön muayene kısmından alınıp, doktorunuza verilir.

    Poliklinik sekreterlerimiz tarafından randevu sırasına göre muayene odasına alınırsınız. Uzman hekim muayenesi tamamlandıktan sonra doktor tarafından reçeteniz hazırlanır.

    Muayeneniz tamamlandıktan sonra reçetelerinizi giriş yaptırdığınız hasta kayıt bölümüne giderek,“Randevu-Onay” kısmından onaylatmanız gerekmektedir. Böylece tüm muayene işlemleriniz tamamlanmış olur. Onaylanan reçetelerinizi istediğiniz SGK anlaşmalı eczane ya da gözlükçülerden alabilirsiniz.

    Her giriş işlemi sırasında “TC Kimlik Numarası” üzerinden bir protokol numarası alınmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından muayene olduğunuz tarihten itibaren 10 gün içindeki tüm işlemler kontrol olarak belirlenmektedir. Dolayısıyla muayeneden sonraki 10 gün içinde doktor değiştirme hakkınız bulunmamaktadır.

    Hastanemizde muayene olacak tüm hastalarımızın T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

    Özel Hastalar Hastanemizde Nasıl Muayene Olur?

    Özel olarak muayene olmak isteyen hastalarımız (hiçbir sosyal güvencesi olmayan veya isteğe bağlı olarak) randevu alması gerekmemektedir. Hasta kayıt bölümüne özel muayene olmak istediklerini belirterek, giriş işlemlerini yaptırabilirler.Muayene yoğunluğundan dolayı 08:00 ile 18:00 saatleri arası www.atamergozmerkezi.com.tr internet adresinden yada 444 6 469 telefondan da istenilen tarih ve saate randevu alıp hastanemize başvuru yapabilir.

    Hastanemizde muayene olacak tüm hastaların T.C. kimlik numarası Nüfus Müdürlüğü’nce yazılmış Nüfus Cüzdanı ile başvurmaları zorunludur.

    Bildiğim kadarıyla glokom 40 yaşın üzerinde görülen bir hastalıkmış, doğru mudur?

    Hayır, glokom yeni doğan bebek dahil her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Fakat glokomlu hastaların %90’ı, 40 yaşın üzerindedir. Kalan %10’u ise bebekler, çocuklar ve gençlerde görülür.

    Erken dönemdeki glokomun teşhisi kolay değil midir ?

    Bazen, göz tansiyonu sınır düzeyi civarında ise, görme siniri sağlam görünüyorsa, teşhiste güçlükler olabilir. Bu hastalar, izlemeye alınmalı ve ileri teşhis yöntemlerine ve bazı testlere başvurulmalıdır. Özellikle ailesinde glokomlu olanlar daha dikkatli olunmalıdır.

    Glokom krizi nedir, belirtileri nelerdir ?

    Glokom krizi, göz tansiyonun birdenbire çok yüksek seviyelere yükselmesidir. Bu durumda hastada, dayanılmayacak derecede şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, gözde kanlanma, bulanık görme, görmenin azalması, ışığın hassasiyeti, bulantı-kusma gibi belirgin belirtiler görülür

    Glokomun beslenme ile ilgisi var mıdır ?
    Hayır, glokomun beslenme ile yeme-içmeyle doğrudan bir ilgisi bilinmemektedir.
    Göz tansiyonu 20 mm civa basıncının altında ise o kişi, kesinlikle glokomlu olamaz mı ?

    Hayır, olabilir. Düşük tansiyonlu glokomlu adı verilen bir tür glokom vardır ki bu hastalık da göz tansiyonu 20’nin altında olduğu halde glokomun tüm belirtileri mevcuttur ve tedaviye ihtiyaçları vardır.

    Göz tansiyonu nedir, normal düzeyi ne kadardır?

    Gözküresinin, göziçi sıvısı tarafından oluşturulan belirli bir basıncı mevcuttur. Buna göziçi basıncı adı verilir. Normal düzeyi 10-20 mm civa basıncı arasındadır. Glokomlu gözlerde bu değer 20 mm civa basıncı üzerine çıkmaktadır.

    Göz tansiyonunun teşhisi kolay mıdır ?

    Eğer hasta, hastalığın ileri dönemlerinde doktora başvurursa teşhis çok kolaydır. Böyle bir hastada göz tansiyonu 25-30 dolaylarında bulunacak, gözdibi muayenesinde, görme sinirinin tahrip olduğu görülecek ve görme alanında önemli kayıpların oluştuğu görülecektir. Bunlar glokomun çok tipik belirtileridir.

    Göz tansiyonunun yükselmemesi için nelere dikkat etmeliyim ?

    Eğer gözünüz göz tansiyonunun yükselmesine uygun yapıda ise siz birtakım şeylere dikkat ederek bu yükselmeyi engelleyemezsiniz. Örneğin sizde göz tansiyonu yüksek ise, gözlerinizi hiç yormasanız da, hiç kitap-gazete okumasanız, televizyon izlemeseniz, çok havuç yeseniz(!) de tansiyon düşmeyecektir.

    Katarakt ameliyatı olduktan sonra eski görmeme kavuşur muyum ?

    Eğer gözde katarakt dışında görmeyi azaltan bir neden yoksa, yani saydam tabaka (Kornea) normal yapıda ise (herhangi bir leke, şekil bozukluğu yoksa) ve sinir tabaka (retina) sağlıklı ise (diabet, hipertansiyon ve göz tansiyonuna veya yaşlılığa bağlı bir zayıflama yoksa) Katarakt ameliyatı yapılan bir göz, eski görmesine kavuşur.

    Son zamanlarda gözlerimde bir takım uçuşmalar, kaşıntı ve sulanma hissediyorum; bunlar göz tansiyonu belirtisi olabilir mi ?

    Kronik açık açılı glokom adı verilen en sık görülen glokom çeşidinde genellikle belirgin bir belirti yoktur. Yakınlarında glokomlu bir hasta olan kişiler, gözlerinde yorgunluğa bağlı hafif bir ağrı, kanlanma gibi şikayetleri olduğunda hemen bunun glokom (=göz tansiyonu) belirtisi olabileceğini düşünürler. Bu kişilerin şüpheden kurtulmaları için göz muayenesi olup göz tansiyonlarının ölçülmesi doğru olacaktır. Glokomda, bazen gözde hafif ağrılar, günün bazı saatlerinde bulanık görmeler gibi belirtiler görülebilir. Fakat çoğunlukla hiçbir belirti vermez.


    GÖZ TANSİYONU (GLOKOM)
    Göz tansiyonu nedir?

    Glokom, gözün iç basıncının görme sinirine zarar verecek kadar yükseldiği bir göz hastalığıdır. Bu basınç, göz içi sıvısının dolaşımındaki bozukluk sebebiyle ortaya çıkar. Glokom, körlük sebeplerinin başında gelir.

    Glokom kimlerde görülür?

    Glokom sıklıkla 40 yaş üzerinde görülsede nadiren bebeklerde göz tansiyonu görmekde mümkündür. Ailevi geçişi vardır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte glokom riski artmaktadır. En önemli risk faktörleri aşağıdaki gibidir.

    • Yaş
    • Miyopi
    • Ailede glokom hikayesi
    • Geçirilmiş göz yaralanmaları
    Göz tansiyonu nedenleri nelerdir?

    Göz sıvısı (hümör aköz) göz içinde üretilir ve gözün akı ile saydam korneanın birleştiği yerin hemen arkasındaki ön kamara açısından drene olur. Bu açı daralır yada tıkanır ise, akım bozulur. Göz sıvısı üretilmeye devam ettikçe basınç artar.

    Glokom görmeyi neden tehdit eder?

    Görme siniri görme bilgilerini beyne nakleder. Glokom görme sinir liflerini tahrib ederek kör noktalar meydana gelmesine sebep olur. Görme siniri ancak ileri derecede tahrib olduğunda bu kör noktaların farkına varılır. Bu sebeple erken teşhis ve tedavi önemlidir. Tedavi edilmediğinde, glokom görmeye zarar verir. Göz içi basıncının artması gözün gören tabakasını besleyen kan damarlarında daralmaya sebep olabilir. Kanla beslenmenin azalmasıyla görme sinir hücreleri ölür ve görme kaybıyla sonuçlanır. Hastalık ilerledikçe daha fazla sinir hücreleri ölür ve görüş alanı daralır. Kontrol altına alınmazsa bu durum tam körlüğe sebep olabilir.

    Göz tansiyonu hastası olduğumu nasıl anlayabilirim?

    Genellikle anlayamazsınız. Vakaların çoğunda ilerleme aylar hatta yıllar içinde olur. Bir çok vaka belirti vermez. Siz farkına varmadan yavaş yavaş görmeniz kaybolur. Bazı kişilerde zayıf belirtiler vardır. İlerlemiş göz tansiyonu belirtileri arasında karanlık mekanlarda görme zorluğu, kenarları görememe ve bulanık görme sayılabilir. Işık etrafında hareler, baş ağrısı ve göz ağrısı da olabilir.

    Göz tansiyonu nasıl teşhis edilir?

    Tonometre denilen cihaz ile göz tansiyonunuz kolay ve ağrısız olarak ölçülür. Doktorunuz ayrıca gözün arkasını muayene ederek görme sinirini inceler. Görme sinirinin fonksiyonunu değerlendirmek için görme alanı tetkiki de gereklidir. Bunun dışında görme sinir tabakasının kalınlığını inceleyen tetkikler de vardır.

    Göz tansiyonu tedavisi nasıl yapılır?

    Glokom genellikle göz damlaları ile tedavi edilir. İlaç tedavisinin görme sinirini korumadığına karar verilirse Göz Tansiyonu Ameliyatı (glokom ameliyatı) zaman geçirmeden yapılmalıdır.

    Glokom tedavisinden sonra görüşümü tekrar kazanır mıyım?

    Maalesef glokoma bağlı görme kaybı kalıcıdır ve geri dönmez. Bu sebeple düzenli göz muayenesi çok önem taşır.

    Glokom önlenebilir mi?

    Hayır, fakat erken teşhis ve tedavi oluşacak görme siniri hasarı ve görme kaybını azaltmanın en iyi yoludur. Eğer ailenizde glokom hikayesi mevcutsa, her yıl mutlaka muayene olmanız yeterlidir.


    KATARAKT (FAKO)
    Katarakt nedir ve semptomları nelerdir ?

    Gözün renkli kısmı irisin arkasındaki bir oluşum olan lensin şeffaflığını kaybetmesidir. Bir fotoğraf makinesindeki mercek gibi, gözün merceği de ışık ışınlarını kırarak görüntünün retinada odaklaşmasını sağlar. Göz merceğinde kesifleşme başlarsa görme azalır. Bulanık görmeye ek olarak kataraktın diğer semptomları parlama, hayalet görüntüler ile çok aydınlık veya çok karanlıkta görmenin azalmasıdır.

    Kataraktın nedeni nedir ve nasıl önlenebilir?

    ABD gibi gelişmiş ülkelerde katarakt genellikle yaşa bağlı olarak oluşur. Katarakt oluşumuna etki eden diğer faktörler genetik, uzun süreli steroid damla kullanımı veya daha önceden geçirilmiş göz ameliyatı, yaralanması ya da iltihabını içerir. kataraktların ikincil olarak oluşması, bazen kümülatif hayat boyu ultraviole (UV) ışığına maruz kalmaya bağlı olabilir. Buna karşılık ultravioleyi bloke eden gözlük camları kullanımının, katarakt oluşumunu engellediği ya da yavaşlattığı gösterilememiştir. (Diğer yandan ultravioleyi bloke eden gözlük camları kullanımının zararlı olduğunu gösteren bir ispat da yoktur).

    Katarakt oluşumunu engelleyen ya da yavaşlatan bir cam kullanımı, ilaç tedavisi, egzersiz ya da perhiz yoktur.

    Katarakt ameliyatının ne zaman yapılması önerilir ?

    Katarakt cerrahisinin zamanlaması kişinin görme ihtiyaçlarına göre geniş bir dağılım gösterir. Mesleki açıdan çok iyi görme ihtiyacı olan bir kişinin (ör. pilot) katarakt ameliyatı, çok fazla araba kullanmayan veya çok okumayan bir daha yaşlı kişiye göre daha erken bir safhada yapılır. Katarakt cerrahisi, görme günlük ya da mesleki gereksinimleri engelleyecek seviyede azaldığı ve göz doktoru katarakt cerrahisinin görmeyi yeterince artıracağına karar verdiği zaman yapılabilir. Çok erken safhada ameliyat etmek önerilmediği gibi, kataraktın ileri derecelere kadar “olgunlaşmasını” beklemek de doğru değildir. Diğer taraftan kişi ameliyat olmayı istemez ise, cerrahiyi ileriye atmak da göze çoğunlukla zarar vermez.

    Katarakt cerrahisi geciktirildiği için kişi kör olabilir mi?

    İlerlemiş kataraktlarda görme çok azalmış olmasına rağmen, katarakt cerrahisi uygulandıktan sonra görme geri gelir.

    Suni mercek nedir ve neden çoğunlukla önerilir?

    Katarakt cerrahi olarak alındıktan sonra, gözde odaklamayı sağlayan doğal mercek kalmamış olur. Bu odaklama göz içi lensi olarak bilinen plastik bir implant konularak sağlanır. Bazen böyle bir implant konulmaz. Bu durumda görme kontakt lensler ya da kalın camlı gözlükler ile düzeltilir. Nadiren katarakt cerrahisi sırasında göz içi lensi yerleştirilemez ise, daha sonraki bir tarihte ikinci bir cerrahi işlem ile yerleştirilebilir.

    İmplant nasıl seçilir?

    Cerrahınız gözün büyüklüğünü ölçen ve implantın kırıcı gücünü belirleyen Ultrason veya A-scan adı verilen basit ve ağrısız bir test uygular.

    Lens implantasyonu sonrası neden gözlük gereklidir?

    Katarakt cerrahisi sonrasında, göz tümüyle iyileşene kadar gözün tam ve sonuç gözlük reçetesini belirlemek mümkün değildir. Lens implantasyonu gözün kırıcılığının % 80 ile 90’ını sağlar, bu nedenle ameliyat sonrasında gözlüksüz görme de sıklıkla oldukça iyidir. Ulaşılabilir en iyi görme için ise sıklıkla, optik düzeltmenin ortalama kalınlıklardaki camlar ile yapılması gerekir. Uzak görme ve okuma için en net görmeyi sağlamak için genellikle bifokal gözlükler gerekir. Gözlük reçetesi ameliyattan altı ile sekiz hafta sonra yazılır.

    Katarakt cerrahisi hazırlığı olarak neler yapmak gerekmektedir?

    Tam bir göz muayenesi yapılır. Göz doktorunuz ameliyat hakkında bilgi verir ve varsa sorularınızı cevaplandırır. Ameliyat olmak istiyorsanız, bir ameliyat tarihi belirlenir ve ultrason testi için gün verilir. Dahiliye doktorunuz ya da aile doktorunuza bir check up için muayene olmanız istenir, ya da yakında yapılmış bir muayenenin sonuçları istenir. Yaşlı hastalarımızdan ayrıca bir EKG ve basit laboratuar tetkikleri isteyebiliriz. Ameliyattan önceki gece, gece yarısından itibaren bir şey yiyip içmemeniz istenecektir. Cerrahi öncesi gece dinlenmek ve iyi uyumakta yarar vardır.

    Hangi tip anestezi kullanılır?

    Cerrahi normal şartlarda damla anestezisi ile yapılır. Kendinizi daha gevşemiş ve rahat hissedebilmeniz için bir anestezi uzmanı intravenöz olarak (damardan) hafif sedasyon verecektir.

    Hastanede kalacak mıyım?

    Katarakt cerrahisinin % 98’i ayakta yapılır. Girişten hastaneden ayrılışa kadar tüm işlemler yaklaşık iki saatte tamamlanır.

    Ameliyattan hemen sonra neler yaşayacağım?

    Sedasyonun etkisi geçtikten sonraki 24 saat boyunca biraz sersemlemiş olacaksınız. Bu nedenle ameliyat günü size eve kadar ve evde eşlik etmek üzere bir akraba ya da arkadaşınıza rica etmeniz uygun olur. Çoğu hasta hiçbir ağrı hissetmez. Eğer rahatsızlık olursa, genellikle hafiftir ve ağrıkesiciler ile kontrol altına alınabilir. Ameliyat sonrası ilk günlerde sıklıkla batma ve hassasiyet olacaktır. Görmeniz ameliyattan sonraki birkaç hafta boyunca bulanık olabilir, arkasından devamlı artacaktır.

    Katarakt cerrahisinin başarı oranı nedir?

    Görmeyi azaltacak başka bir faktör yok ise, katarakt cerrahisi sonrası görmenin artma olasılığı % 90 ile 99 arasındadır.

    Günlük yaşamımda kısıtlamalar olacak mı?

    Hafif aktiviteleri hemen yapabilirsiniz. Okuma, televizyon seyretme, uyuma, yürüme ve yemek yemede kısıtlama yoktur. Birinci günden sonra, vücudu zorlamayan orta derecede aktiviteleri yapabilirsiniz. Altıncı haftadan sonra aktif yaşamınıza geri dönebilirsiniz.

    Ne zaman çalışmaya başlayabilirim?

    İşin tipine göre değişir. Öncelikli olarak bir masa başı işi ise, cerrahiden 3-5 gün sonra işe başlayabilirsiniz. Daha ağır işler için birkaç hafta beklenmelidir.

    Katarakt ameliyatından sonra: Ne zaman banyo yapabilirim?

    Bir hafta sonra yapabilirsiniz.

    Katarakt ameliyatından sonra: Hareketlerime dikkat etmeli miyim?

    Gözünüzü ovalamayınız, ani hareket etmeyiniz, darbe almamaya dikkat ediniz.

    Katarakt ameliyatından sonra: Kontrole ne zaman gelmem gerekiyor?

    Birinci ve üçüncü günlerde kontrole gelmeniz gerekmektedir.

    Katarakt ameliyatından sonra: Gözlüklerimi ne zaman alabilirim?

    Bir ay sonra ücretli gözlük muayenesine gelmeniz gerekmektedir.

    Katarakt ameliyatından sonra: İlaçlarımı ne kadar kullanacağım?

    Yaklaşık üç hafta boyunca kullanacağınız ilaçlar sizlere doktorunuz tarafından reçete edilerek anlatılacaktır.

    Katarakt ameliyatından sonra: Gözüm ne kadar kapalı kalacak?

    Ameliyat olduktan bir gün sonra gözlerinizi açabilirsiniz.

    Katarakt ameliyatından sonra: Denize girebilir miyim?

    Ameliyattan on beş gün sonra denize girebilirsiniz.

    Katarakt ameliyatından sonra: Kaplıcalara gidebilir miyim?

    Ameliyattan on beş gün sonra kaplıcalara gidebilirsiniz.

    Katarakt hastalığı nasıl teşhis edilir ?

    Katarakt genellikle çıplak göz ile görülemez. Bir göz doktoru ilaçla göz bebeğini genişletip özel bir mikroskop ile muayene ederek kataraktın olup olmadığına karar verir.


    KONTAKT LENS
    Lens kullanmanın gözlük kullanmaya göre üstünlükleri var mı?
    • Nesneleri gerçek boyutlarında gösterir.
    • Daha iyi ve geniş görüş alanı sağlar.
    • Buğulanma yapmaz.
    • Spor ve aktivitelerin rahat, kısıtlanmadan yapılmasını sağlar.
    Neden lensler ile görüşüm ilk günlerdeki gibi değil?

    Lenslerinizin (aylık yada yıllık) kullanım süresini geçirdiyseniz, lenslerin optik düzenlemelerinde bozulma oluştuğundan lens ile görüş iyi olmayacaktır. Gelişim çağında iseniz gözlerinizin numarasında artış olabilir. Lensin kendisinde; madde, protein birikimi gibi lensin yapısını bozan bir durum oluşmuş olabilir.

    Lenslerimi gece çıkarmadan kullanmamın sakıncası var mı?

    Lensin göz üzerinde oturduğu tabaka, beslenmesini havadaki oksijenden sağlamaktadır. Lens kullanımı oksijenin bir kısmının göze geçişimini engellemektedir. Gündüz saatlerinde bundan rahatsız olmayan göz uyuma sırasında,kapakların kapalı olması nedeniyle daha az oksijen alacağı için, lensin gece de gözde kalması, kısa bir süre sonra gözlerde lense karşı tahammülsüzlük ve kızarıklıklar oluşturacaktır.

    Lensimi çıkartırken gözüme yapışması ve hareket etmemesi durumunda ne yapmalıyım?

    Doktorunuzun önerdiği kaydırıcı ve nemlendirici bir solüsyon damlatarak lensin hareketliliğini sağlayıp sonra çıkartmalısınız.

    Lensimi taktıktan sonra gözlerimde kızarıklık ve sulanma oluyor. Ne yapmalıyım?

    Lenslerinizi çıkartın. Şikayetleriniz geçiyorsa lenslerinizde hasarlanma kir ve yabancı cisim olup olmadığını kontrol edin. Böyle bir durumda bu lensi atıp yeni bir lens takınız. Yeni lens ile de sorunlarınız devam ediyorsa lensi çıkarıp doktorunuza müracaat ediniz.

    Lenslerim gözümde çok hareket ediyorlar. Bu normal midir?

    Göze iyi uygulanmış bir lens gözde ne çok hareket etmelidir ne de tamamen hareketsiz olmalıdır. Uygulama hatası olabilir. Doktorunuza müracaat ediniz.

    Kontakt lensler rahat değil midir?

    Günümüzde kontakt lensler son derece yumuşak, ince ve esnektir – bundan daha da önemlisi nemliliklerini koruyabilmektedirler. Kontakt lensin yapıldığı materyal ve tasarımı lensin gözünüze mükemmel uyum sağlamasına olanak tanır. Aslında kontakt lenslerinizin sağlayacağı rahatlık sayesinde, gözünüzde hiç kontakt lens yokmuş gibi hissedersiniz.

    Kontakt lensler zaman zaman enfeksiyonlara yol açar mı?

    Kontakt lenslerin kendileri enfeksiyon oluşturmaz. Enfeksiyonları başlatan, kirli bir kontakt lensin yüzeyindeki mikroplardır. Gerekli hijyen kurallarına uyulmaması yada lensin uygun koşullarda kullanılmaması bu tür sorunlara yol açabilmektedir. Göz doktorunuzun talimatlarına uyar ve lenslerinizin bakımını düzenli olarak yaparsanız lens kullanmanın rahatlığına herhangi aksaklıkla karşılaşmadan devam edebilirsiniz.

    Kontakt lensler sağlıksız mıdır?

    Kontakt lenslerin yapıldığı materyaller biyolojik olarak uyumludur, en üst düzey rahatlık için gözünüzün şekline uyacak bir tasarım ile üretilirler.

    Kontakt lensler gözlerimin nefes almasını engellerler mi?

    Sağlıklı gözler için belli miktarda oksijenin gözün ön penceresi durumundaki korneaya ulaşması gerekir. Dolayısıyla havadaki oksijenin kontakt lenslerinizden geçmesi gerekir, kontakt lenslerinizde yapıldığı materyaller sayesinde bunu en sağlıklı şekilde karşılayabilmektedir.

    Kontakt lensim gözümün arkasına sıkışabilir mi?

    Hayır, bir kontakt lensin gözün arkasına sıkışması mümkün değildir. Kontakt lens, sadece gözün ön bölümünde ya da yerinden oynaması durumunda göz kapağının altında durabilir.

    Eğer çok hızlı hareket edersem lensler gözlerimden düşebilir mi?

    Modern dizaynları sayesinde, doğru takıldığı takdirde, yumuşak kontakt lenslerin gözden düşmesi neredeyse imkansızdır. Bu nedenle kontakt lens kullanırken her tür sporu yapabilirsiniz. Kontakt lensin gözün üzerinde durması, lensin çapına bağlıdır. “Sert” kontakt lensler, çapları daha küçük olduğu için yerinden oynamaya daha yatkın olsalar da, yumuşak kontakt lenslerin gözden düşmesi mümkün değildir. Bu durum nadiren gözün aşırı ovalanması sonucu ortaya çıkabilir.

    Kontakt lenslerin temizlenmesi çok uzun zaman alır mı?

    Lenslerinizi mikroplardan arındırmanın ve temizlemenin en iyi yolu lensleri ovalayarak temizledikten sonra gece boyunca solüsyonun içinde bekletmektir. Ayrıca, her zaman kontakt lens bakım solüsyonunun üzerinde yazan talimatlara uyun.

    Lens kullanırken makyaj yapabilir miyim?

    Yapabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey işlemleri uygun sırayla gerçekleştirmeniz: Konktakt lensleri makyaj yapmadan önce takın ve makyajınızı silmeden önce çıkarın. Ayrıca saç spreyi gibi püskürtmeli maddeler kullanacağınız zaman, spreyin lenslerinizin üzerine yapışmasını önlemek için gözlerinizi her zaman kapalı tutmayı unutmayın.

    Kozmetik kontakt lenslerin göz doktoru tarafından uygulanmasına gerek var mıdır?

    Renkli kontakt lenslerin numaralı ve numarasız olanları mevcuttur. Numarasız da olsalar renkli kontakt lensler de medikal cihazlar kategorisine girdiğinden bir göz doktoru tarafında uygulanmalı ve reçete edilmelidir.

    Tüm kontakt lensler aşağı yukarı birbirinin aynısı mıdır?

    Bu doğru değildir. Aslında kontakt lensler arasında pek çok farklılık vardır – farklı tasarımlar, farklı materyaller. Bunu yanı sıra, kontakt lensler kullanım sürelerine de sahiptirler. Gün boyunca kullanılan kontakt lensler, gece boyunca uyurken de takılabilen kontakt lensler ve her gün değiştirilen günlük kullan-at kontakt lensler diye farklılık gösterirler.

    Kontakt lenslerin sağlayacağı görme, gözlüğe göre daha net olur mu?

    Kontakt lensler doğrudan kornea üzerine yerleşir ve bu nedenle görmeyi, gözlükteki gibi gözden 1-2 cm uzakta değil, doğrudan gözün üzerinde düzeltirler. Bu nedenle, kontakt lensler gözlüklere göre daha iyi görme sağlarlar.

    Astigmatım varsa kontakt lens kullanabilir miyim?

    Astigmatizm artık kontakt lens kullanımı için engel değildir ve siz de kontakt lenslerin sağladığı tüm özgürlüğün keyfini çıkarabilirsiniz.

    Kontakt Lens kullanıcısıyım, yakını okumak için gözlüğe ihtiyaç duyar mıyım?

    Okurken fazladan yardım için okuma gözlüğüne ihtiyaç duymaya presbiyopi adı verilir. Presbiyopiyi kontakt lenslerle düzeltmenin çeşitli yoları vardır. Bunlardan biri “monovizyon” olarak adlandırılan tekniktir. Bu teknikte, göz doktorunuz görmenizi düzeltmek için her iki gözde farklı lensler kullanacaktır. Bunu yanı sıra, presbiyopik hastalar için “bifocal” ya da “multifocal” olarak adlandırılan özel kontakt lensler bulunmaktadır.

    Kontakt Lens kullanmak için yaş sınırı var mıdır?

    Kontakt lens kullanımı için yaş sınırı yoktur, çocuklar da yetişkinler gibi lens kullanabilirler. Araştırmalar, göz kusuru bulunan çocukların 8 yaşından itibaren kontakt lens kullanımı ve bakımı için gerekli beceri ve duyarlılığa sahip olduklaırnı göstermektedir. Her yaştaki insan kontakt lensin sağladığı faydalardan yararlanabilir. Yaşı ilerleyen çok sayıda kişi uzak ve yakın görmeyi aynı anda düzelten kontakt lensleri kullanmaktadırlar.


    DOKTORUNUZA SORUN

    Aşağıdaki formu doldurarak doktorunuza istediğiniz soruyu sorabilirsiniz. İletişim bilgilerinizden cevabınızı size en kısa sürede ulaştıracağız.

      * işaretli alanların doldurulması zorunludur.
      Gizlilik Politikası ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Aydınlatma Metni'ni okuduğumu ve bu kapsamda Atamer Göz Merkezi'nin kişisel verilerimi işlemesini kabul ediyorum.
      444 6 469